11. Hukuk Dairesi 2022/6917 E. , 2024/3084 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1676 Esas, 2022/1127 Karar
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/10 E., 2016/304 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İncelemede ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna yönelik yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı davalı şirketin yaptığı itirazın YİDK'in 2015-M-11117 sayılı kararıyla kısmen kabul edilerek 3. sınıftaki "Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap için)." malları ile 5. sınıftaki "İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular." emtiaları yönünden başvuruya iadesine karar verildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili marklarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davalı şirketin önceki markası nedeniyle müktesep hakkının bulunmadığını, bu markanın kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğü istemiyle İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesinin 2016/7 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını, ayrıca uyuşmazlık konusu malların davalı şirketin önceki markası kapsamında yer alan mallarından farklı olduğunu ileri sürerek, 2015-M-1117 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin önceki markası nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, her ne kadar davacı tarafça bu marka hakkında dava açıldığı belirtmekte ise de dava konusu karar tarihinden sonra açılan bir dava nedeniyle markanın uzun süredir çekişmesiz olarak kullanıldığı yönündeki kriteri sağlamadığına kanaat getirilemeyeceğini, kullanmama iddialarının ispatlanmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli 84312 sayılı markası nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, anılan markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada da belirttikleri üzere anılan markanın uzun süredir ilaç emtialarında kullanıldığını, öte yandan markalar arasında iltibasın da bulunmadığını, dava konusu başvurunun tescil edilmemesi nedeni ile davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının markalarının başvuru kapsamında yer alan 3. ve 5. sınıf ürünleri içerdiği, ancak davacının "..." ibareli markaları ile davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, "..." ibare ve biçimli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun "..." ibareli davacı markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bunun sonucunda "..." markalı ürünleri satın almak isterken "..." ibare ve biçimli başvuru konusu işareti taşıyan ürünleri satın alma yahut hizmetlerden yararlanma biçiminde bir yanılgıya düşmeyeceği, aksinin kabulünün hayatın olağan akışına ve normal hayat tecrübelerine de aykırı bulunduğu, zira özellikle 3 ve 5. sınıf ürünlerin hitap ettiği tüketici kesiminin sahip olduğu nitelik ve bu ürünlerin satın alınması için ayrılacak zaman ile dikkat ve özen gözetildiğinde bu iki işareti karıştıracak olan kişilerin ortalama tüketici olarak nazara alınmasının olanaksız olduğu, davacı markasının belli bir tanınmışlığı olmasının da markalar arasında benzerliğin bulunmaması nedeni ile varılan sonucu değiştirmeyeceği, öte yandan davalının ... ibareli markasının 3. ve 5. sınıf ürünler için 1984 yılından bu yana aynı tür ürünler bakımından zaten tescilli olduğu, anılan markanın kısmen de olsa bazı ürünler için kullanıldığı, eş zamanlı tescil ve kullanım sırasında doğmayan iltibasın şu anda nasıl olup da doğacağının piyasa davranışlarına dayalı bilgilerle somut biçimde ispat edilmesinin gerektiği, anılan markanın kullanılmaması iddiasıyla hükümsüzlük davası açılmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, zira marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında, uyuşmazlık konusu mallar bakımından iltibas koşullarının oluştuğunu, markaların ayırt edilemeyecek derece benzer olduğunu, uyuşmazlık konusu malların müvekkili markalarının kapsamında aynen yer aldığını, bu durumun karıştırılma ihtimali dahil iltibasa neden olacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi yönünden karar verilmesine yer olmdığına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı ilamı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, uyuşmazlık konusu mallar bakımından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu ibarenin bir anlamının olmadığı, davacı markalarının ise herkesçe bilinen bir anlamının olduğu, markalar arasındaki bu anlamsal ve baskın işitsel farklılığın rahatlıkla algılanabileceği ve karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracağı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/15158 E., 2015/4621 K. sayılı ilamında da "DURA" ibaresinin davacının "..." ibareli markaları ile benzer olmadığının kabul edildiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden yana yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!