WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6951 E.  ,  2024/3169 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/604 Esas, 2022/842 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/385 E., 2020/21 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya buğday satıldığını, satım karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin 124.310,00 TL'lik kısmının ödenmediğini ileri sürerek 124.310,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş, 26.06.2019 tarihli dilekçe ile dava değeri 132.311,90 TL olarak ıslah edilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, satılan buğdayların numune üzerinden alındığını ancak daha sonradan bir kısmının Mart Nisan aylarında ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu hususun anlaşılmasından itibaren bir kısım buğdayın iade edildiğini ve iade faturasının 2017 Mart, Nisan aylarında kesildiğini, ayıplı buğdayın bir kısmının yem olarak başka bir şirkete satıldığını, ayıptan kaynaklı fiyat farkının belirlenerek mutabakata varıldığını, bu hususun 2017 BS formuna yansıdığını, ayıp anlaşılana kadar ki buğday bedeli ile yem olarak satılan buğdayın bedelinin davacıya ödendiğini savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu borcun ticari alacaktan kaynaklandığı, davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda 132.311,90 TL alacak tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğu, davalının yemin deliline başvurmayacağını bildirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 124.310,00 TL alacağa dava tarihinden itibaren 8.001,00 TL alacağa ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle olmak üzere toplam 132.311,90 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, yetkili mahkemenin Gaziantep Mahkemeleri olduğunu, satım sözleşmesine konu buğdayın bir kısmının satıcı tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin iade alındığını, mahkemece ayıp ihbarında bulunulmadığı iddiasına itibar edilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirket tarafından çek ve makbuzla yapılan ödemelere ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, mahkemece çeklerle ilgili yapılan araştırmada Türkiye Finans ve Yapı Kredi Bankası'na ait çeklerin ... tarafından tahsil edildiğini, ... ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) araştırmasında davacı şirketle ilgisinin bulunmadığı anlaşılmış ise de iki adet çekin eline nasıl geçtiği veya çekin kimin adına tahsil ettiği hususunda ...'un dinlenmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğini, dava ve ıslah dilekçesinde reeskont faizi talep edilmiş olmasına rağmen taleple bağlılık ilkesi gözetilmeksizin avans faizine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından yerleşim yerinin Gaziantep olduğu belirtilerek yetki itirazında bulunulmuş ise de davalının hukuki ilişkiyi kabul ettiği, alacağın da para alacağından kaynaklanması sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçlarının, aksine anlaşma olmadığı takdirde alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği, alacaklı davacının yerleşim yerinin Adana olması nedeniyle Adana Mahkemelerinin yetkili olduğu, Mahkemece, davalının yetki itirazının reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından davalıya 4 adet fatura ile toplam 828.030,00 TL tutarında mal satıldığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerine göre davalıdan yapılan tahsilatın 385.000,00 TL olduğu, davalı tarafından ödeme iddiası olarak ileri sürülen ve davacıya verilmek üzere komisyoncusu ...'e teslim edildiği belirtilen toplam 48.496.00 TL'lik 3 adet çekin davacıya teslim edildiğinin ispat edilemediği, çek teslim belgesinde davacının adının yazılı olmadığı, çeklerin davacı defterlerinde yer almadığı, çeklerden ikisinin dava dışı ... tarafından tahsil edildiği ve bu kişinin davacı şirket çalışanı olmadığı gibi diğer çekin ise takas ortamında ibraz edilmesi nedeniyle kim tarafından tahsil edildiğinin bilinmediği, davalı tarafından davacıya düzenlenen 318.998,40 TL'lik iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, 24.417,60 TL'lik fiyat farkı faturasının ise kayıtlı bulunmadığı, davalı tarafından malların ayıplı olduğu hususunun davacıya ihbar edilmediği gibi, malın ayıplı olduğunu tespit eden bir belge de sunulmadığı, ayıplı olduklarından yem olarak dava dışı ... Şirketine satıldığı iddia olunan buğdayın ise davacı tarafından satılan buğday olduğunun ispatlanamadığı, davacı tarafından satılan malları teslim aldığını kabul eden davalının sözleşme şartlarına uygun olarak ödeme yaptığını ispatlaması gerekirken davalı tarafından sunulan belgelerin, ödemelerin davacıya yapıldığını ispatlayamadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Gaziantep mahkemelerinin yetkili olduğunu, satış sırasında buğdayın herhangi bir laboratuvar analizinin yapılmadığını, ayıbın, buğday işlenip un haline getirildikten sonra, unlu mamule dönüşünce ortaya çıktığını, bayiler tarafından unlu mamulün tadının ve kokusunun tüketilemeyecek derecede kötü olduğu, ürünlerin zirai ilaç koktuğu ifade edilerek unun müvekkil şirkete iade edildiğini, ayıbı bu şekilde öğrenen müvekkilinin hemen davacı şirkete ve komisyoncusuna ihbarda bulunduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde ayıp kabul edilerek un haline getirilmeyen buğdayın tamamının davacıya iade edildiğni, yine anlaşma uyarınca ayıbın ortaya çıktığı ana dek un haline getirilen kısmın müvekkili tarafından yem olarak satıldığını, bu ayıbın gizli ayıp olarak kabul edilmesi gerektiğini, ayıp ortaya çıkar çıkmaz davacıya bildirildiğini, müvekkili tarafından çek ve makbuzla yapılan ödemelere ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, çeklerin müvekkili tarafından ciro edilerek davacıya teslim edilmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından anılan çeklerin teslim alındığının inkar edildiğini, davacının çekleri teslim almadığına yönelik inkarının dürüstlük ilkesine aykırı olup hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, çeki tahsil eden kişinin ve diğer tanıklarının mahkemece dinlenmediğini, faturaların iade nedeninin buğdayın ayıplı çıkması olduğunu, davacının reeskont faizi talep etmesine rağmen avans faizine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturadan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekili gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde alacağının reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, fakat İlk Derece Mahkemesince alacağın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “avans faiziyle” ibaresinin çıkartılarak yerine “reeskont oranını aşmamak üzere avans faiziyle” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.