11. Hukuk Dairesi 2022/6695 E. , 2024/2645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2012 Esas, 2022/1246 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/346 E.,2019/57K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, men'i ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Manisa'da şehir suyu arıtma sistemi kurulumu ve su arıtma cihazı satış, montaj, servis ve bakım işi yaptığını, işe başlangıç tarihinin 04.09.2014 olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesi ve Manisa Ticaret Odası kayıtlarında ticaret ünvanının "... Manisa Su Arıtma" olarak tescil edildiğini, bu ibareyi hem ticaret unvanı, hem de ortak marka olarak tescil edip benimsediğini, "http://manisasuaritma.com/" alan adlı internet sitesinin 25.03.2014 tarihinden itibaren yayında olduğunu, "Manisa Su Arıtma" markasının 26.09.2017 tarihinde 11. sınıfta tescil edildiğini, davalının ise "Manisa Su Arıtma Sistemleri" isimli marka için 35. ve 37. sınıflarda 03.03.2017 tarihinde başvuru yaptığını, 2017/07139 numara ile 18.07.2017 tarihinde tescil edildiğini, ancak davalının bu markasını kullanmadığını, dükkan tabelasında HMK ticaret ünvanını kullandığını, internet sitesinin http://www.hmkticaret.com şeklinde olduğunu, sattığı ürünlerde HMK logosunun bulunduğunu, davalının müvekkilinin sahip olduğu ve Manisa ili içinde tanınır hale getirdiği "Manisa Su Arıtma" isimli markasının tanınırlığından ve müşteriler nezdindeki kalite algısından yararlanmak için "Manisa Su Arıtma Sistemleri" markasını tescil ettirdiğini, müvekkilinin hem maddi hem de saygınlık bakımından zarara uğrama tehlikesine maruz kaldığını, taraf markalarının benzer olup karıştırılma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) siciline 2017/07139 numara ile kayıtlı olan davalıya ait "Manisa Su Arıtma Sistemleri" markasının, müvekkilinin "Manisa Su Arıtma" markasına ve ayrıca ticaret ünvanına yarattığı tecavüzün tespiti ile men'ine, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Manisa" ibaresinin markanın esaslı unsuru olamayacağını, herhangi bir tarafa tekel olarak verilemeyeceğini, yine "su arıtma" ibaresinin de ayırt edici nitelikte olmadığını, markanın esaslı unsurunu oluşturamayacağını, müvekkilinin marka olarak tescil ettirdiği ibarenin müvekkili tarafından işletme adı olarak 03.03.2016 tarihinden beri aktif olarak kullanıldığını, davacının "... Manisa Su Arıtma" şeklinde unvan tescilinin ise 28.06.2016 tarihli olduğunu, tecavüz iddiasının asılsız olduğunu, müvekkilinin markasının davacının markası ile aynı veya benzer olmadığını, davacının 11. sınıfta tescilli markasının mavi-yeşil üç yapraklı yonca ve su damlası görselinin bulunduğunu, müvekkilinin markasında ise görsel bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından davalıya ait TÜRKPATENT sicilinin 2017/07139 sırasında kayıtlı olan Manisa Su Arıtma Sistemleri markasının davacıya ait TÜRKPATENT'in 2016/107520 sırasında kayıtlı markasına ve davacının ... Manisa Su Arıtma ticaret ünvanına tecavüz teşkil ettiği, tecavüzün tespiti, meni ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü ile terkinine karar verilmesini dava etmiş ise de, bilirkişi raporuna göre "Manisa Su Arıtma" ibarelerinin davaya konu mallar ve hizmetler açısından ayırt ediciliklerinin olmaması veya düşük olması, davacı markasından ayırt edici bir şekil unsurunun bulunmaması ve davalı markasında davacı markasından fazla olarak sistemleri ibaresinin bulunması yine, tescilli markalardaki malların ve hizmetlerin aynı sınıflardaki aynı veya aynı tür olan mallar ve hizmetler olmaması nedeni ile davalı markası ile davacı markası arasında karıştırmak ihtimali olmaması nedeni ile davalı markasının davacı markasına ve ticaret ünvanına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Manisa Su Arıtma" ibaresinde kullanılan kelimeler tek tek ayırt edici değilse de, birlikte kullanılması halinde ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.04.2000 tarih, 1999/9575 E. ve 2000/2998 K. sayılı kararında KHK'nın 7/1-f bendi gereğince tek başına marka olarak tescili mümkün olmayan İstanbul, Ankara gibi coğrafi yer isimlerinin "İstanbul Şarabı", "Ankara Pazarları", "Restaurant İstanbul" gibi bir başka sözcüğün ilavesi ile tescil edilebileceğinin kabul edildiğini, mahkeme kararında belirtilen "davacı markasında ayırt edici bir şekil unsurunun bulunması" tespitinin de kabul edilemez olduğunu, şekil unsurunun tek başına ayırt edici olmadığı gibi markanın esaslı unsuru da olmadığını, "Manisa Su Arıtma" bölümünün esaslı unsuru olduğunu, bu esaslı unsurun birebir olarak davalı markasında kullanılmakta olduğunu, mahkemece “karıştırma ihtimali” olgusunun değerlendirilmediğini,bilirkişi raporunda yeterli incelemenin yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Manisa Su Arıtma" ibarelerinin ihtilaf konusu mallar ve hizmetler açısından ayırt ediciliklerinin olmadığı veya çok düşük olduğu, ayırt edicilikleri çok düşük ibarelerde markalardaki küçük değişikliklerin bile markaları farklılaştırmaya yeterli olduğu, davacı markasında ayırt edici bir şekil unsurunun bulunduğu, davalı markasında fazladan "Sistemleri" ibaresinin bulunduğu ve markaların tescil edildiği malların ve hizmetlerin aynı sınıflardaki aynı veya aynı tür olan mallar ve hizmetler olmadığı, davalı markası ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimali olmadığı ve davalı markasının davacı markasına tecavüz teşkil etmediği görüşünün bildirildiği, davaya konu davalı markasının, davacının markasına tecavüz teşkil etmediği, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!