WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6863 E.  ,  2023/3803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/130 Esas 2021/111 Karar
HÜKÜM : Asıl ve birleşen dava ret
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/264 E.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili, birleşen davada davalı ve feri müdahil vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, birleşen davada davalı ve feri müdahil vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada, 07.03.2006 – 17.05.2010 tarihleri arası için şimdilik 40.000,00 TL prim alacağı, 40.000,00 TL cezai şart alacağı, 20.000,00 TL kâr kaybı olmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin; birleşen davada ise 2006-2009 dönemi hak kazandığı bakiye prim alacakları için şimdilik 50.000,00 TL, mahrum kalınan bakiye kâr kaybı için şimdilik 50.000,00 TL, 2009-2012 dönemi mahrum kalınan bakiye kâr için şimdilik 50.000,00 TL, bakiye cezai şart olarak 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 07.03.2006 tarihli sözleşmeyle başladığını, 07.07.2006 ve 14.11.2008 tarihli sözleşmelerden davacının ihtarnamesiyle haberdar olunduğunu, bu sözleşmelerin sahte olduğunu, bu sözleşmelerin müvekkili şirketin eski genel müdürü ... tarafından geçmişe yönelik imzalandığını, bayilik sözleşmesinin tasfiyesi sürecinde bu sözleşmelerden hiç bahsedilmeyip, sonradan bu sözleşmelere dayanılmasının davacı şirket yetkililerinin ... ile yaptıkları işbirliğinden kaynaklandığını, ...'ın Haziran 2009'da genel müdürlük görevinden ve şirket ortaklığından ayrıldığını, ...'ın şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunmadığını, taraflar arasında yapılan mutabakatlarda davacının prim talebinde bulunmadığını, sözleşmenin 18.c maddesine göre müvekkilinin sözleşmeyi feshetme hakkı olmasından dolayı haksız fesihten söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

II. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin defterlerinde davacıya birebir prim uygulamasının olmadığı, davalının bütün bayiilerine indirim ve iskonto uyguladığı, bu kapsamda "Pazarlama Katılım Bedeli gibi açıklamalar ile faturalar alınarak veya faturalarda iskonto uygulanarak indirim yapıldığı, bu indirim ve iskontoların “prim” olmadığı, davacıya da indirim ve iskonto uyguladığı, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve delil vasfında olmadığı, davacının talep ettiği alacak ve hakların defterlerinin ne aktif hesabında ne de nazım hesabında kayıtlı olmadığı, kaldı ki her iki tarafın bayilik ilişkisini karşılıklı tasfiye ederek sonuçlandırdığı, bu durumda davacının varsa bile artık cezai şart, prim alacağı, kâr mahrumiyeti gibi bir talepte bulunamayacağı, ek protokoldeki imza geçerli dahi olsa tarafların mutabakat yapmaları ile artık davacının haklarından vazgeçmiş sayılması gerektiği, alınan kök ve ek raporun da bu sebeple kabule şayan hiçbir tarafının olmadığı, öte yandan, davacının ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun da düzenlenmediği ve davacı lehine delil olamayacağı, benzer nitelikteki 2015/480 E sayılı dosyada da benzer sebeplerle davanın reddedildiği ve bu kararın Yargıtay (kapatılan) 19 Hukuk Dairesi'nce onandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

III.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davada taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 02.06.2022 tarih, 2021/5043 E. ve 2022/4383 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

IV. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili, birleşen davada davalı ve feri müdahil vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle, cari hesap mutabakatının dikkate alınamayacağını, prim alacağının cari hesaba geçirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, mutabakat metnine de konu olamayacağını, prim ödemelerinin davalının inisiyatifinde yapıldığını, son mutabakatın fesihten beş ay önce yapıldığını, bu nedenle ticari ilişkinin tasfiyesinden söz edilemeyeceğini, ek protokol ve 2008 tarihli sözleşmenin 7 nci maddesinin gereğince prim alacaklarından feragat ettiğinin kabul edilemeyeceğini, mahkemenin gerekçesini değiştiren onama kararının onama niteliğinde olmadığını, prim alacağının varlığının açıkça kabul edildiğini cezai şart ve kâr mahrumiyeti taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davacının sadece asıl davayı temyiz ettiğini ancak birleşen dava yönünden de temyiz incelemesi yapıldığını, birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının alacağının belirli olduğunu, belirsiz alacak davasının bölünemez olduğunu, birleşen davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilmesini ve kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

3.Fer'i müdahil vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle, birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının alacağının belirli olduğunu, birleşen davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilmesini ve kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında aktedilen 07.03.2006 tarihli bayilik sözleşmesi ile imzalandığı ileri sürülen 07.07.2006 tarihli ek protokol ve 14.11.2018 tarihli sözleşme hükümlerine bayilik alan davacının bayilik veren davalıdan prim alacağı, cezai şart ve mahrum kalınan kâr talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekili, birleşen davada davalı ve feri müdahil vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, birleşen davada davalı ve feri müdahil vekilinin karar düzeltme istemlerinin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 413,60 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

Alınmadığı anlaşılan 375,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen fer'i müdahilden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.