WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6955 E.  ,  2024/3277 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/892 Esas, 2022/1182 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/738 E., 2020/172 K.

Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu tüzel kişiliğine sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurulu kararının tescil ve ilanı talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından temsil edileceğine ilişkin belediye meclis kararının ibrazı istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma yetkisinin belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının normlar hiyerarşisine aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı geçici tescil talebinin kabulüne, davalı ... Müdürlüğü'nün açık ve ağır bir aykırılık taşıyan 17.12.2019 tarih ve 84329644/144344-261706 sayılı tescil red işleminin iptaline ve Beyoğlu 1. Noterliği'nin 12119 yevmiye ve 08.10.2019 tarihli tasdiklenen olağanüstü genel kurul kararının tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa dair Maltepe Belediye Meclisinin karar alma yetkisinin yalnızca davacı şirketin sermaye artışına ilişkin bulunduğu, bu hususta 04.09.2019 tarihli meclis kararının da dosyaya ibraz edildiği, tescile konu hususların yasal şartları taşıdığı, belediye tüzel kişiliğini temsil edecek temsilciyi atama yetkisinin belediye başkanında olduğunun yasal düzenlemelerden anlaşıldığı, davalının normlar hiyerarşisine aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 13.05.2019 tarih ve 103708 sayılı bakanlık görüşü doğrultusunda belediye meclis kararı ibraz edilmediğinden bahisle davacının tescil başvurusunun reddine ilişkin karar almasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... Müdürlüğü'nün 17.12.2019 tarihli kararının iptaline ve ilgili başvurunun tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette yönetim kurulu üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus sermaye artırımı tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir yetki verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki geçici tescil talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; ticaret sicil müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun geçici olarak tescil edilmesinin ne hukuken ne de fiilen mümkün olmadığını, zira red kararı yazılan haller ile hukuki statüleri ile sonuçlarının, yine geçici tescil yapılan haller ile sonuçlarının 6102 sayılı Kanun’da ayrı ayrı düzenlenen her iki halde hak düşürücü dava açma sürelerinin dahi farklı olarak düzenlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5393 sayılı Kanun'un belediye meclisinin görev ve yetkilerini sınırlı olarak saydığı, aynı Kanun'da belediye meclisine karar alma yetkisi verilmeyen her türlü konudaki görev yetkinin belediye başkanına ait olduğunun anlaşıldığı, bu durumda belediye tüzel kişiliğinin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketlerde, yönetim kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsile yetkili kişiyi belirleme yetkisinin belediye başkanına ait olduğunun kabulü gerektiği, davalı ... müdürlüğünce davaya konu ortaklar kurulu kararının tescili talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi, yani tescilden kaçınılmasının yasal düzenlemeye aykırı olduğu, davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğu, davalı kurumca tescil işleminin yapılması için belediye meclis kararının sunulması gerektiği gerekçesiyle tescil talebinin reddine karar verildiği, bu işlemin sonucu itibariyle tescil talebinin reddi niteliğinde bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde, sicil müdürlüğünün her türlü kararına karşı itiraz davası açılabileceği belirtildiği, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine dayalı açılan davada, davacı şirketin 08.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilanına ilişkin talebinin reddine yönelik İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi.

3.5393 sayılı Kanun'un 18, 37 ve 38 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.