WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/7025 E.  ,  2023/6559 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/360 Esas, 2022/407 Karar
HÜKÜM : Davanın reddine

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin davacıdan fatura alacağının bulunduğunu, satılıp teslim edilen malların bedelinin ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bunun aksini davacının ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 25.06.2015 tarih, 2013/351 E. ve 2015/232 K. sayılı kararı ile davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalı malları teslim almadığını savunduğundan imza incelemesi sonucunda alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda, 149945 seri nolu irsaliye fişindeki imzanın davalıya ait olmadığının tespit edildiği, diğer irsaliye fişlerinde davalının çalışanı ... isimli şahsın imzasının bulunması nedeni ile adı geçenin tanık sıfatı ile dinlendiği, ifadesinde 18.11.2014 tarihi itibari ile geriye dönük 10 yıl öncesinde davalıya ait işyerinde çalıştığını ve 10 yıl öncesinde işyerinden ayrıldığını, irsaliyedeki imzaların kendisine ait olduğunu, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu beyan ettiği, ancak malları teslim aldığı hususunda açık ve net beyanda bulunamadığı, irsaliyeye konu yapılan teslimlerin 2007 tarihli oluşu, davalı çalışanı tanığın ise 2004 yılında işten ayrıldığını beyan etmesi nedeni ile davacının sözkonusu sevk irsaliyelerindeki malların teslimini gerçekleştirdiğini de kanıtlayamadığı sonucuna varıldığı, davacı defterlerinin tekbaşına kendi lehine delil olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle kanıtlanamayan davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 10.05.2016 tarih, 2015/18405 E. ve 2016/8606 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, tanık Canan (Erken) Aktaş'ın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre mal teslimi tarihleri itibariyle davalı işyerinde çalışmakta olduğunun anlaşılmasına ve beyanında imzasını da kabul etmiş olmasına göre 306034 nolu irsaliyedeki malın davalıya tesliminin kabulü gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru görülmediği gibi, bir kısım sevk irsaliyelerindeki imzaların ise davalının oğlu olan ve fiilen işletmeyi işleten şahıs olduğu davalı tarafça kabul edilen ...'e ait olup olmadığının araştırılmamış olmasının da eksik inceleme olarak değerlendirildiği, davacının, delil listesinde davalı defterlerine ve vergi kayıtlarına da delil olarak dayandığı halde, ilgili defter ve kayıtların incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu alınıp, toplanan tüm delillere göre varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesap ilişkisinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın mahiyeti itibari ile alacağın varlığının ispat yükü davacı üzerinde olduğu her ne kadar davacı tarafça dava konusu malların davalıya teslim edildiği iddia edilmiş ise de davalının inkarı, teslime dair irsaliye üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile dava konusu irsaliyeye konu malların teslim edildiğinin sabit olmadığı, her ne kadar davacının ticari defterlerinde yaptırılan inceleme ile davacının alacağının varlığı sabit ise de davalı tarafın tacir olmadığı defter tutmak yükümlülüğü bulunmadığı ve teslime ilişkin de ispatın yerine getirilemediği dikkate alındığında davacının ticari defterlerinin alacağının varlığının ispatında tek başına yeterli olamayacağı ve davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalarda dinlenen davalı tanıklarından ve sevk irsaliyelerinde imzası bulunan tanık Canan Erkten (Aktaş) imzanın kendisine ait olduğu ve taraflar arasında ticari ilişki olduğunu beyan ettiğini, bu haliyle hem davacı ticari defter kayıtlarında hem de tanık anlatımlarında teslimin ispatlanmış olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada hazırlanan ATK raporunda sevk irsaliyeleri 2007-2008 yıllarına ilişkin olup üzerinden uzun bir zaman geçtiğini, davacının bu sevk irsaliyelerini 5 yıl saklama yükümlülüğü bulunduğu, bu nedenle ilgili sevk irsaliyelerinin asıllarının dosyaya sunulamadığını, teslimatların fabrika teslimi şeklinde olduğundan, teslimatın ispatı açısından kimlerin teslim aldığın bildirmesi için Nuh Çimenyo'ya müzekkere yazılması taleplerinin Mahkemece hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere tanık Canan (Erken) Aktaş'ın SGK kayıtlarına göre mal teslimi tarihleri itibariyle davalı işyerinde çalıştığı ve beyanında imzasını da kabul etmiş olmasına göre 306034 nolu irsaliyedeki malın davalıya tesliminin kabulü gerekir. Buna göre davalıya teslim edilen 22.10.2007 tarihli 503091 nolu fatura bedeli olan 1.285,02 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.