WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6940 E.  ,  2024/3221 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/674 E., 2022/811 K.
HÜKÜM : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/380 E., 2019/856 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin "..." markasının tescilli sahibi olduğunu, davalının kuyumculuk mağazasında "... Kuyumculuk" ismini kullanarak kuyumculuk alanında faaliyet yürüttüğünü, yine facebook-instagram vb. sosyal medya hesaplarında davacıya ait ... markasını kullandığını, davalının "... Kuyumculuk" markasını kullanarak reklamlar yaptığını, gazetelerde yayınlandığını, internet üzerinden ... Kuyumculuk hakkında bilgi almak isteyen müşteri kitlesini yanıltacak nitelikte yayınlar paylaşıldığını, davalı ...'in aleyhine keşide ettikleri 23.01.2019 tarihli ihtarnamesi ile.... markasının kendilerine ait olduğunu beyan ile haksız kullanıma son vermesinin ihtar edildiğini ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve tecavüzün ve haksız rekabetin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, 1.000,00 TL maddi, 4.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde gerçek kişilerin kendi adını marka olarak kullanabileceği, somut olayda davalının adını ve soyadını kullanmak suretiyle markasını kullandığı, ad ve soyadının baş harfleri olan HS harflerini logo şeklinde kullandığı ve ön planda tuttuğu, taraflar aynı işi yapıyor olsa da, daha önce birbirlerini tanıyor olmamaları, davalının kendi isim ve soyismini marka olarak kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, marka ihlalinin yapıldığına ilişkin bir delilin de davacı tarafından dosyaya sunulamadığı dikkate alındığında, marka ihlalinin doğmadığı, dosyadaki yazılı belgeler, yapılan keşif, aldırılan usul ve yasaya uygun, hükme elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak markanın haksız olarak kullanımı sonucunu doğurmadığı, davacı tarafça dürüstçe olmayan bir kullanımın varlığının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme ile tanzim ettirildiği, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağına ilişkin itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, tarafların faaliyet alanın aynı olduğunu, keşif mahallinde çekilen fotoğraflardan da görüleceği üzere davalı tarafından davacıya ait markanın münhasıran kullanıldığı ortada olmasına rağmen mahkemece davanın reddine karar verildiğini, markanın ihlal edildiğine dair delil sunulmadığı yönündeki gerekçenin gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafından "... KUYUMCULUK" tabelasının ve kartvizitinin kullanıldığını, bunlarda ... Kuyumculuk ibaresinin ön planda tutulduğunu, bu durumun davacının tescilli markasını kullanan bir şube düşüncesi doğurduğunu, iltibas yarattığının kabulü gerektiğini, davalı tarafın "hs ... kuyumculuk" markasını tescil talebinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından reddedildiğini, görüleceği üzere davalının kullanımları ile müvekkilinin markası arasında iltibas oluşturduğunu, kişinin isim ve soyismini marka olarak kullanılmasının sınırsız bir hak olmadığını, davalının kullanımında ... kuyumculuk ibaresini ön planda tutarak kullandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, sırf başkasının tanınmış markasının tanınmışlığından yararlanmak için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü bahane edilmediği müddetçe, kişinin kendi ismini ve soy ismini ticari teamüllere uygun ve dürüstçe kullanmasının hukuka aykırı olmadığı (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı S:648), somut olayda davalının kendi ad ve soyadını kullandığı ve davacının markasının tanınmışlığından yararlanmaya çalışılmadığı, dolayısıyla davalının kullanımının 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin beşinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bir kullanım olduğu ve bu kullanımın davacı marka sahibi tarafından engellenemeyeceği, ilk derece mahkemesince de bu gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların kullandığı ibareler benzer ise de davalının kullanımı dosyada yer alan vergi kaydına göre 02.03.2001 tarihinden başladığından ve davanın da 01.08.2019 tarihinde sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuktan sonra açıldığı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi sonuç itibariyle doğrudur.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.