11. Hukuk Dairesi 2022/7021 E. , 2024/3177 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1589 Esas, 2022/1617 Karar
HÜKÜM : Davanın Kısmen Kabulü
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/182 E., 2019/331 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti men'i ve ref'i ile ticaret unvanının silinmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013/90142 sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu ve bu markayı bugüne kadar aralıksız kullanarak pazarda tanınan ve güvenilir bir marka haline getirdiğini; davalının müvekkiline ait tescilli markayı kullanarak İstanbul Ticaret Odası'na ticaret ünvanı olarak tescil ettirerek kullandığını, davalı şirketin telekomünikasyon meslek grubunda müvekkili şirketin ortaklarından... tarafından kurulduğunu, davalı şirketin davacı markasının bilinirliğinden yararlanma, davacının mevcut müşterilerini elinden alma ve böylece haksız rekabet oluşturma kastı olduğunu; nitekim, T.C. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) ruhsat aldıktan sonra davacının müşterilerini defalarca arayarak "..." adını kullanarak kendisi ile çalışmalarını istediği ve iltibas yarattığını ileri sürerek; maddi ve manevi tazminat talep hakları saklı kalmak üzere, markaya yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, markanın kullanıldığı belgelerin toplatılması ile davalının ticaret ünvanının ticaret sicilinden silinmesini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının markasının tescil tarihinden sonra ticaret siciline kaydedildiği, faaliyet alanının davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile kısmen aynı aynı olduğu, davalı şirketin davacının markasının tescilli olduğu "radyo televizyon yayın hizmetleri, haberleşme hizmetleri (internet servis sağlama hizmetleri dahil), haber ajansı hizmetleri" için BTK'dan yetki aldığı, davacının markasının tescilli olduğu bu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, ortalama tüketici kitlesinin davacının markası ile davalı şirketin ticaret unvanı arasında bağlantı kurabileceği, davacının "..." markasının, davalının ticaret unvanında bazı tanımlayıcı kelimeler ile birlikte esas unsur olarak aynen kullanılmasının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüyle, davalının davacıya ait 2013/90142 numaralı "..." markasına ticaret unvanında kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve tecavüzün giderilmesine, "..." ibaresinin yer aldığı davalıya ait ticari belgelerin toplatılmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına, "..." ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın ticaret unvanı ve işletme adından farklı bir amaca hizmet eden tanıtıcı bir işaret olduğunu, müvekkilinin faaliyet alanının davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile kısmen aynı olmasının, müvekkili şirketin marka tecavüzü olduğu anlamına gelmediğini, müvekkilinin “...” markasını pazarlama, stoklama gibi herhangi bir kastı olmamakla beraber, ticaret unvanında “...” kelimesini ek olarak kullandığını, ticaret unvanının bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, 09 kod ile Bilim, Denizcilik ve telekomünikasyon alanında faaliyet gösterdiğini, Mahkemece müvekkilinin 22.05.2017 tarihinde tescil edildiğinin, kurucusu, tek ortağı ve yetkilisinin Fırat Kirazlı olduğunun ve sicilde kayıtlı faaliyet konusunun tespit edildiğini, müvekkiline ait bringotelekom.com.tr alan adının 25.05.2017 tarihinde müvekkili adına tahsis edildiğini, ayrıca müvekkili şirketin 15.09.2017 tarihinde BTK'dan yetki aldığını, müvekkilinin basiretli tacir sıfatıyla üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkilinin tescilli unvanını kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini, davacının müvekkilinin unvan dışında kullanımının ispatlamadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticaret unvanının, Ticaret Siciline 22.05.2017 tarihinde tescil edildiği, ticaret sicil kaydından davalının faaliyet alanının haberleşme hizmeti verilmesine (internet servisi sağlama hizmetleri dahil) ilişkin olduğu ve davacı markasının tescilli olduğu 38 inci sınıf hizmetlerde faaliyet gösterdiği, davalı şirket adına "bringotelekom.com.tr" alan adının ise 25.05.2017 tarihinde tescil edildiği, davacıya ait 2013/90142 numaralı "..." markasının ise 06.11.2013 başvuru ve 29.09.2014 tescil tarihli olduğu, 38 inci sınıfta "radyo televizyon yayın hizmetleri, haberleşme hizmetleri (internet servis sağlama hizmetleri dahil), haber ajansı hizmetleri" için tescilli olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinde anılan Kanunla sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edileceği belirtildikten sonra aynı maddenin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması ile işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması hallerinde bu kullanımın maddenin ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabileceğinin düzenlendiği, madde metninden markaya tecavüz fiilinin oluşabilmesi için, markanın sırf unvan olarak tescil ettirilmesinin değil, bu unvanın ticaret alanında marka ile karıştırılabilecek şekilde kullanılmasının da arandığının anlaşıldığı, davalı şirket yetkilisinin, davacı şirketin eski ortağı olması nedeniyle, davacı markasının tescilinden haberdar olduğu, buna rağmen aynı alanda faaliyet göstermek üzere kurduğu şirketin ticaret unvanının çekirdek unsurunu davacı markası ile aynı olacak şekilde "..." olarak tescil ettirerek kullandığı, "..." ibaresinin yanına getirilen Telekom ibaresinin yapılan hizmete işaret ettiği ayırt ediciliğinin bulunmadığı, A.Ş. ibaresinin de şirketin nevini gösterdiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru olarak, davacının markasının aynısının seçilmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı) 52 nci maddesinde de düzenlenen ticari dürüstlük kurallarına uygun olmadığı ve hukuk tarafından korunamayacağı, tarafların benzer alanda faaliyet göstermesinin davacı şirketin faaliyetleri ve ... markası altında verdiği hizmetler ile iltibas yaratacağı, davalının ticaret unvanının kullanımı sonucunda haksız bir yararlanmanın söz konusu olacağı kanaatiyle davalının ticaret unvanının terkinine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davalının unvanını markasal kullandığının ispatlanamadığı, tescilli ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanılmasının markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, davalının tescilli ticaret unvanını terkin edilinceye kadar ticari evrakında kullanmasının da hukuka uygun olduğu anlaşılmakla markaya tecavüzün ref'i kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, öte yandan dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dört nolu alt bendi ve madde gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, markaya tecavüz fiili dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'da düzenlendiğinden ve 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dört nolu alt bendi düzenlemesinde yürürlükten kalkan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki "ürün adı, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları" ibaresine yer verilmediğinden, kümülatif koruma sağlamayacağından, haksız rekabete ilişkin davanın da reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin terkinine, fazlaya ilişkin talebin ve haksız rekabete ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
2.Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden tashihini talep etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kanun yoluna sadece davalının başvurduğu ve bu nedenle davalı aleyhine karar verilemeyeceği gerekçesiyle 06.10.2022 tarihli kararla talep reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili asıl temyiz dilekçesinde özetle; tecavüzün giderilmesi istemlerinin davalının unvanından "..." ibaresinin terkin edilmesinden ibaret olduğunu,"markanın kullanıldığı belgelerin toplatılması" taleplerinin aslında olmadığını, bunun dava dilekçeleri okunduğunda da anlaşılacağını, bu talebin tecavüzün tespiti ve davaya konu ibarenin sicilden terkini sonrasını kapsadığını ki bu durumun zaten doğal sonuç olduğunu, bu nedenle karardan sonra "..." ibaresinin kullanılması halinde kullanılan belgelerin imha edilmesine yönelik hükmün yerinde olacağını, Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden müvekkili lehine de reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden müvekkili lehine de reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının ticaret unvanı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, ediyorsa men'i, ref'i, markanın kullanıldığı belgelerin toplatılması ile davalının ticaret ünvanının ticaret sicilinden silinmesi ve hükmün ilanın gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 29 ve devamı hükümleri.
3. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi.
4. Dairemizin 28.12.2022 tarih ve 2021/4883 E., 2022/9613 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve haksız rekabetin tespiti Dairemizin 28.12.2022 tarih ve 2021/4883 E., 2022/9613 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere marka hakkına tecavüzün tespiti talebiyle kümülatif olarak talep edilebilecekse de davacı vekilince bu hususun temyiz sebebi olarak ileri sürülmemiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu ve aynı Kanun'un 332 nci maddesinin birinci fıkrasında ise yargılama giderlerine, mahkemece re'sen hükmedileceği düzenlenmiştir.
Hal böyle olmakla birlikte somut davada, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, bu yapılırken davanın kabul edilen kısmı gözetilerek davacı taraf yararına Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen İlk Derece Mahkemesi karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan “3.931,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “15.000,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!