WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6700 E.  ,  2024/2644 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/391 Esas, 2022/1054 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/267 E., 2021/369 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "NORM" seri ve "RIM-EX" markaları üzerinde üstün ve öncelikli hakkın müvekkili şirkete ait olduğunu, davalı yanın "Bien NORIM" ibareli markasının asli esaslı unsurunun "NORIM" ibaresi olduğunu, davalı markasının görsel olarak müvekkilinin markaları ile birebir aynı bulunduğunu, aynı sınıflarda tescilinin talep edildiğini, müvekkilinin markalarını davalıdan çok önce tescil ettirdiğini, davalının BİEN NO/RIM markasının müvekkili firmaya ait "Norm" ve “RIM” ibareleri kullanılarak aynı yazı karakteri ile görsel, işitsel, fonetik bakımdan neredeyse birebir aynı olacak şekilde oluşturduğunu, davalı tarafın "Bien NO/RIM" markasının tescili halinde müvekkili şirketin kazandığı tanınmışlıktan yararlanacağını, müvekkili şirketin seri markalarından biri olduğu izlenimini yaratarak tüketiciyi yanıltacağını, haksız kazanç edineceğini, davaya konu markanın kötü niyetli bir tescil olduğunu ileri sürerek 2016-M-3037 sayılı YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firma markasında belirleyici ve asli unsurun BİEN ibaresi olduğunu, uzun yıllardır gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında BİEN adı ile faaliyette bulunduğunu, tanınmış marka olduğunu, markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile NORM ve RIM-EX ibareli davacı markaları ile 2015/02459 sayılı BIEN NO/RIM ibareli davalı marka başvurusu arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayniyet ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığı, NORM ve RIM-EX ibareli davacı markaları ile 2015/02459 sayılı BIEN NO/RIM ibareli davalı marka başvurusu arasında arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davalı marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada 2 bilirkişi raporu arasında çelişki giderilmeksizin, 2 nci rapor dikkate alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporu ve bu rapora göre verilen kararın dosyada mevcut delillere ve maddi gerçeklere aykırı olduğunu, davalı markasının aynı sınıflarda tescil edildiği kabul edilmesine rağmen müvekkilin seri markalarının esas unusuru ''norm'' ibaresinin davalı markada da esas unsur olarak kullanıldığının dikkate alınmadığını, görsel, işitsel ve fonetik bakımdan benzer olan marka ibarelerinin aynı sınıflarda tescilli olduğu bir durumda verdikleri genel izlenimle müvekkili markayı seri markalarını akla getireceğini ve iltibas yaratacağının kaçınılmaz olduğunu, bu benzerlikten, davalı markanın fayda sağlayıp sağlamayacağı, müvekkilin “NORM” seri markalarının; ayırt ediciliğinin zarar görüp görmeyeceğinin tespiti için müvekkil şirketin toplumdaki yeri ve ürünlerine tanınırlığına bakılmadığını, müvekkil şirket “NORM” esas unsurlu seri markaları ve (RIM-EX markaları tescillerinin, öncelik ve müktesep hakkının var olduğu bir durumda davalı yanca küçük bir ilave ile “Bien NO/RIM” marka ibaresi tescilinin hukuka aykırı ve kötü niyetli bir tescil olduğunun göz ardı edildiğini, davalı adına gerçekleştirilen tescilin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesine de aykırılığı dikkate alınmadığını, davanın 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil seri markaların esas unsuru “Norm” ile, davalı marka esas unsuru “No/rım” benzerliği ve aynı sınıftaki tescil nedeniyle de davanın 8 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre kabulü gerektiğini, dava konusu marka ibaresi ve markanın tescili istenen emtia sınıfı birlikte gözetildiğinde, benzerlik olgusunun iltibasa ve bağlantı ihtimalini de içerecek derecede karıştırılmaya yol açılıp açılmayacağı hususlarının değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre başvuru konusu marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, işaretler arasında benzerlik görülmediğinden davacı markalarının tanınmış olduklarının kabulü halinde dahi bunun başvurunun tesciline engel olmayacağı, yine başvurunun kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.