11. Hukuk Dairesi 2022/6643 E. , 2024/3536 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/161 Esas, 2022/695 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/367 Esas, 2020/343 Karar
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı olduğu YİDK’nın 2003-M-1251 sayılı kararına ilişkin davanın müvekkili aleyhine karar verilerek kesinleştiğini, kararda başvuru tarihinin esas alınarak davacının müktesep hakkının bulunduğunun kabul edilerek davanın kısmen kabul edildiğini, ancak kararı veren hakimin bilirkişi olarak verdiği bir başka mahkemedeki raporda davacının müktesep hakkının bulunmadığı yönünde görüş beyan ettiğini, bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinin (f) bendi uyarınca yargılamanın iadesi kapsamında bulunduğunu, bunun yanında tarafları, konusu ve sebebi aynı olan Ankara 4. FSHHM’nin 2013/350 E.- 2015/236 K. sayılı dosyasında davanın reddine dair verilen kararın kesinleştiğini, bu dosyanın da iş bu davada yargılamanın iadesi sebebi oluşturduğunu ileri sürerek 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (ğ), (ı) ve (h) bentleri uyarınca yargılanmasının iadesi talebinin kabulü ile Ankara 3. FSHHM’nin 2013/104 E., 2014/263 K. sayılı kararının tamamen kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı konumunda olduğu davadaki yargılamanın iadesini gerektirecek bir neden olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; Ankara 1. FSHHM'nin 2016/376 E. sayılı dosyasında 2014/90845 sayılı "BRAVO NICE CREAM" ibareli marka ile ilgili verilen bilirkişi raporunun bu dosyada yargılamanın iadesi nedeni olamayacağı, ayrıca bu raporda, iş bu dosyada müktesep hak konusu olan 2003/14531, 2007/21557, 2009/293, 2008/71769 ve 2008/71768 sayılı markaların değerlendirilmediği, sadece davanın konusu olan 2010/17562 sayılı markanın hükümden düştüğünün ve bu markanın müktesep hak teşkil etmeyeceğinin belirtildiği, bu değerlendirmenin kim tarafından yapılırsa yapılsın iş bu dava bakımından yargılamanın iadesi nedeni olamayacağı, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/201 E. sayılı dava dosyasının konusunun 2011/28863 sayılı "GOLF BRAVO JUNIOR GOLD İkimiz 2+şekil" ibareli markaya ilişkin olduğu, iş bu davaya müktesep hak teşkil eden karşı tarafa ait 2003/14531, 2007/21557, 2009/293, 2008/71769 ve 2008/71768 sayılı markaların hükümden düştüğü hususunun bu davada karara bağlanmış ve kesinleşmiş olmadığı gibi, iş bu dava bakımınıdan yargılamanın iadesi sebebi oluşturamayacağı, dava konusu olan markanın da farklı olduğu hususu da gözetildiğinde Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kararı ile iş bu kararı ortadan kaldırılmasının söz konusu olmadığı, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/121 E. sayılı dava dosyasının konusunun 2011/104821 sayılı "GOLF DONDURMA KEYFİ VENÜS +şekil)" ibareli markaya ilişkin olduğu, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci bir davanın bulunmadığı, ayrıca Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kararının iş bu mahkemenin verdiği kararı ortadan kaldırmasının söz konusu olmadığı, yargılamanın iadesi talebinde bulunan taraf isteminin 6100 sayılı Kanun'un 375 ve devamı maddesinde sınırlı olarak belirtilen yargılamanın iadesi nedenlerinden hiçbirine uymadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı konumunda olduğu, yargılamanın iadesinin istenildiği Ankara 3. FSHHM'nin 2013/104 E.- 2014/263 K. sayılı dosyasında verilen kararın başvuru tarihi esas alınarak verildiğini, ancak aynı taraflara ait Ankara 1. FSHHM’ nin 2016/376 E. sayılı dosyasında alınan 09.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda YİDK karar tarihine göre karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiğini, bunun aynı kişi tarafından yapıldığını, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (f) bendi uyarınca, bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması kapsamında yargılamanın iadesine karar verilmesi gerektiğini, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/350 E.- 2015/236 K. sayılı kararında davanın reddine karar verildiğini, dolayısıyla, 2011/28863 nolu “golf bravo gold ikimiz 2 şekil” ibareli markaya ilişkin verilen kararın kesinleştiğini, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (ğ) maddesine göre, karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması, aynı kanunun 375 inci maddesinin (ı) bendine göre, bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması maddeleri kapsamında yargılamanın iadesine karar verilmesi gerektiğini, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23.06.2015 tarih, 2014/121 E.-2015/186 K. sayılı kesinleşen YİDK kararının iptali dosyasında davacının müktesep hakkının olmadığına ve davanın reddine karar verildiğini, dosyaların birebir benzemekte olup, dosyalardaki tek farkın “bravo” ve “venüs” ibareleri olduğunu, bu kapsamda, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (ğ) maddesi uyarınca karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olmasının, 375 inci maddesinin (ı) bendi uyarınca, bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması, kapsamında yargılamanın iadesine karar verilmesi gerektiğini, iadesini talep edilen dosyada kesinleşen karardaki markada BRAVO ibaresinin ön plana çıkarılması, başvuru ve kullanım arasındaki marka logolarında hileli davranışlarda bulunarak diğer unsurları okunamayacak kadar ufaltması karşısında 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (h) bendi uyarınca, lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması maddesi kapsamında kapsamında da yargılamanın iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yargılamanın iadesi talebinde bulunan tarafın, iadesi talep olunan davanın davalısı konumunda olduğu, davasını HMK'nın 375. maddesinin (f), (ğ), (h) ve (ı) bentlerine dayandırdığı, Ankara 1. FSHHM'nin 2016/376 E. sayılı dosyasında 2014/90845 sayılı "BRAVO NICE CREAM" ibareli marka ile ilgili verilen bilirkişi raporunun iş bu dosyada yargılamanın yenilenmesi nedeni olamayacağı, aksi düşünülse dahi bu bilirkişi raporunda, iş bu dosyada müktesep hak konusu olan 2003/14531, 2007/21557, 2009/293,2008/71769 ve 2008/71768 sayılı markaların değil sadece davanın konusu olan 2010/17562 sayılı markanın hükümden düştüğünün ve bu markanın müktesep hak teşkil etmeyeceğinin belirtildiği, ayrıca bu belirlemenin kim tarafından yapılırsa yapılsın sonuca bir etkisinin de olmayacağı, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/201 E. sayılı dava dosyasının konusunun ise başka ibareli bir markaya ilişkin olduğu, ayrıca 2003/14531, 2007/21557, 2009/293, 2008/71769 ve 2008/71768 sayılı markaların hükümden düştüğü hususunun bu davada karara bağlanmış ve kesinleşmiş olmadığı, bu nedenle bu davada verilen kararın da yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturamayacağı, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/121 E. sayılı dava dosyasının konusunun da farklı ibareli markaya ilişkin bulunduğu, taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı bulunmadığı, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kararının iş bu mahkemenin verdiği kararı ortadan kaldırılmadığı, yargılamanın iadesi talebinde bulunan taraf isteminin 6100 sayılı Kanun'un 375 ve devamı maddesinde sınırlı olarak belirtilen yargılamanın iadesi nedenlerinden hiçbirine uymadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371, 375 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!