11. Hukuk Dairesi 2022/6713 E. , 2023/4378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/518 Esas, 2021/388 Karar
HÜKÜM : Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Asıl ve birleşen davada davalı vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit davalarından dolayı uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; özetle, asıl dava yönünden davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine 1.500.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, müvekkillerinin ...'a hiç bir borcunun bulunmadığını, davalı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/61546 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, çekin müvekkillerinden zorla boş olarak alındığını, davalının müvekkillerinin müzayaka hallerinden faydalanarak tefecilik yaptığını, bu nedenle ahlaka aykırı olarak alınan çek senedi ile müvekkillerinin borçlu olmadığını, birleşen dava yönünden de davalının Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2011/18584 E. sayılı takip dosyası ile müvekkilleri aleyhine 360.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak takip başlattığını, davalının tefecilik yaptığını ve bedelsiz olarak bu kapsamda bononun davalıya verildiğini, davalının müvekkillerinin muzayaka halinden yararlanıp ahlaka aykırı olarak tefecilik yaparak müvekkillerinin elinden zorla bonoyu aldığını, somut olayda gabinin yasal unsurlarının mevcut olduğunu ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve bu tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl dava yönünden, icra müdürlüğünün icra tutanağı ile borç ikrar edildiğinden davanın reddi gerektiğini, yine davacıların Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinde borçlarını ikrar ettiklerini, dava açılmasında davacıların hukuki yararının bulunmadığını, davacıların şikayet yolu ile müvekkilinin alacağını elde etmesini önleme gayreti içinde bulunduklarını, birleşen dava yönünden de davacıların bonodaki miktar kadar müvekkilinden borç aldıklarını kabul ettiklerini, bu sebeple davacıların menfi tespit davası açamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 27.06.2022 tarih, 2021/8081 E. ve 2022/5290 K. sayılı kararıyla, birleşen dava bakımından, davacıların dava dilekçesi ve yargılamanın diğer safhalarındaki beyanlarında davalıdan 310.000,00 TL borç para karşılığında 360.000,00 TL bonoyu davalıya verdiklerini ikrar ettikleri, davacıların bu ikrarı çerçevesinde birleşen dava bakımından takip konusu olan bononun 310.000,00 TL kısmı dışında borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gereğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davacıların asıl davaya yönelik olarak da kabul beyanlarının bulunduğunu, davacının çelişkili beyanlarda bulunduğunu, yargılamanın usul kurallarına uygun yapılmadığını ileri sürerek, kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava icra takiplerine konu kambiyo senetleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Asıl dava, 11.06.2012 tarihinde, Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2011/11965 Esas sayılı dosyasında takibe konu 1.500.000,00 TL tutarlı çek nedeniyle açılmış, yerel mahkemece 12.07.2012 tarihli kararla "davacılar ve vekilinin adresinin dilekçede gösterilmemesi ve 1 haftalık kesin sürede bu eksikliğin tamamlanmaması" nedeniyle HMK 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 27.03.2014 günlü kararı ile bozulması üzerine asıl dava yargılamasına Mahkemenin 2014/518 Esas sayılı dosyası üzerinde devam edilmiştir.
Birleşen dava ise Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/411 Esas sayılı dosyasında, 15.08.2012 tarihinde Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2011/8584 sayılı dosyasında takibe konu 360.000,00 TL bedelli bono nedeniyle açılmış olup Mahkemenin 18.07.2014 gün ve 2014/442 sayılı kararı ile davalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle davaların birleştirilmesine, yargılamaya Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 2014/518 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiş, bu aşamadan sonra konuları farklı ve birbirlerinden bağımsız nitelikteki davaların yargılaması asıl dava dosyası üzerinden yürütülmüş, yerel mahkemece yargılama sonucunda asıl ve birleşen dava yönünden 24.06.2021 tarihli hüküm tesis edilmiştir.
Asıl dava, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olmakla asıl davada verilen karar, kanun yolu incelemesi yönünden mülga 1086 sayılı HUMK hükümlerine ve temyiz incelemesine tabi bulunmaktadır.
Ancak 15.08.2012 tarihinde açılan, 24.06.2021 karar tarihine kadar da hiçbir kanun yolu incelemesine tabi tutulmayan birleşen davada verilen karar, 6100 sayılı HMK hükümlerine ve istinaf kanun yoluna tabidir.
Bu halde davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma ilamının kaldırılarak, birleşen davada istinaf kanun yolu incelemesi yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararın taraflarca temyiz edilmesi durumunda asıl davada verilen kararın birlikte temyiz incelemesine tabi tutulması gerekirken, yazılı şekilde davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!