11. Hukuk Dairesi 2022/6942 E. , 2024/3173 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/403 Esas, 2022/1033 Karar
HÜKÜM : Kabul (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/256 E., 2019/812 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunu reddine, davalılar vekillerinin başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan oluşan iş ortaklığı arasında 17.11.2014 tarihli “Satış Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşme bedelinin bir kısmının teslim öncesinde belirlenen tarihlerde ödendiğini, bakiye %10’luk tutarın ise (36.580 €) sözleşme konusu kojen grubunun çalışır vaziyette tesliminden sonra 1 hafta içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme konusu konjenerasyon ünitesinin davalı yana eksiksiz ve hasarsız olarak teslimi sonrasında bahse konu ünitede davalı yanın kusuru ile arıza meydana geldiğini, arızanın onarılması amacıyla taraflar arasında 08.11.2016 tarihli “Onarım Sözleşmesi” imzalandığını, iş bu sözleşmenin 3 üncü maddesi uyarınca da satış rakamından kalan bakiye tutarın kojenin devreye alınması beklenmeden test sonuçlarının muhataba iletilmesinden sonra bir hafta içinde müvekkiline ödeneceği hususunda mutabık kalındığını, ancak 27.12.2016 tarihinde test sonuçlarını içeren rapor davalı yana iletilmişse de davalıların her türlü sözlü ve yazılı bildirime rağmen borcunu ödemekten imtina ettiğini, buna istinaden ödenmeyen 36.580 Euro tutarındaki bakiye borç için Adana 1. İcra Müdürlüğü’nün 2017/10313 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalıların borca itirazı üzerinde takibin duruduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilleri arasında 17.11.2014 tarihinde satış sözleşmesi akdedildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi inşaatında kullanılmak üzere alınan 1 adet 800 KW kojenarasyon ünitesinin henüz devreye alınmadan ters beslemeden dolayı hasar gördüğünü, davacı vekilinin iddia ettiği gibi müvekkillerinin kusuru nedeniyle oluşan herhangi bir arıza söz konusu olmadığını, söz konusu işlemler için davacı tarafa 10.030 Euro ödeme yapıldığını, davacının motor testi sözleşmesindeki test koşullarını yerine getirmediğini, motor aksamının sökülüp yetkili bir fabrikada idare, müteahhit veya müşavir şirket gözetiminde sökülüp testleri yapılması gerekirken, davacı tarafından sökülen motorun Adana'da kazan fabrikası olan dava dışı Barış Mühendislik şirketine götürülerek gözlemciler olmadan motorunun açıldığını, açılan motorun idare tarafından yetkilendirilmemiş kişilerce açıldığının tespit edildiğini ve idarenin kesinlikle bu durumu kabul etmediğini, söz konusu motorun kullanılmamış olmasını gerekirse yeni alınmasını talep ettiğini, bunun da müvekkillerine yaklaşık 185.00 Euro zarar verdiğini, davacı tarafın sözleşme maddelerine uygun davranmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalı ......Ltd. Şti. tarafından olayla ilgili şantiye ve inşaat bilgileri olan tanıkların dinlenilmesi talep edilmiş ise de, alacağın sözleşmeden kaynaklanmış olması nedeni ile bu taleplerin reddinin gerektiği, davacının faturaları toplamının 382.999,71 Euro davalıların ödemesinin ise 346.419,71 Euro ve davacının bakiye alacağının 36.580,00 Euro olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak 463,11 Euro işlemiş faiz alacağının olduğu, davacının faturaları ve bilirkişi raporuna göre davacı taraf alacağının varlığını ispat ettiğinden itirazların iptalinin gerektiği gerekçesiyle, itirazın iptaline takibin davalılar yönünden 36.580 Euro asıl alacak, 463,01 Euro takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere asıl alacağa takip tarihinden itibaren Euro türünden döviz için kamu bankalarının uyguladıkları en yüksek mevduat faiz oranı kadar faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, hükmolunan alacak miktarının %20'si 7.408,60 Euro icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince vekalet ücretinin eksik ve hatalı hesaplandığını, dava tarihi değil karar tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, kararda hükmedilen vekalet ücretinin tahsiline karar verilen Euro bedelin dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplandığını, oysaki alacağın karar tarihindeki kurdan TL’ye çevrilmesi ve bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı ......Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin davacının kusuru hakkında yorum yapmalarının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, sözleşme hükmüne aykırı davrananın davacı olduğunun gözardı edildiğini, tanık dinlenmesi taleplerinin haksız şekilde kabul edilmediğini, Mahkemece sözleşmenin değerlendirilmesinin de yapılmadığını, davacı yanın onarım sözleşmesi hükümlerine uygun davranmadığını, bu durumun ortaklık vekili tarafından Adana 15. Noterliği'nden davacıya keşide edilen 12.01.2017 tarihli, 01431 no'lu ihtarname ile de iletildiğini, davacıya herhangi bir borçları bulunmadığını, aksine sözleşme hükmüne aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan dolayı davacının müvekkiline borçlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesince icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu zira alacağın tartışmalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Davalı ......Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taraflarınca yapılan itirazlar ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, tanık dinlenmemesinin hatalı olduğunu, söz konusu bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin davacı yanın tek taraflı olarak İltekno şirketine hasar gören motor ve alternatör grubu üzerinde yaptırdığı incelemeye dayanmakta olduğunu, davacı yanın arızanın tespiti için İltekno şirketine tek taraflı olarak inceleme yaptırdığını ve davacının, davalı müvekkilin imzaladığı onarım sözleşmesi hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi raporunda ve İlk Derece Mahkemesince dava konusu kojenerasyon ünitesinde ters güç koruma rölesinin (Reverse Power Relay) bulunup bulunmadığının incelenmediğini, satıma konu üründeki hasarın kimin kusurundan kaynaklandığının incelenmediğini, taraflar arasındaki alacağın çekişmeli olduğunu, müvekkilince önceden bilinip hesap edilmesinin mümkün olmadığından likit olarak değerlendirilemeyeceğini, ayrıca davacı alacak iddiasında haksız ve kötü niyetli olduğundan kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekalet ücretinin yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava ve takibe konu miktar gözetildiğinde tanık dinlenmemesinin yerinde olduğu, alacağın yargılamayı gerektirmesinin icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel olmadığı ancak yabancı para alacaklarına ilişkin takiplerde takip tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplama yapılarak TL tazminata hükmedilmesi gerekirken Mahkemece yabancı para üzerinden tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalıların Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10313 E. sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın ayrı ayrı iptali ile, takibin davalılar yönünden 36.580 Euro asıl alacak, 463,01 Euro takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere asıl alacağa takip tarihinden itibaren Euro türünden döviz için kamu bankalarının uyguladıkları en yüksek mevduat faiz oranı kadar faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, hükmolunan alacak miktarının %20'si olan 30.796,07 TL (takip tarihi itibariyle 1 Euro karşılığı 4,1568 TL x 37.043,01 Euro=153.980,38 TL) icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ......Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ......Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ile davalılar arasındaki satım sözleşmesinden bakiye kısmın ödenmesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun oluptaraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!