11. Hukuk Dairesi 2022/6559 E. , 2023/6334 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
DAVA TARİHİ : 11.08.2009
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, taraflar arasında 25.12.2008 tarihinde akdedilen veresiye akaryakıt sözleşmesi tahtında davalıya benzin LPG, motorin, yağ lastik ve mazot katkı malzemeleri sattığını, davalının bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkiline 2008 yılı devreden borcu ile birlikte toplam 293.957,67 TL borcu bulunduğunu, sözü edilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalının kısmi itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacıdan toplam 282.424,00 TL tutarında mal aldığını, takipten önce davalıya toplam 145.000,00 TL ödediklerini, müvekkili şirketin 04.12.2008 tarihinde faaliyete geçtiğini, bu tarihten önce davacıyla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, veresiye satış sözleşmesinin 25.12.2008 tarihli olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 18.02.2015 tarih, 2013/84 E. ve 2015/130 K. sayılı kararı ile tarafların birbirini teyit eden ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 2.936,57 TL alacaklı olduğu ancak dosya kapsamındaki delillerden, davalının takipten önce davacıya borcunun çok üzerinde bir miktar olan 145.000,00 TL'yi ödediği, davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay ( Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.05.2016 tarih, 2015/17925 E. ve 2016/9235 K. sayılı kararı ile "Dairenin, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında, itirazın kısmen yapıldığı kabul edilerek itiraz edilen kısım yönünden davalının ne kadar borçlu olduğu saptanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, Mahkemece yapılan incelemede, davacının defter ve kayıtlarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlarının gerek bilirkişi raporunda gerekse de Mahkemece gerekçesinde karşılanmadığı, bu hale göre, Mahkemece, tarafların defter ve belgeleri yönünden alacağın ispatına yönelik deliller de değerlendirilip, itirazlarını karşılayacak mahiyette rapor alınıp, bozma kararına uygun olarak takip tarihi itibariyle davalının itiraz ettiği miktar yönünden borçlu olup olmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı Doğramacılar Kollektif Şirketi olduğu halde karar başlığında davacının ... olarak gösterilmesinin de doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 13.07.2009 tarihli takip talebiyle, 293.957,67 TL asıl alacağın ve 12.072,15 TL işlemiş faizin tahsilini talep ettiği, asıl alacak olarak talep edilen tutarının 95.600,00 TL'sinin 2008 yılına, bakiye 198.357,67 TL'sinin ise 2009 yılına ait olduğunu iddia ettiği, davalının takibe itirazında, davacıdan toplam 282.424,00 TL mal aldığını, bu tutarın 145.000,00 TL'sini takipten önce ödediğini, takip tarihi itibariyle borcunun 137.424,00 TL olduğunu belirterek kalan 156.533,00 TL'ye ve işlemiş faize itiraz ettiği, davacının işbu itirazın iptali davasını davalı yanca itiraz edilen 156.000,00 TL üzerinden açtığı, davalı borçlunun itirazın iptali davası açıldıktan sonra icra dosyasına, itiraz etmediği kısmı ferileriyle birlikte ödediği, 02.04.2010 tarihli dilekçesiyle de dava konusu edilen miktarın 21.182,00 TL'lik kısmını kabul ettiğini bildirdiği, böylece davacıdan toplam 303.606,00 TL tutarında mal aldığını ve takipten önce yaptığı 145.000,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra davacıya 158.606,00 TL tutarında borcu olduğunu kabul ettiği, davacı tarafın icra takip dosyasına davalıya teslim edilen akaryakıt ürünlerine ilişkin liste sunduğu, listenin tetkikinde; hemen başında 01.01.2009 tarihinde "2008 devir" bedeli olarak 95.600,00 TL borç gösterildiği, davalıya 20.01.2009-25.06.2009 tarihleri arasında veresiye teslim edilen akaryakıt ürünlerinin cins, tutar ve miktarlarının listelendiği; 95.600,00 TL tutarındaki devir bakiyesi ile birlikte davalının toplam 438.957,60 TL borçlandığının belirtildiği, bu borca karşılık davalının 145.000,00 TL ödeme yaptığı, geriye kalan borcun ise 293.957,60 TL olduğunun gösterildiği, davalının 2009 yılında aldığı akaryakıt ürünlerinin bedelinin 343.357,60 TL olarak gösterildiğinin görüldüğü, davalı tarafın ise toplam borcun 303.606,00 TL olduğunu ve bu alacağın 145.000,00 TL'sinin ödendiğini 158.606,00 TL' lik kısmının ödenmediğini kabul ve ikrar ettiği, davacının 2008 yılından devrettiğini iddia ettiği alacağını ispatlayamadığı, 2009 yılına ilişkin alacak bakımından ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın 343.357,60-303.606,00=39.751,16 TL'lik kısım bakımından davacının alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı ancak davacının bu tutarı da ispat edemediği, buna göre, davalının davacıya 158.606,00 TL tutarında borçlu olduğu, davalının bu tutarın 137.424,00 TL'sine itiraz etmediği, kalan 21.182,00 TL'lik kısmı ise dava esnasında kabul ettiği, davalı borçlu, itirazın iptali davası açıldıktan sonra 22.12.2009 tarihinde icra dosyasına itiraz etmediği miktarı, 160.000,00 TL olarak faizi ve ferileri ile birlikte yatırdığından bu alacak kalemi bakımından borcun konusuz kaldığı, davalı tarafın 21.182,00 TL açısından itirazında haksız olduğundan bu tutar bakımından davalı aleyhine icra inkâr tazmimatına hükmedildiği, davacının işlemiş faiz alacağını ise ispat edemediği gerekçesiyle takip konusu edilen 95.600,00 TL asıl alacak ve 12.072,15 TL faiz yönünden davanın reddine, 198.357,67 TL diğer asıl alacağın 39.751,16 TL' lik kısmına ilişkin davanın reddine, itiraz edilen 21.182,00 TL açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme “davalının icra takibine yaptığı itirazdan ve itirazın iptali davasından sonra borcu kabul ederek ödemede bulunduğu, bu davranışıyla itirazının haksız olduğunu kabul etmiş bulunduğu“ gerekçesiyle davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını zira bu tespitin hatalı olduğunu, takibe kısmen itiraz ettiklerini, kabul ettikleri kısmı ödediklerini ancak itiraz ettikleri kısma ilişkin yapmış oldukları bir ödeme bulunmadığını, müvekkilinin takibe yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olmadığını, davacının kötü niyetli olup mükerrer tahsilat yapmak için davaya konu icra takibini başlattığını bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!