WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6586 E.  ,  2023/5887 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından bayi olarak işletilen akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmaz kaydına davacı lehine 16.10.2002-16.10.2012 dönemi için intifa hakkı tesis edildiğini, dikey ilişkinin başlangıçta öngörülen süre kadar devam edeceği inancı ile 2003-2010 yılları döneminde davacının taşınmaza sabit yatırımlar yaptığını, ancak Rekabet Kurulu kararları gereğince 18.09.2010 tarihine kadar muafiyetten yararlanabildiğini, bu tarihten sonraki süre bakımından bayilik sözleşmesi ve bununla ilintili sözleşmelerin geçersiz gelmesiyle sabit yatırım bedelinin geçersiz ve davacı tarafça kullanılamayacak süresine karşılık gelen kısmının 18.09.2010 tarihinden sonraki dönem için sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu belirterek, akaryakıt istasyonuna yapılan sabit yatırım bedelinin geçersiz ve kullanılamayacak süresine karşılık gelen kısmının 18.09.2010 tarihi itibariyle güncellenmiş değeri olan 18.537,93 TL'nin 18.09.2010 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile davalı şirketin müşterek borçlu ve müteselsil borçlu olması suretiyle davalıların taşınmaza malik oldukları süreler gözetilerek davalardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; bayilik sözleşmesinin 31.10.2010 tarihinde Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda sona erdiğini, davacının ariyet olarak verdiği malzemelerin tümünü iade aldığını, kalan bir şey varsa alabileceklerini, sebepsiz zenginleşme anlamında bir kazanımı kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 13.05.2015 tarih, 2013/302 E. ve 2015/262 K. sayılı kararı ile davalının, davacının taşeron vasıtasıyla sabit yatırımların tamamını sökerek götürdüğünü iddia etmekle beraber bu konuda delil ibraz etmediği, keşif ve tanık dinlenmesi hususundaki taleplerinin dosya içeriği ve davanın niteliği gereği reddedildiği, cari hesap incelemesinde davacının davalıdan 8.709,06 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.709,06 TL sabit yatırım alacağının davalı Gümüşbağ Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Dairemiz Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarih, 2016/3751 E. ve 2016/10180 K. sayılı kararı ile Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihli kararında belirtildiği gibi tarafların 01.03.2010 tarihinde 5 yıl süreli olmak üzere rızaen anlaşarak yeni bir sözleşme yapmalarına engel bulunmadığı, Rekabet Kurulu kararına uymama yaptırımının idari bir yaptırım olup, grup muafiyetinden yararlanmamak olduğu, taraflarca akdedilen 01.03.2010 tarihli sözleşmenin de Rekabet Kurulu tebliğinde belirtilen koşullara uygun olarak yapılmış olduğu, bu durumda zaten tavsiye niteliğindeki ve sadece idari yaptırım içeren Rekabet Kurulu kararları sebep gösterilerek herhangi bir talepte bulunulamayacağı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin tarihi ve süresi gözönüne alındığında davacının herhangi bir talebe hakkı bulunmadığı, ayrıca davacının sözleşme gereğince yapılan sabit yatırım bedeli talebine ilişkin olmakla bayilik sözleşmesinin tarafı olmayıp, taşınmaz maliki olan davalılar ...'nün davada pasif husumet ehliyetleri olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, hükmün davacı vekilince temyiz edildiği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 16.05.2013 tarihli kararı ile bozulduğu, hükmüne uyulan 2012/11102 E. - 2013/9048 K. sayılı bozma ilamında "1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve ...'ye yönelik olarak kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Davacının davalılardan Gümüşbağ Petrol Ürün. San. Tic. Nak. İnş. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti.'ye yönelik temyizine gelince; Davacı ile davalı Gümüşbağ Petrol Ürün. San. Tic. Nak. İnş. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. arasında 01.09.2010 tarihli “Protokol” düzenlenmiş olduğu dosya içeriği ile sabit olup, bu protokole taraflar karşı çıkmamışlardır. Anılan protokol ile davalı şirketin edinilen kıymetlerin değerini ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde protokol hükümleri de değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken bu yön gözetilmeden ve karar gerekçesinde gösterilen 01.03.2010 tarihli sözleşmesinin süresi (6) ay olmasına rağmen (5) yıl olduğunun kabulü ile eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." denildiği, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının, davacının taşeron vasıtasıyla sabit yatırımların tamamını sökerek götürdüğünü iddia etmekle beraber bu konuda delil ibraz etmediği, keşif ve tanık dinlenmesi hususundaki taleplerinin dosya içeriği ve davanın niteliği gereği reddedildiği, cari hesap incelemesinde davacının davalıdan 8.709,06 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.709,06 TL sabit yatırım alacağının davalı Gümüşbağ Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, hükmün taraf vekillerince temyiz edildiği, hükmüne uyulan bozma ilamında sabit yatırım giderlerinin tespiti yönünden inceleme yapılması gerektiği belirtildiği, bu durumda mahallinde keşif yapılarak sabit yatırımların nelerden ibaret olduğu belirlenip sözleşmenin 6. maddesi hükmü de gözetilerek bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bozma ilamı uyarınca mahallinde yapılan keşif ve ilgili idareden temin edilen istasyona ait projeler tetkik edilerek hazırlanan bilirkişi raporlarında davacıya ait sabit yatırımların tespit edilemediği, mevcut sabit yatırımların sonradan inşa edilen davacıya ait olmayan yatırımlar olduğu, her ne kadar taraflar arasında yapılan ve bozma ilamında belirtilen 01.09.2010 tarihli protokolün 6. maddesinde bazı sabit yatırımlardan bahsedilmiş ise de gerek yapılan keşif gerek Gümüşhane Belediyesinden celbedilen dava konusu istasyona ait projelerin bulunduğu CD'de davacı tarafın yaptığı veya bu tarafa ait herhangi bir sabit yatırım tespit edilemediği, tüm araştırmalarına rağmen davacının sabit yatırımları ispatlanamadığından mali müşavir bilirkişinin tespit ettiği bozma öncesi rapor ve bozma sonrası alınan ek rapordaki 8.709,06 TL alacak dışında davacı alacağının ispatlanamadığı, davacı tarafın sabit yatırımları tespit edilememiş olsa bile mali müşavirin tarafların kayıtlardan davacı tarafından ödenmeyen bakiye sabit yatırım araçlarının değerinin 8.709,06 TL olduğunu tespit ettiği, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak bunun iadesini talep edebileceği, haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilebilecek ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince 18.09.2010 tarihinden itibaren faize hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.709,06 TL sabit yatırım alacağının davalı Gümüş Bağ Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden verilen husumetten red kararı kesinleştiğinden karar oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükme esas alınan kök bilirkişi raporu ile ek rapor arasında çelişkinin giderilmediğini, davacının sabit yatırımları kendi görevlendirdiği personeli ile teslim aldığında dair teslim tesellüm belgesinin göz ardı edildiğini, davacının iadeye rağmen kayıtlarını düzeltmediğini, müvekkiline ait ticari defterlerin incelenmediğini, bozmaya uyulmasına rağmen uyulmamışcasına karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi gereği davacı tarafça yapılan sabit yatırımların, bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı ile süresinden önce sona ermesi nedeniyle sabit yatırımların kullanılmayan kısmının davalılardan tahsili talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'un 77 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarihli bozma ilamında, dava konusu sabit yatırımlara ilişkin olarak mahallinde keşif yapılarak bunların nelerden ibaret olduğu belirlenip taraflar arasındaki sözleşmenin 6 ncı maddesi hükmü de gözetilerek bir karar verilmesi gereğine işaret edilmiş olup, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada gerçekleştirilen keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporlarına karşı davacı vekilince sunulan 30.04.2018 tarihli dilekçede davaya konu taleplerinin otomasyon alt yapı sistemi ile bu sistemin korunması için yapılan alt yapı betonlamaya ilişkin olduğu belirtilmiştir.

Bu durumda davacı vekilinin talebinin, bilirkişi raporunda sabit yatırım faturası olarak belirtilen 08.11.2006 tarihli, 370349 sayılı ve 04.10.2005 tarihli, 162840 sayılı iki adet faturaya yönelik olduğunun kabulü ile taraflar arasındaki protokolün 6. maddesi dikkate alınarak, davalı şirketin iade ile yükümlü olduğu meblağın, mezkûr faturalardaki güncellenmemiş miktarın, kıstelyevm metoduna göre, yani sözleşmenin başlangıcı ile 01.09.2021 tarihli protokolde öngörülen kısa süreli anlaşmanın sona erdiği 31.12.2010 tarihe kadarki gün sayısından beş yıl+104 gün çıkarıldıktan sonra kalan miktara talep edilen faiz başlangıç tarihine göre karar verilmesi gerekirken bilirkişinin dosya içeriğine uygun olmayan davacı ticari kayıtlarına göre yaptığı hesaplamaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.