WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6749 E.  ,  2024/3200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1432 Esas, 2022/1525 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/370 E., 2022/400 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu çekte keşideci... Gayrimenkul Yatırım İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin davacı ve ... tarafından kurulduğunu ve yönetildiğini, ortaklığın müvekkilinden tamamen habersiz olarak ... tarafından sahte ve hukuka aykırı işlemler yapılmaya başlanmasıyla çekilmez hale geldiğini ve müvekkilinin söz konusu şirketle resmi ve fiili olarak ilişiğini tamamen kestiğini, işbu çekin keşide edildiği tarih itibariyle şirketi temsile yetkili iki kişi bulunduğunu, bu nedenle şirket adına kambiyo taahhüdünde bulunmak için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 370 inci maddesi gereği hem müvekkilinin hem de ...'un keşideci sıfatıyla kambiyo senedinde imzası bulunması gerektiğini, müvekkilinin söz konusu sahteliği şahsına karşı başlatılmış olan yargılama sonucunda öğrendiğini, bu nedenle söz konusu çek üzerindeki imzaya açıkça itiraz ettiklerini, imzanın bilirkişi marifetiyle incelenmesi ve karşılaştırılması sonucunda söz konusu çek üzerine atılı imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını ileri sürerek yargılama konusu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitini, davalı taraf imzanın müvekkiline ait olmadığını bilmesine rağmen takip başlatmakta ve şikayet davası açmakta kötü niyetli olduğundan %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin tek borçlusunun dava dışı şirket olduğunu, cebr-i icra ve haciz işlemleri de sadece borçlu şirkete karşı yapıldığını, çek üzerindeki keşidecinin de... Gayrimenkul Şirketi olduğunu bu nedenle dava konusu çek ve icra takibinden dolayı müvekkiline karşı açılan işbu menfi tespit davasının husumet yokluğundan reddi gerektiğini, çek üzerinde o dönemde şirketin yetkilisi olarak hem davacının hem de .....'un imzası bulunduğunu, tüm yasal unsurları taşıdığını ve kambiyo senedi vasfına haiz olduğunu, şirket yetkilisinin şifahi görüşmelerde şirketin borcunu kabul ettiğini, ancak borç için herhangi bir ödeme yapılmadığını, süresinde ileri sürülmeyen imzaya itirazın ise bu aşamada ileri sürülmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ve davacının yetkilisi olduğu şirket arasında ticari alım-satım-hizmet ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ... (AS Aydınlatma) tarafından davacının yetkilisi olduğu... Gayrimenkul şirketinin inşaatını üstlendiği projeye bir takım işler yapıldığını, dava konusu çekin de bu işler karşılığı müvekkiline keşide edildiğini, işbu yapılan işlere ilişkin faturaları da dilekçe ekinde dosyaya sunduklarını, ticari defterlerin incelemesi neticesinde bu hususların açıklığa kavuşacağını, aynı mahiyette başka çekler de bulunduğunu, işbu çeklerin ibraz edildiklerinde banka tarafından ödemelerinin yapıldığını ancak keşide edilen dava konusu çek ilgili bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığını, dilekçe ekinde sunulan tüm çeklerde dava konusu çekte olduğu gibi borçlu şirketin iki yetkilisinin de imzasının bulunduğunu, beyanla, müvekkiline karşı açılan haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle husumet yokluğu sebebiyle usulden ve esastan reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davanın İstanbul 24. İcra Ceza Mahkemesinin 2018/534 E. sayılı dosyası ile verilen kesin süreye istinaden açıldığı, davacının ilgili dosyada da imza itirazında bulunduğu, dava konusu çekin tetkikinde, çek üzerinde keşideci sıfatıyla atılan imzaların dava dışı... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'yi temsilen atıldıkları, çek üzerinde davacının şahsen borçlandığına ilişkin bir imza mevcut olmadığı gibi davacı tarafça bu hususun dava sebebi olarak da gösterilmediği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/2009 E.- 2021/2030 K. sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5943 E.- 2021/4502 K. sayılı emsal ilamları nazara alındığında dava konusu çek üzerinde davacının şahsı adına atılmış herhangi bir imza bulunmadığından ve dava konusu çek sebebiyle davacı aleyhine başlatılmış bir icra takibi mevcut olmadığından huzurdaki davanın açılmasında aktif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, dava menfi tespit istemine ilişkin olmayıp sahteliğin tespiti talebinden ibaret olduğundan ve davanın esastan değil husumetten reddine karar verildiğinden davalı lehine tazminata hükmedilemeyeceğine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; menfi tespit davası açabilmek için müvekkili aleyhine bir icra takibi başlatılmış olması şartı söz konusu olmadığını, huzurdaki davanın icra takibi başlatılmadan da açılabileceğini, dava konusu çeklerdeki imzaların müvekkilinden habersiz olarak ve müvekkili adına ... tarafından atıldığını, bu durum sebebiyle müvekkilinin iflas eşiğine geldiğini, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğunu, yalnızca sahteliğin tespiti talebine ilişkin olmadığını, İstanbul 24.İcra Ceza Mahkemesinin 2018/534 sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak, davanın esasına girilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2018/34957 E. sayılı dosyasına dayanak Garanti Bankası .... Şubesine ait 10.08.2018 keşide tarihli 166.000,00 TL bedelli çek örneğinden, davacının çek üzerinde şahsi imzasının bulunmadığı, keşideci imzası olarak ...Gayrimenkul Yatırım İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin kaşe ve üzerinde şirket yetkilileri adına imzaların bulunduğu, takip borçlusu olarak keşideci şirketin gösterildiği, davacının çekten dolayı borçlu sıfatı bulunmadığından aktif husumet ehliyetinin ve dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.