11. Hukuk Dairesi 2022/7044 E. , 2024/3224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1314 Esas, 2022/1511 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/688 Esas, 2019/468 Karar
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait ...markasının benzerinin aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından ... ibaresi ile tescil ettirilmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 2012 yılından itibaren kullanmaya başladığı markanın ilk tescilinin 2013 yılında ABD’de olduğunu, ardından Çin vb. ülkelerde nice 9 ve 28 sınıflarda tesciller gerçekleştirdiğini müvekkilinin markasının Türk ve Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil edilen ... markasından çok daha önce kullanılmaya başlandığını ve uluslar arası boyutta tescil edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesinde yer alan madde 6 atfı ile kötü niyetli tescil bir hükümsüzlük nedeni olduğunu bu nedenle fantezi bir ibareden oluşan ...markasının haklı bir neden olmaksızın aynı sektörde faaliyet gösteren başvuru sahibi tarafından ... ibaresi ile tescil edilmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, davalıya ait www.....com.tr web sitesinde müvekkiline ait ...markası ile iltibas yaratmak suretiyle bazı ürünler ve projelerde ... ibaresinin sıkça kullanıldığını, ... motor eklentisi ... Platform adaptörü ... tekerlek gibi ibarelerin kullanıldığını, davalının bu tescilinin tesadüf olarak açıklanamayacağını hükümsüz kılınması ve sicilden terkini gerektiğini, müvekkilinin .... markasını yaratıp tescil edip kullanmaya başlayan ilk firma olduğunu, nice 9 ve 28 sınıflar için ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin markasının Paris Sözleşmesi 1 inci Mükerrer 6 ncı maddesi ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası maddesi kapsamında tanınmış marka olduğunu, ayırt edici ve çekici gücünün başka markalarda kullanılmasının markanın itibarının azalmasına neden olduğunu, davalı yana ait www.....com.tr alan adının müvekkili şirketin markalan ile iltibas yarattığını belirtmiş TÜRKPATENT nezdinde 15.02.2015 koruma ve 09.05.2017 tescil tarihli ...... ibareli 2015/12581 numarası ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini ile davalının www.....com.tr sitesine erişimin engellenmesine ve alan adının iptaline karar verilerek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka olan .... ibaresinin “Moleküler Ardışıl Küçük Elektronik Yapboz” şeklindeki açılımın kısaltması olduğunu, müvekkilinin marka adının isimle bağlantılı olarak manyetik enerji kullanılarak elektronik yapbozlar yapmaya başladığını, söz konusu ürünlerin davacı ürünleri benzerliği bulunmadığını tamamen farklı şekilde enerji ve iletkenler kullanılarak üretildiğini, mıknatıs yapbozlar kullanılarak oluşturulan ürünlerin davacının ürünleri ile benzerliği bulunmadığını, birbirinden farklı ürünler olup karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, kötü niyetli tescilin bulunmadığını, davacının tanınmışlığından faydalanılmadığını, başvuruya yapılan itirazın red gerekçesinde de kötü niyeti ve tanınmışlıktan faydalanma faaliyetleri bulunmadığının tespit olunduğunu, müvekkilinin davacıya ait yurt dışındaki ... tescillerinden haberi olmadığını, davalının Türkiye’deki satış rakamları ve ilk tescilinin 2013 yılında Amerika’da olması nedeniyle bu tescilin müvekkili tarafından bilinmiyor olmasının kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini, davacı ile müvekkilinin tescili arasında 15 ay olduğunu, bu sürenin tanınmışlık iddiası için kısa bir süre olduğunu, TÜRKPATENT'in itirazın reddine dair verdiği kararın kötü niyetin bulunmadığının açık ispatı olduğunu, ayrıca davacının Türkiye’de tescilinin bulunmamasının kötü niyet iddialarının reddini gerektirdiğini, Türkiye’deki satış rakamlarının azlığının ve Türkiye’de tescilinin bulunmamasının kötü niyet iddialarının reddini gerektirdiğini, müvekkiline ait ürünlerin davacı ürünlerinden farklı bulunduğunu, ürünler ve kullanım alanlarının birbirinden bağımsız olup iltibasa yer vermediğini, müvekkilinin kendi dalında ödüller aldığını Türkiye’de geniş çaplı tanınmışlık elde ettiğini belirtmiş davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, davacının yurt dışında mukim, elektronik oyunlar, programlama ve buluş seti sektöründe dünyanın değişik ülkelerinde faaliyet gösteren bir firma olduğu, davacının ürettiği elektronik oyun araçlarını 2012 yılından bu yana internet üzerinde Türkiye ve tüm dünyada "... ..." ve "....." markaları ile piyasaya sunduğu, her ne kadar davacının ülkemizde marka tescili mevcut değil ise de "....." ibareli marka ve logosunun dünya çapında birçok ülkede tescilinin bulunduğu, davacıya ait markaların dosyaya sunulan delillerden ve fikri mülkiyet kriterleri kapsamında tanınmış marka olarak kabulü mümkün değil ise de davalının davacının hak sahibi olduğunu bildiği markayı, birebir içerir şekilde aynı faaliyet alanında tescil ettirmesinin, deliller arasında yer alan röportaj ve davalının tacir sıfatı gözetildiğinde kötü niyetli olduğunun kabulünün gerektiği, davacının kötü niyetli tescile dayalı hükümsüzlük talebinin mevzuat kapsamında sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, yine meşru bir bağlantısı ve hak sahipliği olmaksızın, kötü niyetli marka tesciline dayalı oluşturulan davalıya ait "https://....com.tr" adlı siteye erişimin engellenmesine, alan adının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı markası ile müvekkilinin markası arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasının yazılışı ile aynı şekilde ... olarak okunduğunu, açılımının "moleküler ardışık küçük elektronik yapboz" şeklinde olduğunu, yazılımı aynı ise de sessel ve işitsel anlamda davacı markası ile alakasının bulunmadığını, taraf markalarına ait ürünlerin aynı marka sınıfını temsil ediyorsa da birbiriyle alakasız şekilde çalıştıklarını, davacı ürünlerinin Türkiye'deki satış rakamlarının düşük olması nedeniyle karıştırma ihtimali bulunmadığını, mahkeme kararında röportajdan bahsedilerek dayanak yapılmışsa da, beyanların ikrar olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin mühendis olması nedeniyle bu alanda donanıma sahip olduğunu, röportajın çarpıtıldığını, Mahkemenin kötü niyet değerlendirmesinin de yanlış olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde davacının adını zikretmediğini, videonun davanın kabulü için yeterli olmadığını, TÜRKPATENT tarafından da kötü niyet iddiasının reddedildiğini, karara dayalı olarak verilen erişim engeli kararının hatalı olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, tedbir kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep ettiklerini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın Türkiye'de tescilli markasının bulunmadığı, markanın Türkiye'de davacının marka tescil başvurusundan önce kullanıldığına dair delil ibraz edilmediği, dosyaya davacı tarafından ibraz edilen satış listesi tek taraflı olarak düzenlenmiş olup, fatura ve ihracat belgeleri sunulmadığı, internet sitesi çıktıları markanın Türkiye'de tescilsiz kullanıldığını ispat yönünden yeterli olmayıp aksi yöndeki bilirkişi raporu ile mahkeme gerekçesine katılmanın mümkün olmadığı, bu durumda davacının Türkiye 'de üstün ve öncelikli hakka sahip olduğundan bahsedilemeyeceği, davalının şahsen katıldığı Bir Fikrin Mi var isimli yarışmadaki açıklamalarda sunucunun markayı okunduğu şekli ile ... şeklinde telaffuz etmesi, davalının ise markayı "Meyki" şeklinde telaffuz etmesi, yine davalının "Amerika'da benzer projelerin olduğuna" dair beyanı, diğer videoda yer alan On4 TV röportajında davalının "dünyadaki örneklere bakıp literatür araştırması yaptıklarını" beyan etmesi, hatta davalının tescilden önce, davacı markasından haberdar olması tek başına kötü niyetli olduğunu göstermediği, uygulamada ve öğretide, kendisine duyulan güveni kötüye kullanan kişilerin başvurusu, markayı kullanmak amacıyla değil başkalarının ticaretine engel olmak amacıyla, başkalarından para koparma veya şantaj yapma amacıyla yapılan başvuruların kötü niyetli marka başvuruları olarak kabul edilmediği, davalının markasını bu niyetlerle tescil ettirdiği iddia ve ispat edilemediği, bu durumda mahkemece marka hükümsüzlüğü ve alan adı iptali, erişimin engellenmesi taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının tanınmış olmadığı yönündeki tespitlerin doğru olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu, davalının tescilden önce davacı markasından haberdar olmasının kötü niyetli kabul edilmesi gerektiğini, davalının davacının markasının bilinirliğinden yararlandığını, davalının röportajlarından da davacının markasından haberdar olduğunun açık olduğunu, iltibas oluşturma amacı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti ve meni istemine ilişkidir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!