11. Hukuk Dairesi 2022/7043 E. , 2024/2869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1529 Esas, 2022/1572 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/361 E., 2020/8 K.
Taraflar arasındaki asıl dava patente ve tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, refi ile manevi tazminat istemleri; karşı dava patentin ve tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Almanya yasaları uyarınca kurulu ve faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, Türkiye’de geçerli ve tescilli olan 2004 01434 sayılı 5 Mayıs 2004 tarihli endüstriyel tasarım tescilinin ve EP 1509737 B1 sayılı Avrupa Patentinin Türkiye validasyonu olan TR 2006 03747 T4 sayılı, 29 Ekim 2003 koruma tarihli, “ayar vanası” başlıklı patentin sahibi olduğunu; davalı tarafın, müvekkilinin tasarımlarının aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzeri tasarımları taklit ederek söz konusu tasarımı müvekkili ile birebir aynı ürün için kullandığını, bu şekilde hem müvekkilinin tasarımına tecavüzde hem de haksız rekabette bulunduğunu, söz konusu ürünlerin tanıtım ve promosyonu www.medbar.com.tr web sitesi dahil diğer mecralarda yapıldığını; müvekkilinin 2004 01434 sayılı tesciline konu tasarımına bir şekilde benzeyen ve neredeyse birebir aynı olan ürünün www.medbar.com.tr adresindeki web sayfasında mevcut olduğunu, yine aynı şekilde www medbar.com.tr linkinde yer alan damla ürün görselleri ve açıklamalarının, söz konusu ürünün müvekkilinin 2004 01434 sayılı endüstriyel tasarım tescilinin bir kopyası olduğunu, müvekkilinin, davalı tarafın müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiğinin delil tespiti ile de teyit edilmesinin ardından, karşı tarafa ihtarname yolladığını, fakat olumlu bir geri dönüş alınmadığını, davalı tarafın, müvekkilinin patentten doğan haklarını da ihlal ettiğini, davalı tarafın ayar vanası TR03747 sayılı patentin 1.isteminde yer alan tüm unsurları içerdiğini, müvekkilinin tescil ve kullanımdan kaynaklanan haklarına açık ve kasıtlı bir tecavüz söz konusu olduğundan bu durum aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinden ayrıca davalının halen mütecaviz kullanımına devam etmekte olduğundan, davalının bu fiillerinin durdurulması ve önlenmesi için işbu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek davalının fillerinin müvekkilinin patentine ve tasarımlarına tecavüz teşkil ettiğinin, haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, ref'ine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı- karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin, İzmir’de ve Türkiye çapında tıbbî (medikal) ürünler pazarının lideri konumunda olup, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2008 31329 numarası ile tescilli “MEDBAR" ibareli markası altında üretim faaliyetini sürdüren, tanınmış ve güvenilir bir tacir olduğunu, müvekkil şirketin, davacı şirkete ait patenti veya endüstriyel tasarımı taklit etmesi, kopyalaması, davacının ürünü ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini üretmesi, kullanması veya satması söz konusu olamayacağını, davacının dosyaya delil olarak sunduğu ürünün, müvekkili şirket tarafından üretilmemekte, kullanılmamakta, bulundurulmamakta ve satılmamakta olduğunu, müvekkili şirketin, tasarımı kendisine ait olan, davacı şirkete ait üründen tamamen farklı olduğu ilk bakışta dahi anlaşılan bambaşka bir ürün üretmekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise; davacı- karşı davalının patentinin 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (551 sayılı KHK) hükümleri kapsamında patent verilebilirlik şartlarına sahip olmadığını belirterek 2006 03747 tescil no’lu patentin hükümsüzlüğüne, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (554 sayılı KHK) hükümleri kapsamında yeni ve ayırt edici nitelikte olmayan 2004 01434 tescil no’lu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının eylemleri ile davacının patentine ve tasarımına tecavüz ettiği, bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, patente tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refine; tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayanan rapora dayalı olarak verildiğini, raporda müvekkile ait olduğu belirtilen ürünün müvekkile ait olduğunun ispatlanamadığını, raporda bu hususta bir inceleme yapılmadığını, ürünlerin müvekkiline ait olmadığı halde aitmiş gibi rapor düzenlendiğini, bu konuda dosyaya davacı tarafça bir delil sunulmadığını, ürünün müvekkiline ait olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, yine patentin yenilik vasfının bulunmadığını, hükümsüzlüğü istenen patentin Amerika ve Avrupa'da uzun senelerden bu yana tescilli olan patentler ile aynı istemleri haiz olduğunu, başvuru tarihinde dava konusu patentin "US5113904 A" kod numaralı Amerika patenti ve "EP0552854 A1" kod numaralı Avrupa patenti karşısında yeni kriterini taşımadığını, bu durumun görsellerden de anlaşılabildiğini, bilirkişilerin bu konudaki kanaatlerinin hatalı olduğunu, kaldı ki anılan patentlerin orijinal dilinin ingilizce olup heyette bilirkişi konusunda uzman olmamasına rağmen bu patentler ile ilgili görüş ve kanaat belirtilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarına göre de yenilik unsuru taşımayan patentlerin tescil edilmiş ise hükümsüz kılınması gerektiğini, kararın bu yönlerden hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi heyetinin bu konuda sundukları delillerin usul ve yasaya aykırı şekilde değerlendirdiklerini, davacı karşı davaya ait dava konusu patent ve tasarımın tescilinin aynı ürüne ait olduğunu, ancak her nasılsa 29/10/2002 başvuru tarihli DE20021050391 Almanya patent tescili rüçhan gösterilerek Türkiye'de de tescil edildiğini, ancak karşı tarafa ait patentin rüçhan tarihinin 2002 senesi olup, Türkiye'de ise 2006 senesinde patent başvurusunun gerçekleştirildiği, buna karşın her nasılsa TÜRKPATENT nezdinde 2004/01434 kod numarasıyla tasarımın tescil edildiğini, bu tasarımın DE20021050391 numaralı patent karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, çizimlerin birebir aynı olduğunu ancak mahkemenin bu husustaki itirazlarını dikkate almadığını, söz konusu patentin daha önceden kamuya arz edildiğini, mahkemenin 551 sayılı KHK'nın 156 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının göz ardı ettiğini, ancak raporda aksi yönde kanaat bildirildiğini, mahkemenin bu hususlarda inceleme yapmadığını, müvekkilinin davacı karşı davalıya ait patente ve tasarıma tecavüz etmediğini, mahkemenin bu hususta inceleme yapmadığını, hükme esas alınan raporun eksik inceleme ile hazırlandığını, denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında ve dava açılmadan önce konu ile ilgili olarak bilirkişi raporları alındığı, özellikle yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları içeriği dikkate alındığında davalının ürettiği ürünlerin davacının patent ve tasarım tescilinden doğan haklarını ihlal ettiği, böylelikle tecavüz ve haksız rekabetin sübuta erdiği, ayrıca davacı karşı davalıya ait tasarım ve patentin de yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içerdiği, dolayısıyla karşı dava konusu patent ve tasarım yönünden hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği, söz konusu raporlar ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğundan hükme esas alınmasında usule aykırı bir yön bulunmadığı, her ne kadar davalı karşı davacı vekilince inceleme konusu yapılan ürünlerin kendilerine ait olduğu hususunun ispatlanamadığı ileri sürülmüş ise de dosya içeriğinde bulunan ürünlerin ek-5 ürün numunesi yazılı zarfın içinde yer alan iki adet poşet dosya içerisinde bulunan ürünlerin bir tanesinin üzerinde ek-5 29/12/2016 tarihli dilekçe ve ek-7 davalıya ait taklit ürün örneği yazılı olduğu görülmekle, söz konusu ürünlerin gerek dava dilekçesine ekli davalıya ait olduğu belirtilen kataloğun ilk sayfasında yer alan damla ayar seti başlıklı ürünle ilgili görsel, gerekse www.archive.org sitesinde yer alan kayıtlar dikkate alındığında bu savunmanın yerinde olmadığı, ayrıca davacı karşı davalının patent ve tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı ileri sürülmüş ise de alınan bilirkişi raporlarının içeriği gözetildiğinde bu yöndeki istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı- karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, patente ve tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, refi ile manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalıya ait patentin ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!