11. Hukuk Dairesi 2022/6801 E. , 2024/2998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/898 Esas, 2022/1219 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1160 E., 2019/266 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...Ş. ile birleşen ... Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş'nin %39 oranında pay sahibi olduğunu, müvekkilinin şirket kuruluşundan sonra çeşitli sebeplerle yurt dışına çıkmak ve bir süre yurt dışında bulunmak zorunda kaldığını, Türkiye'ye döndükten sonra bir kısım sağlık problemleri yaşadığını, sağlık problemleri nedeniyle şirketle ilgilenemediğini, müvekkiline 1999 yılından sonra herhangi bir kar payı ödenmediğini, defalarca talep etmesine rağmen şirket bilançolarının gösterilmediğini, bunun üzerine müvekkili ...'nin şirket yönetim kurulu üyelerine ihtarname gönderdiğini, ihtarnamede geçmiş yıllara ilişkin bilançoların verilmesi ile kar payı ödemesinin talep edildiğini, ihtarnameden sonra müvekkilinin aranarak şirkette herhangi bir payı olmadığını ve talebinin karşılanmayacağının bildirildiğini, bu bildirim üzerine yapılan araştırma neticesinde müvekkiline ait bir payın olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin %39 payını kimseye devretmediği veya satmadığı gibi bu konuda kimseye yetki de vermediğinden usulsüz bir şekilde payının el değiştirildiğini, imzasının taklit edilerek evrakta sahtecilik yapılmış olabileceğini ileri sürerek davalı ...Ş.'ne tedbiren yönetici kayyım, olmadığı takdirde denetçi kayyım atanmasına, pay devrinin usulsüz yapıldığının ve müvekkilinin ... Sağlık A.Ş.'de %39 pay sahibi olduğunun tespitine, ... Sağlık A.Ş'nin davalı ...Ş ile birleşmesi neticesinde müvekkilinin ... Sağlık A.Ş.'ndeki paydaşlığının ve pay oranının tespitine, tespit edilen payın davalı şirketin pay defterine kaydı ile ayrıca tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili davalı aleyhine pay değerine ilişkin toplam 50.000,00 TL değerli davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, gerek usul yönünden gerekse esas yönünden reddi gerektiğini, davacının müvekkiline karşı pasif husumeti bulunmadığını, davacının ... Sağlık unvanlı şirketteki hisselerini, 1998 yılında devrederek ortaklıktan ayrıldığını, yaklaşık 20 yıl önce hisse devri gerçekleştiren davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından ... Sağlık’a kayyım atanmasına ilişkin tedbir talebinin haklı bir sebebe dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Hizmetler A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının 2007 yılında bu yana herhangi bir talepte bulunmadığı gibi sahte imza iddialarına yönelik bir talep ve şikayette de bulunmadığını, davacının hisselerini 1998 yılında devrederek ortaklıktan ayrıldığını, yaklaşık 20 yıl önce hisse devri gerçekleştiren davacının iddiaları zamanaşımına uğramış olup davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, pasif husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının bu taleplerinin hisseleri borsada işlem gören ... Sağlık’ın hissedarı üçüncü kişilerin haklarına halel getirecek mahiyette olduğunu, hukuk güvenliği ilkesi ile de bağdaşmadığını, davacı tarafından müvekkili şirket ... Sağlık’a kayyım atanmasına ilişkin tedbir talebinin haklı sebebe dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının talebine ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın müvekkili şirkete yöneltilmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, davacının öncelikle işbu davaya konu taleplerini ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin 19.10.2012 tarihli genel kurul toplantısı ile yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, dolayısıyla davaya konu 1999 ve 2007 yıllarına ilişkin söz konusu taleple ile ilgili müvekkilinin herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun olmadığını, 2007 yılında bu yana müvekkilinin bilgisinde herhangi bir talepte bulunulmadığı gibi sahte imza iddialarına yönelik bir talep ve şikayette de bulunulmadığını, davacı tarafından ... Sağlık’a kayyım atanmasına ilişkin tedbir talebinin haklı bir sebebe dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4. Diğer davalılar vekili celse beyanında; davaya konu taleplerin 1995-2012 yılları arasında olduğunu, bu tarihte müvekkillerinin hissedar olmadığını, 14.05.2014 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyeliğine seçildiklerinden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı talebinin ... Sağlık A.Ş.'ndeki pay oranının tespiti, pay defterine kaydı ve tesciline ilişkin olduğu ve davanın doğrudan doğruya şirkete karşı açılması gerekirken şirket haricinde ..., ... İnşaat A.Ş., ... B.V., ... B.V., ... B.V. ve ayrıca ... B.V.'ye yöneltildiği, bu davalıların pasif husumetlerinin olmadığı, davacının iddialarının yokluk ve butlana dayanması nedeniyle zamanaşımı süresi uygulanmayacağı, davacının 2007 yılında şirkete ihtar çıkarttığını, ihtarına olumsuz cevap verildiğini ve 2012 yılında şirketin ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ile birleştiğini belirtmesine rağmen davasını 2017 yılında açtığı hususları dikkate alındığında iddialarına itibar edilmediği, şirkette daha önce kendisiyle aynı soy ismi taşıyan Ü. M.'nin de 5 ortaklı şirkette ortak olduğu, 5 ortaklı şirketin küçük bir şirket olduğu, kar payı talebinin yerine getirilemeyeceğinden bahisle bu tarihten itibaren 10 yıl bekledikten sonra bu davayı açmasında hayatın olağanına uygun bir davranış olmadığı, davacının iddia ettiği gibi hisse devrini imzası olmadan taklit edilerek veya sahte olarak yapıldığı veya sahte bir vekaletname ile hisse devrinin sağlandığı tespit edilecek dahi olsa bu duruma bizzatihi davacının sebebiyet verdiğine kanaat getirildiği, davacının bu konuya ilişkin şikayette de bulunmadığı, aradan geçen zaman ve birleşme hususu da dikkate alındığında belge saklama süresinin dolduğu, 10 yılı çoktan aştığı, yapılan talebe rağmen bu belgelere ulaşılamadığı, ulaşılması imkanı olmadığı, ulaşılmış olsa bile davacının aradan geçen süredeki pasif durumu dikkate alındığında zımni bir onayı olduğuna kanaat getirildiği, davacının basiretli bir tacir olarak sicilde de ilan edilen kararlardan haberdar olmadığını söyleyemeyeceği, davacının dava hakkını kullanırken işbu hakkını kötüye kullandığı gerekçesiyle davanın davalılar ..., ... İnşaat. Tur. Nak. ve Dış Tic. A.Ş. , .... B.V., ... B.V,. ... B.V., ... B.V. yönünden pasif husumet yokluğundan, diğer davalı ...Ş. yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, zamanaşımı def'i reddedilerek davanın dinlenmeye başlandığını, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalı ...'ın ispata yarar defterlerini sunmaktan imtina ettiğini, bu durumda müvekkilinin iddiasını kanıtlamış sayılacağını, birleşme işlemlerinden itibaren beş yıl geçtiğini ve son on yılın evraklarının saklanması gerektiğini, kaçınmanın usulsüzlüğe dalalet olduğunu, mahkemenin sunulan savunmalar dışında değerlendirme yaptığını, müvekkilinin kanuni haklarını geç kullanmasının hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceğini, hak arama hürriyetinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin payının usulsüz biçimde el değiştirdiğini, el değiştirmeye ilişkin savunmanın altının doldurulmadığını, birleşmede işlenen pay defterinin durumu açıklayabileceğini, diğer davalılar bakımından verilen pasif husumet yokluğu kararının da doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının birleşen şirketin 1999 yılından itibaren oluşturulan hazirun cetvellerinde bulunmadığı, birleşen şirketin hisselerinin hamiline yazılı olduğu, davacının ise hisse senedi yahut zayi belgesini dosyaya sunmadığı, İlk Derece Mahkemesi gerekçe ve kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını genişleterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, birleşme sonucu devralınan Anonim Şirketteki pay devrinin yok hükmünde olduğundan bahisle paydaşlığın ve pay oranının tespiti ile pay defterine kaydedilmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi.
3. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 409 uncu ve 415 inci maddeleri .
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!