WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6946 E.  ,  2024/2866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/300 Esas, 2022/892 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1835 E., 2019/1281K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının gerek üretimini gerekse de ithalatını yaptığı ürünleri satın aldığını ve iç piyasaya satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili firmanın, aldığı ve alacağı malların bedeline karşılık olmak üzere 3. şahıs ... Gıda San ve Tic. A.Ş.'den olan alacağının 280.000,00 USD'ını 29.11.2006 tarihli borcunun nakli ve alacağın temliki sözleşmesi ile davalı şirkete devrettiğini, bu tarihten itibaren bahse konu alacak üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinin kalmadığını, aynı zamanda temlik tarihi itibariyle davalının aktifinde 280.000.USD kadar artış sağlandığını, müvekkilinin aktifinde ise aynı değerde azalma meydana geldiğini, davalı borçlu tarafından, kendi lehine oluşan bu artışın karşılığında müvekkili firmaya herhangi bir mal teslimini yapmadığını, bu temlik karşılığı olarak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalı tarafından, müvekkiline gönderdiği mal bedellerinden müvekkilinin davalıya yaptığı ödemelerin ve temlik konusu bedelin düşümü yapıldıktan sonra müvekkilinin 334.630,84 TL alacağının olduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün 2015/15399 sayılı dosyasıyla icra takibi açıldığını, açılan takibe taraflarınca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalı tarafından, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/2439 E. sayılı dosyasından itirazın iptali davasının açıldığını, açılan davada davacı ... AŞ'nin temlik sözleşmesinin varlığını ve uhdelerine geçtiğini kabul ettiğini, davalının temlik nedeniyle müvekkiline borçlu olması karşısında müvekkilinin davalıya olan mal borçlarının temlik bedelinden düşüldüğünü bakiye alacak için davaya konu icra takibinin başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu 29.11.2006 tarihli alacağın temliki ve borcun nakli sözleşmesinden sonra davacı ile müvekkili şirket arasında 13.11.2008 tarihinde bir borç tasfiye sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin yapıldığı 13.11.2008 tarihi itibariyle davalı ...'in müvekkili firmaya olan borcu 1.777.254,63 TL olarak kabul edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisinin devam ettiğini, davacının cari hesabında biriken borcun ödenmesi talebine ilişkin ihtarın müvekkili tarafından davacıya keşide edildiğini, davacı tarafından, müvekkili hakkında Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2778 sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davacının talebinin haksız bir sebepsiz zenginleşme iddiasının olduğunu, sebepsiz zenginleşmeden doğan talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davaya ilişkin icra takibini 7 yıl geçtikten sonra başlattığını ve davacının dava hakkının zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, 29.11.2006 tarihli temlik sözleşmesinde temlik edilen alacak karşılığında davacıya müvekkili tarafından bir ödemenin yapılacağının veya mal tesliminin yapılacağına ilişkin bir taahhüt bulunmadığını, temlik sebebinin davacının o tarih itibariyle müvekkiline olan borçlarını ödeme amacıyla yapıldığını, kaldı ki sözleşmenin imza edildiği anda ... Gıda San. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkiline nakden ve defaten bir ödemenin yapılmadığını, temlik konusu alacağın her ay 12.500 USD lik taksitler halinde temlik alacaklısı olan müvekkiline ödenmesinin taahhüt edildiğini savunarak davasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından davalı ile aralarında imzalamış oldukları 29.11.2006 tarihli borcun nakli ve alacağın temliki sözleşmesi uyarınca davalıdan alacaklı olduğu iddiasında bulunulduğu ve sebepsiz zenginleşilen bu bedelin ödenmesi için Adana 3. İcra müdürlüğünün 2015/2778 E. sayılı dosyasında icra takibine geçildiği, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği, bu sebeple icra takibinin durduğu, 1 yıllık yasal süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmakla, 29.11.2016 tarihli borcun nakli ve alacağın temliki sözleşmesi incelendiğinde davacı şirketin dava dışı şirket olan ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden olan 280.000,00 USD alacağını davalı şirkete devrettiği, aynı sözleşmede devredilen miktar yönünden "gayri kabili rücu" ifadesine yer verildiği, sözleşmede de hüküm altına alındığı üzere devredilen bu bedel yönünden davacı tarafın rücu hakkının bulunmadığı, bu itibarla bu sözleşmeye dayanılarak sebepsiz zenginleşme iddiasının yerinde olmadığı, kaldı ki, taraflar arasında alacağın temliki sözleşmesinden sonra 13.11.2008 tarihinde borç tasfiyesi sözleşmesi imzalanarak, bu tarihten önceki tüm alacak ve borçların tasfiye edildiği, sözleşmede, davacı ... Gıda... Ltd. Şti.nin davalı şirkete toplam 1.777.254,63 TL olan borcunun, dolar bazında değerlendirilerek, ödeme şeklinin belirlendiği, bu sözleşmede 29.11.2006 tarihli alacağın temliki sözleşmesinden bahsedilmediği, taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişkinin sözleşme sonrası da devam ettiği, davalı şirket tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı aleyhine Adana 11. İcra Müdürlüğü'ne ait 2015/15399 sayılı dosyada icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz sonucu davalı şirket tarafından davacı şirkete Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/2439 E. sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, iş bu dava incelendiğinde davacı tarafın 280.000,00 USD alacağını temlik ettiğine ilişkin savunmasının davalı olarak yer aldığı iş bu davada da ileri sürüldüğü, yapılan yargılama neticesinde, davacının bu yöndeki savunmasına itibar edilmeyerek Bunge şirketinin, ... şirketinden alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkemelerince görülen iş bu davada, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 27.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda, alacağın temliki sözleşmesi uyarınca davalı tarafından dava dışı ... Gıda Ltd. Şti.'nden herhangi bir tahsilat yapılmadığının ve aksini davacı şirketin davalıya borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 23.09.2019 tarihli raporunda da davacının davalıdan alacaklı olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından ilgili temlik sözleşmesinde gayri kabili rücu ifadesinin yer alması nedeniyle sebepsiz zenginleşme iddiasında bulunulmasının mümkün olmadığı, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine ve davacının davayı açmakta kötü niyeti olduğunun ispatlanamaması nedeniyle davalının kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davanın temliknamenin iptali davası olmadığını, temlik nedeni ile müvekkiline davalı tarafından ödenmesi gereken bedelin tahsiline yönelik olduğunu, davalı uhdesine geçen alacak/hak karşılığı herhangi bir ödemeyi bu ana kadar müvekkiline yapmadığını, temlike konu alacağın davalıya temlik edilmesi ile birlikte davalının temlik miktarı kadar müvekkili şirket borcunun mahsup etmesi gerektiğini, ancak davalının hem alacağı temlik aldığını hem de müvekkilini hala kendisine borçlu olarak gösterdiğini, yerel mahkeme eksik ve hatalı incelemeler neticesinde hüküm kurduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları gerçeklikten uzak, soyut ve yetersiz olduğunu, bilirkişi raporunda davalının ticari defter kayıtlarında dava dışı temlik edilen alacağın borçlusu ... Gıda Ltd. Şti.'den sözleşme kapsamında taahhüt ettiği hiçbir tahsilat kaydına rastlanılmadığını beyan ettiğini ancak tahsilatın yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, tahsilat yapılmadı ise bunun sebebinin davalı yanın kusurundan kaynaklandığını, nitekim davalı ödeme yapılmaması sebebi ile icra takibi yapabilecek iken temlik edilen alacağın borçlusu olan ... Gıda Ltd Şti.'ye karşı başlatılan herhangi bir icra takibi de olmadığını, ayrıca davalının icra takibi yaptığına dair belgeleri de sunmadığını, davalı ...'ye ait 2006-2014 yılı defter ve belge incelemesinde ,taraflar arasında 29.11.2006 tarihli alacağın temliki sözleşmesi kapsamına, davalı ... kayıtlarında dava dışı temlik edilen alacağın borçlusu ... Gıda Ltd.Şti'den sözleşme kapsamında taahhüt ettiği hiçbir tahsilat kaydına rastlanılmadığı gibi, dosya kapsamında ödemenin yapıldığına ilişkin bir belgenin de bulunmadığının anlaşıldığını, taraflar arasındaki yoğun ticari ilişkide en son hesap hareketinin yapıldığı Şubat 2013 ayı itibari ile de davalının davacıdan 328.195,10.TL ve 28.293 USD alacaklı olduğunu tespit ettiğini, temlike konu alacağın davacının uhdesine geçtiği ancak davacının bu değer artışı yönünden müvekkili lehine oluşan alacak karşılığı davacıya olan borçlarına mahsubu gerekirken davacının bunu gerçekleştirmediğini, müvekkilinin borcundan mahsup edilmediği gibi bahse konu temlik karşılığında müvekkili firmaya herhangi bir ödeme dahi yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.