11. Hukuk Dairesi 2022/6764 E. , 2024/2755 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1539 Esas, 2022/1512 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/84 E., 2020/108 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin uzun yıllardır İstanbul’da şube sayısı dokuzu bulan "... LOKANTASI" olarak bilinen restoranlar zincirini işlettiğini, müvekkili ... adına 2012/11000 numaralı "..." ve 2013/35530 numaralı "... ... Lokantası" markalarının tescilli olduğunu, müvekkili ... adına 2013/35552 numaralı "... ... Lokantası"sının tescilli olduğunu, müvekkillerinin bu marka ile halen hizmet vermeye devam ettiklerini ve iyi bir müşteri çevresi kazandıklarını, davalı yanın müvekkillerinin iş yerinde işçi olarak çalışırken işten ayrılarak "... Lokantası" ibaresi ile lokanta açmış olduğunu, yazar kasa fişlerinde de "... Lokantası" ibaresinin kullandığını, davalının işlettiği lokantanın iç dizaynının dahi müvekkillerinin lokantalarının iç dizaynı ile aynı olduğunu, tüketiciler nezdinde lokantanın müvekkillerine ait olduğu izlenimini doğurduğunu, davalının müvekkillerinin tescilli "..." ve "... LOKANTASI" ibarelerinin öne çıkararak "... LOKANTASI" ibaresinin kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek belirsiz alacak davası açtıklarını bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "... Lokantası" markasının tescilli olduğunu, davacıların marka kullanımından haberdar olduklarını ve rızalarının olduğunu, davacıların markası ile müvekkili markasının farklı olduğunu, "..." ibaresinin tek başına marka tescili olmaya müsait olmadığını, olsa dahi zayıf marka niteliğinde olduğunu, davalı adına 43. sınıfta tescilli 2013/107241 numaralı "... ... LOKANTA" ve 2017/92296 numaralı "... LOKANTASI", 2017/112310 numaralı "... LOKANTASI" ibareli tescil başvurularının bulunduğunu, "... ... Lokantası" ibareli markanın 2013 yılından itibaren tescilli olduğunu, ilgili ibarenin fişlerde, vergi levhasında, işletme adı vs.yerlerde bilfiil kullanıldığını, davacı ...'ın 2012/11000 tescil numaralı "..." ibareli markayı 22.09.2014 tarihinde dava dışı üçüncü kişiden devir aldığını, davacının "..." markasının müvekkili davalının "... Lokantası" ibareli markayı kullanmasından 1 yıl sonra olduğunu, müvekkilinin "... Lokantası" ibareli markayı fiilen kullanmaya başladığında söz konusu markanın davacılar adına olmadığını, davacıların dava konusu markaların varlığından ilk andan itibaren haberdar olduklarını, davalının davacıların eski çalışanı olduğunun, davacının 2013 yılı itibari ile söz konusu kullanımlarından haber olduğunu ve kullanımlara sessiz kalarak zımnen kabul ettiğini, tescilli markalarının mevcudiyeti halinde söz konusu kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet vermeyeceğini, davacıların davalının marka kullanımından haberdar olup, rızalarının bulunduğunu, taraf markalarının farklı olduğunu, "..." ibaresi tek başına marka tescili olmaya müsait olmayıp, tescil edilmiş bile olsa zayıf marka olduğunu, "..." ibaresinin yer ismi olması sebebiyle zayıf marka olduğunu, TürkPatent nezdinde 43. sınıfta "..." ibaresini içeren pek çok marka bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar tespit raporunda davalı kullanımlarının davacılara ait tescilli markaya benzerlik ve iltibas oluşturduğu değerlendirilmiş ise de, taraf delilleri toplandıktan sonra alınan heyet raporunda da tespit olunduğu üzere davacıların "... LOKANTASI" ibaresini içeren marka tescillerinin zayıf marka niteliğinde olduğu, üçüncü kişilerin bu ibareyi içerir kullanımlarının önlenemeyeceği gibi "..." tescilinin de 43. sınıfta tanımlayıcı nitelikte olmasından kaynaklı olarak yine kullanımlara engel teşkil etmeyeceği, bu noktada davalının kullanımlarının (zayıf marka olduğu dikkate alındığında birebir taklit) markaya tecavüz olarak kabulünü gerektirir bir durumun bulunmadığı, herkesin kullanımına müsait markasal kullanımların markaya tecavüz ya da haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, yine davacı vekilinin konsept ve sunuma yönelik benzerlik iddialarının markaya tecavüzün konusunu teşkil etmediği, bunlara dayalı hak sahipliği iddiasına ilişkin değerlendirmelerin (tasarım tescil vs dayalı) ayrıca bir davanın konusunu teşkil edebileceği ancak bu durumun marka tecavüz davalının konusunu oluşturmadığı dikkate alınarak irdeleme konusu yapılmadığı, davalının davacının eski çalışanı olduğu 2013 yılından beri davalı kullanımlarının sürdürdüğü de dikkate alındığında davacıların açılan davada iyi niyetli olmadıkları, davaların hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığı" gerekçesiyle davacının sübut bulmayan markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik davalarının tümden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin eski çalışanı olmasının, müvekkilinin haksız marka kullanımından haberdar olduğuna karine olmayacağını, müvekkilinin 2012/11000 nolu ... markasının kelime anlamının "ormanlık sarp dağlar" anlamına gelip müvekkillerinin soy ismi olduğunu, ... ... LOKANTASI ve ... ... LOKANTASI markalarının da kelime markası olup asli unsurunun ... olduğunu, sözcüklerin başlangıç ve köklerinin bütünsel benzerlikte önemli olduğunu, her iki tarafın markalarındaki esas unsurun neredeyse birebir aynı olduğunu, ortalama tüketici nezdinde iki marka arasında bağlantı kurulması, çağrıştırmasının dahi karıştırma ihtimali için yeterli ölçü olduğunu, davalının kullandığı ... Lokantası markasındaki "LAR" kökünün ayırt edici vasfının bulunmadığını, markaların tescilli olduğu 43. sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde" kullanıldığını, orta düzeydeki tüketici kitlesinin dikkat düzeyi dikkate alındığında iltibasa yol açacağını, ... markasının 43. sınıfta 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(6769 sayılı Kanun)'nun 4'üncü maddesi uyarınca ticaret alanında cins, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten bir ibare olmadığını, söz konusu hizmetler için ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, benzer kullanımlarda iltibas bulunduğuna dair görüş içeren emsal bilirkişi raporları sunulduğunu, davalının müvekkilinin uzun yıllara dayalı, restoranlar zincirine dönüşen, haklı ününden kötüniyetli olarak yararlanmak istediğini beyanla kararın kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortalama tüketici kitlesinin ... ibareli markaları gördüğünde, kültürü, yemekleri ve tarihi yerleriyle meşhur olan ve bir coğrafi yeri temsil eden ... aklına geleceği, TürkPatent nezdinde 43. sınıfta tescilli ... ibareli birçok marka bulunduğu, her iki taraf markasında yer alan ... ibaresinin coğrafi bir yer adı olup kimsenin tekeline verilemeyeceğinden ve bu ibare markanın kullanıldığı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden zayıf bir ibare olduğundan, davacının bu ibareye ekler getirilerek kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, davalının ... LOKANTASI+şekil ve ...+şekil markasal kullanımlarının davacı markalarına tecavüz teşkil etmediğine ilişkin mahkeme kanaatinin yerinde görüldüğü, ayrıca tarafların İstanbul'da lokanta işlettikleri, davacının zincir restoran sahibi olduğunu beyan ettiği, 2013 yılından beri aynı sektörde faaliyet gösteren ve eski çalışanları olan davalının işletme adından ve markasından haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mahkemenin davacı tarafça açılan davanın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde bulunduğuna dair gerekçesinin de yerinde görüldüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabet koşulları oluşmadığından ayrıca davacı tarafça, davalının kullanımına sessiz kalarak dava açma hakkı yitirildiğinden ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının tescil ettirmiş olduğu markayı tescildeki hali ile kullanıp kullanmadığı, tescilli marka kullanımının davacı markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve buradan varılacak sonuca göre markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığı ile tazminat gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun'un 6 ncı, 7 nci ve 29 uncu maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile tazminat istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller 6769 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Madde metninde; “Marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu haklan üçüncü kişilere devretmek" marka hakkına tecavüz sayılan fiiller olarak sayılmıştır.
6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde ise marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları düzenlenmiştir. Buna göre; marka hakkı sahibi izinsiz olarak yapılması halinde ikinci fıkra kapsamında “Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması fillerinin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
2. Somut olayda, davacıların markaları "...", "... ... Lokantası" ve "... ... Lokantası", davalı markası ise gri zemin üzerine "... Lokantası+Logo+Şekil" ibarelerinden oluşmaktadır. Davalı, davacı taraf yanında çalışmakta iken, işten ayrılarak dava konusu "... Lokantası" şeklindeki ibareyi önce tescilsiz sonrasında da anılan şekilde tescil ettirerek ve fakat tescilden farklı "... Lokantası" olarak kullanımına devam etmektedir.
4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
" şeklinde belirtilmek suretiyle dürüst davranma ilkesi açıklanmıştır. Bu kapsamda davalının, daha önce davacılar çalışanı olması nedeniyle davacılara ait aynı ibareyi marka olarak tescil ettirmesi kötü niyetli olarak kabul edilmelidir.
3. Davalı, 07.05.2018 tarihinde tescil edilmiş markası bulunmasına rağmen, kendi markasını tescil edilmiş halinin dışında kullanmaktadır. Bu kullanım ise davacıların markası ile iltibas oluşturabilecek ve dolayısıyla hangi teşebbüse ait olduğu noktasında söz konusu hizmetlerin kökeninde karışıklığa sebep olabilecektir.
Bu durumda, davalı kullanımının davacı markasına tecavüz oluşturduğu, kötü niyetli kullanımların ise sessiz kalma yoluyla hak kaybına sebep olmayacağı ve dolayısıyla markaya tecavüzün oluştuğunun kabulü ile, ayrıca davacının talep ettiği tazminat yönünden tercih edilen hesaplama yönteminin sorulması ve yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda oluşan sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddi ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
I. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!