11. Hukuk Dairesi 2022/6625 E. , 2024/2914 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1550 Esas, 2022/1023 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/495 E., 2017/629 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2011/66454, 2011/66456, 2011/66457, 2011/66455 sayılı ve "...", "...", "....", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescilli 2013/31795 sayılı "..." markasının, müvekkil adına tescilli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, seri marka izlenimi yaratarak, halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, dava konusu markada, müvekkili adına tescilli "..." ibaresini içerir seri markalardan farklı olarak tek bir harf değişikliğine gidildiğini, ancak söz konusu değişikliğin markaya hiçbir ayırt edicilik katmadığını, Türkiye Türkçesi Ağızlar Sözlüğü'nde “DANE" kelimesinin anlam karşılığı olarak “...” ibaresinin yer aldığını ve bazı yörelerde "..." anlamında “DANE" kelimesinin kullanıldığını, müvekkiline ait markalar ile davalıya ait markanın aynı, aynı tür, benzer ve ilişkili mallar için tescil edildiğini, müvekkiline ait "..." ibareli markaların tanınmış marka olduğunu, davalının dava konusu marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2013 yılından beri "İri ..." markasını 29 ve 30. sınıflarda tescilli olarak kullandığını, ana faaliyet konusunun bakliyat ve pirinç üretimi ve paketlemeleri olduğunu, 2014 yılından bu yana ise "iri ... sarı çeltik" markasını da 30. sınıfta kullandığını, önceki tarihli kullanımı nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu, davacının benzerlik iddia ettiği markalardaki başlıca unsur olan "..." ile müvekkilinin "..." markasında yer alan "dane" kelimesinin birbiri ile aynı anlamı ifade etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacıya ait "..." markası ile davalıya ait "..." markasının 30. sınıftaki mallar bakımından aynı tür mal/hizmeti kapsadığı, ancak 29. sınıf bakımından aynı tür mal/hizmeti kapsamadığı, bununla birlikte davacıya ait "..." markası ile davalıya ait "..." marka işaretleri arasında anlamsal, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, bu bağlamda davacıya ait yalnızca "..." markası ile davalıya ait "..." markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin olduğu, davacının markalarının tanınmışlığı için yeterli belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2013/31795 tescil sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2013/34956 tescil numaralı "iri ..." markasından kaynaklanan kazanılmış hakkının mahkemece değerlendirilmediğini, davacının markalarının tüketici nezdinde "draje" gibi ürünlere işaret ettiğini, "..." markasının ise tarımsal bir ürüne işaret ettiğini, "..." markası ile "..." markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 30. sınıfta tescilli "..." ibareli markası ile davalının hükümsüzlüğü istenen ve 29 ve 30. sınıf mallarda tescilli "..." markasının, 30. sınıftaki mallar bakımından "aynı tür" mal/hizmeti kapsadığı, buna karşılık 29. sınıf mallar yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında "benzer" olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 2013/31795 tescil sayılı markanın "30. sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububat (tahıl) ve mamulleri. Pekmez." malları yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!