11. Hukuk Dairesi 2022/668 E. , 2023/3398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kısmen Kabul
SAYISI : 2017/718 E., 2019/262 K.
Taraflar arasındaki genel kurul karar iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın da davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in annesi muris ... 'dan miras yolu ile kalan hisselerden dolayı davalı şirket ortağı oldıuğunu, şirketin 2015-2016 yılları için genel kurulunu 26.07.2017 yılında yaptığını, iki yılın genel kurul toplantısının birlikte yapılamayacağını, genel kurulda alınan kararların da yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin 2 nci maddedeki 2015-2015 yıllarına ait Yönetim Kurulu faaliyet raporunun okunması, 3 üncü maddesindeki 2015-2016 yıllarına ait denetçi raporunun okunması, 4 üncü maddesindeki 2015-2016 yıllarına ait bilanço ve gelir gider fark hesaplarının okunması incelenmesi, 5 nci maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin ibra olunması, 6 ncı maddesindeki denetçinin ibra olunması, 7 nci maddesindeki denetçinin 1 yıllığına seçimi, 8. maddesindeki şirkete ortak Gökçe İncel tarafından gönderilen ihtarnamelere konu gündemlerin görüşülmesi ve değerlendirilmesi ve 9 uncu maddesindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 334 ve 335 inci maddeleri uyarınca Yönetim Kurulu üyelerine izin verilmesi hususlarında alınan kararlara katılmadığını ve olumsuz oy kullanarak maddelerin oylanması esnasında muhalefet şerhini bildirdiğini ileri sürerek alınan bu kararların iptaline ve kararların yürütmesinin durdurulmasına, şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirkette organ boşluğu bulunmadığını, toplantı öncesi defter ve kayıtların şirket merkezinde incelemeye açık tutulmasına rağmen davacının şirkete gelerek kayıtları incelemediğini, şirket genel kurullarının birlikte yapılmasının yasaya aykırı olmadığını, denetçi atanmasının davacının talebi olduğunu, atanan kişiye toplantıda itiraz edilmediğini, buna rağmen denetçi atanmasına ilişkin kararın iptalinin talep edilmesinin anlamsız olduğunu, şirketin tüm kayıtlarının ibrazının mümkün olmadığını, bilanço ve diğer belgelerin genel kurul öncesi incelemeye sunulduğunu, şirketin yasa ve ticari teamüllere uygun şekilde idare edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 26.07.2017 tarihli Genel Kurul toplantısında 2015 ve 2016 yıllarının birlikte yapılmasına yasal engel bulunmadığı, toplantıda alınan 3 nolu karar incelendiğinde, Yönetim Kurul Faaliyet Raporunda davalı şirketin müşterek borçlu ve ilzama yetkili diğer 2 yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunmadığı, Genel Kurul toplantısı öncesinde Genel Kurul tarafından denetçi tayini yapılmamış olması sebebiyle Akif ...'ın davalı şirkette yasal olarak denetçi sıfatının oluşmadığı, bu sebeple 2015 ve 2016 yılı Akif ... tarafından imza edilmiş Denetçi Raporuna itibar edilemeyeceği anlaşıldığından, 2015 ve 2016 yıllarına ait Yönetim Kurul Faaliyet Raporu, Denetleme Kurulu Raporunun okunmasına yönelik 3 nolu kararın iptali gerektiği; 4 nolu karar incelendiğinde yine denetçi sıfatı bulunmayan denetçi tarafından tanzim ve imza edilmiş olması sebebiyle 2015 ve 2016 yıllarına ait bilanço ve gelir gider hesaplarının okunmasına yönelik 4 nolu kararın iptali gerektiği; 5 nolu karar incelendiğinde denetçi sıfatı bulunmayan denetçi tarafından hazırlanan Denetçi Raporuna itibar edilemeyeceği, bilançoların gerekli denetime tabi tutulmadığı anlaşılmakla yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da iptali gerektiği; özel denetçi atanması talebinin reddine yönelik 6 nolu karar yönünden iptal için gerekli yasal şartların oluşmadığı; gündemde olmasa da yönetim kurulu üyesi seçilmesinin kanunen mümkün olduğu anlaşıldığından 7 nolu kararın iptali için gerekli yasal şartların oluşmadığı; toplantı öncesinde yetkili organ genel kurul tarafından seçilmemiş bulunan ve denetçi sıfatına sahip olmayan kişinin ibrasına dair alınan kararın iptali gerektiğinden 8-a nolu kararın iptal şartlarının oluştuğu; 8 nolu kararda ikinci olarak Akif ...'ın 1 yıl süre ile görev yapmak üzere denetçi olarak seçilmesine karar verildiği, bu kararın yasa, sözleşme ve objektif iyi niyet kurullarına aykırı bulunmadığı ve iptali gerekmediği; kesinleşen mahkeme kararının uygulanması talebine dair ihtarnamelerin görüşüldüğü 9 nolu kararın iptale tabi bir karar olmadığı, 10 nolu karar açısından 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen oy yoksunluğu nedeniyle yeterli nisap sağlanamadığından kararın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 26.07.2017 tarihli olağan genel kurulunda alınan 3,4,5,8-a, 10 nolu kararlarının iptaline; 6,7,8-b,9 nolu genel kurul kararlarının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurulda alınan 9 nolu kararın iptali isteminin reddine ilişkin kısmının yerinde olmadığını, kesinleşen bir mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini beyan ederek davanın bu madde yönünden de kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığını, şirketin denetime tabi bulunmadığını, bu sebeple denetçi atanmasının da zorunlu olmadığını, faaliyet raporundaki imza eksikliklerinin giderilmesinin mümkün olduğu, hesap ve bilançoların yasaya uygun şekilde düzenlendiğini, denetçi bulunmadığı gerekçesi ile ibra kararının iptalinin hatalı olduğunu, 10 nolu kararın iptali görüşünün yerinde olmadığını, genel kurulda alınan bu kararın kişisel işler için olmayıp aksine şirket işlerine ilişkin olduğunu, şirket adına iş yapılabilmesi ve şirketin işlerinin yapılmasının sağlanması için verilmiş bir yetki bulunduğu, davanın süresinde açılmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 9 nolu genel kurul kararı ile esasen herhangi bir karar alınmadığı, mahkeme kararına karşı yargılamanın yenilenmesi davasının sonucunun beklenmesi yönünde karar alındığı, iptale tabi bir karar olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, genel kurulun 10 nolu kararının oy çokluğuyla alındığı, yapılan hesaplamaya göre şirketin toplam 163.200 payının bulunduğu, bu payların 1.658 adetinin davacıya, 53.847 adetinin ... ...'a, 53.848 adetinin ...'a, 53.847 adetinin ...'e ait olduğu, anılan karara davacının olumsuz oy verdiği, diğer yönetim kurulu üyelerinin de kendisine yetki verilmesine ilişkin oylamada oy kullanmayacakları kabul edildiği, her bir yönetim kurulunun kendi açısından kullandığı oyların çıkarılması sonucu kararın gerekli nisapla alındığı, zira kardeşlerin bu oylamada oydan yoksunluklarının bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince genel kurulun 10. maddesine yönelik istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, genel kurulun 5 nolu yönetim kurulunun ibrasına dair alınan kararın, genel kurulda görüşülen denetçi raporunun usulü kararında yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği, davalı şirketin yönetim kurulunun ... ..., ... ve ...'den oluştuğu, her bir yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanmadıkları, ancak birbirlerinin ibralarında oy kullandıkları, esasen oy hakkından yoksun yönetim kurulu üyelerinin kullandıkları oy hiç yokmuş gibi karar nisabının hesaplanması gerektiği, bu durumda ibra için yeterli nisabın sağlanamadığı, bu nedenle 5 numaralı kararın yoklukla malül olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle kararın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile genel kurulunda gündemin 3, 4 ve 8-a numaraları ile alınan kararların iptaline, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak alınan 5 numaralı kararının yoklukla malül geçersiz bir karar olduğunun tespitine, genel kurulun diğer maddeleriyle alınan kararlara yönelik iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sair itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 436, 445 ve 446 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!