WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6850 E.  ,  2024/2913 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1090 Esas, 2022/1119 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/85 E., 2021/348 K.
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2015/480 E.

Taraflar arasındaki asıl faydalı model belgesinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ref'i ve birleşen faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, asıl ve birleşen dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 11 yıldır yazılım donanım sektöründe faaliyet gösterdiğini ve yaptığı çalışmalar neticesinde geliştirdiği buluşun Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde TR 2012 10737 Y sayılı faydalı model olarak tescil edildiğini, müvekkili ile davalı ...’in iş ilişkisi içinde bulunduğunu ve taraflar arasında gizlilik sözleşmesinin düzenlendiğini, ancak buna rağmen davalının üçüncü kişilerle işbirliği yaparak müvekkilinin projesini başkalarına aktardığını, müvekkilinin faydalı modelini kopyalayan davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ve patentten doğan hakkın ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalıların fiillerinin haksız rekabet ve davacıya ait faydalı modelden doğan hakları ihlal ettiğinin tespiti, men'i ve ref'ini talep etmiş, 07.01.2016 tarihli dilekçesi ile 2015/03993 numaralı faydalı modelin de davaya eklenmesi yönünde ıslah talebinde bulunmuştur.

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; TR 2012 10737 Y sayılı faydalı modelin yenilik vasfına sahip olmadığını, bu hususta CN202306228, US2010152961, CN201829061, US200702440 sayılı belgelerin yenilik kırıcı deliller olarak değerlendirilebileceğini ileri sürerek TR 2012 10737 Y sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... Otomotiv Tur. Tekn. Eğitim Dan. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekili asıl dava cevap dilekçesinde; müvekkilinin faaliyetlerinin TR 2012 04527 B sayılı patent kapsamında olduğunu, bu hususta patent sahibi ile sözleşmelerinin bulunduğunu, müvekkilinin sistemi ile ortak gösterilen özelliklerin standart araç takip sistemlerinde bulunan özellikler olduğunu, dava konusu faydalı modelin yeni olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili asıl dava cevap dilekçesinde; faaliyetinin satış ve pazarlama ile ilgili olduğunu, yazılımla ilgili gerekli donanıma sahip bulunmadığını, davacıdan ayrıldıktan sonra çağrı bilgilendirme satışı yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre asıl dava yönünden davalıya ait sistemin dava konusu TR 2012 10737 Y sayılı faydalı model belgesinin kapsamında olduğu, ancak dava konusu TR 2015 03993 Y sayılı faydalı model kapsamında kaldığı hususunun mevcut delillerle ispat olunamadığı, birleşen dava bakımından TR 2012 10737 Y sayılı faydalı model belgesinin tüm istemleri itibariyle yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili sonuç doğuracağından ve faydalı model belgesi baştan itibaren geçersiz olacağından, hükümsüzlüğüne karar verilen faydalı modelden dolayı tecavüz şartlarının da oluşmayacağı, davalının davacıyı kötülemiş olduğu, davalının kartvizit ve broşürlerinde (ve bilgisayarlarında) kullandığı tasarımla davacı ile karıştırılmaya sebebiyet verdiği, davalının davacının Serviscell projesini davalı şirkete geçirdiği, davacının Serviscell projesinin davalı şirket tarafından taklit edildiği ve bu nedenlerle haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği iddialarının sabit olmadığı, davacının müşteri listesini davalı şirkete taşıdığı iddiasına ilişkin olarak değerlendirme yapılabilmesi için ise taraf defterlerinin karşılaştırılması gerektiği, ancak davacı vekilinin verilen kesin sürelerde defterleri ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de bildirmediği, ispat yükü üzerinde olan davacının ticari defterleri ibrazdan kaçındığı ve davasını ispat edemediği, haksız rekabet iddialarının da ispat edilemediği gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile birleşen dosya davalısı adına tescilli TR 2012/10737 Y sayılı faydalı model belgesinin yeni olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece asıl dava kapsamında haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması talepleri hakkında olumlu-olumsuz herhangi bir karar verilmediğini, keza 05.11.2021 tarihinde verilen kısa kararda "bakiye haksız rekabet iddiaları ispat edilemediğinden ...." ibaresinin yer almasına rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmında haksız rekabet yönünden bir hüküm tesis edilmemesinin ve gerekçeye yansıtılmamış olmasının hukuka uygun olmadığını, kısa kararda haksız rekabete yönelik iddialarının reddedilmesinin de hatalı olduğunu, davalı tarafından hazırlanan broşürlerde kullanılan cümlelerin, davacı müvekkilinin broşürlerinde aynen yer aldığını, davalının davacı müvekkilinin müşterilerine bizzat giderek, Polar Araştırma’dan geldiği izlenimi yarattığını, aynı hizmeti, aynı ürünü pazarlamaya çalıştığını, müşterilerin Polar Araştırma’da çalıştığını bildiği ve bu sebeple güvendiği davalı şahsın elindeki broşürün, davacı müvekkilinin yeni hazırlattığı bir broşür olduğu zannına kapılarak, davalı tarafı tercih etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davalının davacı şirket ile ilişiği kesildikten dört ay sonra rakip şirketi kurduğunu ve müdür olduğunu, mahkemece hizmet sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin bir kayıt bulunmadığı yönünde görüş oluşturulmuş ise de taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde gizlilik hükümlerinin de bulunduğunu, sırf sözleşmede rekabet yasağına ilişkin bir düzenleme yok diye, davalı tarafın bütün kötü niyetli eylemlerinin görmezden gelinmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın müvekkili ile aynı sektörde çalışmasının değil, davacı şirkette çalışırken edindiği teknik bilgileri kullanarak, taklit ürün yapmaya ve davacı tarafın müşteri portföyünü kullanarak, aynı müşterilere satış yapmaya çalışmasının haksız rekabet oluşturduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta davalı tarafından taklit edilen sistemin, Türkiye’de sadece davacı müvekkilinde bulunan, başka benzeri olmayan bir sistem olduğunu, tüm bu hususların haksız rekabeti kanıtlamaya yeteceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece kurulan hükümde kısa karar ile gerekçeli karar arasında bir çelişki olmadığı gibi birleşen dava bakımından TR 2012 10737 Y sayılı faydalı model belgesinin tüm istemleri itibariyle yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili sonuç doğuracağından ve faydalı model belgesi baştan itibaren geçersiz olacağından, hükümsüzlüğüne karar verilen faydalı modelden dolayı tecavüz şartlarının da oluşmayacağı, dolayısıyla asıl davada anılan faydalı modele tecavüz iddiasına dayalı davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, asıl davada davalının davacıyı kötülemiş olduğu, kartvizit ve broşürlerinde ve bilgisayarlarında kullandığı tasarımla davacı ile karıştırılmaya sebebiyet verdiği, davalının davacının Serviscell projesini davalı şirkete geçirdiği, davacının Serviscell projesinin davalı şirket tarafından taklit edildiği ve bu nedenlerle haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği iddialarının sabit olmadığı, davacının müşteri listesini davalı şirkete taşıdığı iddiasına ilişkin olarak değerlendirme yapılabilmesi için ise taraf defterlerinin karşılaştırılması gerektiği, ancak davacı vekilinin verilen kesin sürelerde defterleri ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de bildirmediğinden, ispat yükü üzerinde olan davacının ticari defterleri ibrazdan kaçınmış ve davasını ispat edememiş sayıldığı, haksız rekabet iddialarının da ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davacı-birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davacı-birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada faydalı model belgesinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ref'i; birleşen davada faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 73 üncü, 83 üncü, 154 üncü, 155 inci ve 156 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davacı-birleşen davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.