WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6531 E.  ,  2024/4383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/771 Esas, 2022/679 Karar
HÜKÜM : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/496 E., 2020/676 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, karşı taraf vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekili dava dilekçesinde; karşı tarafın açtığı dava sonucunda, müvekkilinin gerçekleştirmeyi üstlendiği imalat konusunda yanlış, yanıltıcı, incitici beyanlarda bulunması, hakikate aykırı iddialar ileri sürmesi ve yetkisi olmamasına rağmen imal edilen malzemeden numune alması fiilini işlediği gerekçesiyle müvekkilinin sebebiyet verdiği haksız rekabetin men'ine ve manevi tazminata karar verildiğini, ancak karşı taraf olan şirketin sahibi hakkında evsafına uygun olmayan malzeme teslim ettiğine ilişkin Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/429 E. sayılı dosyasıyla açılan kamu davasının kesinleştiğini, asılsız iddialarla itibarının zedelendiği iddiasının geçersiz olduğunu, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu ile ihaleye konu malzemenin üretiminin mümkün olmadığının tespit edildiğini, bu yöndeki iddialarının doğruluğunun kanıtlandığını, karşı taraf olan davacı şirketin evsafa uymayan malzemeyi teslim ettiğinin sabit olduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Aleyhine yargılamanın yenilenmesi istenilen karşı taraf davacı vekili, kesinleşmemiş mahkeme kararlarına dayanarak talepte bulunulduğunu, kararların kesinleşmesi halinde dahi davanın malzeme üretimi ile ilgili olmayıp, davalının müdahaleleri ile ticari itibarın zedelenmesi ile ilgili olduğunu savunarak talebin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/429 E. sayılı dosyasında, yargılamanın yenilenmesini talep eden davalının müşteki olduğu davada, Milli Savunma Bakanlığınca davaya konu ihale ile ilgili malzeme üzerinde Türk Standartları Enstitüsü Deney ve Kalibrasyon Merkezi Başkanlığı Makine Labaratuvarı Gebze Müdürlüğünce, malzemenin ihale konusu değerleri sağlamadığının tespit edilmesi üzerine, ...firması sahibi ile muayene kabul komisyonu üyeleri hakkında, ihaleye fesat karıştırma suçundan dava açıldığı, davanın halen derdest olduğu, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/903 E. sayılı dosyası ile davacı ... Tekstil Ltd. Şti. tarafından, ... aleyhine açılan davada, Milli Savunma Bakanlığı tarafından açılan ihaleye, davalı ile iş ortaklığı şeklinde katılındığını, malzemenin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle ihalenin feshedilip teminatın irat kaydedildiği, teknik sorumlu olarak kusurun davalıda olduğu ileri sürülerek, tüm zararın tazmininin istenildiği, davalı tarafça ihale konusu malzemenin üretilemeyeceğinin Çin'deki inceleme ile tespit edildiği, Mahkemece uzman bilirkişilerden alınan raporda da ihaleye konu malzemenin üretimi mümkün olmayan malzemeye ilişkin olduğunun tespit edildiği, davalının teknik sorumluluğu üstlenmiş olmasına rağmen, üretimin mümkün olmadığını ihale aşamasında tespit edilebilecek teknik bilgisinin olmasının beklenemeyeceği gözetilerek zarardan sorumluluğun yarı yarıya olması gerektiğine dayanılarak hüküm kurulduğu ve kararın taraflara tebliğe çıkartılarak istinaf süresinin dolduğu, dosyanın Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi nedeniyle kesinleşme şerhinin yazılamadığının bildirildiği, ancak kararın yargılamanın iadesi talebinden önce kesinleşmiş olduğu, yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca hileli davranışta bulunmaya dayanmış ise de, karşı tarafın ilk davada hileli davranışından söz edilemeyeceği, davanın niteliğinin Mahkemece resen tespiti gerektiği, Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca “Yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması” hali esas alınarak, kesinleşmiş mahkeme kararına göre, kesinleşmiş bilirkişi raporu gereğince ihaleye konu malzemenin davacı iddiasında olduğu gibi üretiminin mümkün olmadığının saptandığı gözetilerek, Mahkemenin 2015/783 E. sayılı dosyasındaki kesinleşen kararın kaldırılarak yargılamanın iadesi talebinin kabul edildiği, ancak davacının yasal bir hakkı ve yetkisi olmamasına rağmen, davalının ihale ile yaptığı sözleşmeye müdahale ederek, ihtarlar çekmesinin, beyanlarda bulunmasının, alt yüklenici üretici firmadan numuneler almasının, hak arama özgürlüğünü aştığı, ihalenin feshinden kaynaklı zararı için üretimi mümkün olmayan malzemeyi ihaleye çıkaran idareyi hasım alması gerekirken, husumetini davalıya yönelterek tüzel kişiliğin kişisel haklarını rencide edici ve zarar verici şekilde müdahale ve tavırlarda bulunması nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davacının daha önce de yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu, ancak eldeki davada 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesi uyarınca Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleştiği ve kesinleşmiş karara dayanak bilirkişi raporu bulunduğu, bu nedenle yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle davacının yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.4.2017 tarih, 2015/783 E. ve 2017/316 K. sayılı kararının kaldırılmasına, her ne kadar yargılamanın yenilenmesini isteyen davalının yetkisi olmaması rağmen karşı tarafça imal edilen malzemeden numune alması ve teslimi yapılan malzeme için müdahalede bulunması yasal değil ise de, ihaleye konu malzemenin üretiminin mümkün olmadığına ilişkin iddiasının kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiği gözetilerek, haksız rekabet koşullarının eldeki davada gerçekleşmediği gözönüne alınarak yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.04.2017 tarih, 2015/783 E. ve 2017/316 K. sayılı kararının kaldırılmasına, haksız rekabete ilişkin davacı vekilinin taleplerinin reddine, yasal olmayan müdahaleleri ve beyanları nedeniyle davalının davacı şirketin manevi kişiliğine zarar verdiği gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesi talep eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada müvekkilinin karşı tarafça imal edilen malzemeden numune aldığına veya ihale makamına teslimi yapılan malzemeye müdahalede bulunduğuna dair herhangi bir tespitin bulunmadığını, ayrıca ihale makamında görevli ve yetkili olmayan müvekkilinin, resmi görevlilerce yürütülen bu işlemlere müdahalede bulunmasının fiilen de mümkün olmadığını, diğer yandan "ihale konusu malzeme yerine farklı malzeme teslim ederek ihaleye fesat karıştırma" suçundan yargılanmakta olan karşı taraf şirketin, varsa bir itibarının, gerçekleri dile getirdiği ortaya çıkan müvekkilinin değil, kendisinin zedelediğinin de ortada olduğunu, müvekkilinin yıllardır "ihale teknik şartnamesinin hatalı olduğunu, ihale konusu malzemenin üretilemez olduğunu, ihaleden haksız olarak yasaklandığını, bu nedenlerle kişisel mağduriyetini" tüm resmi ve sorumlu makamlara defalarca bildirdiğini, ancak bu makamların maalesef duyarsız kaldığını, buna rağmen süreçte müvekkilinin haklılığının kesinleşmiş mahkeme kararı ve bilirkişi raporu ile ortaya çıktığını ve böylece davalının ihale konusu üretilmesi mümkün olmayan malzeme yerine farklı malzeme teslim ettiğinin de anlaşıldığını, ayrıca bu durumun, davalının teslim ettiği malzeme numunelerinin soruşturma sırasında yapılan test sonuçları ile de teyit edildiğini, süreçte ortaya çıkan gerçekler ve karşı taraf şirketin halen ihale konusu malzeme yerine farklı malzeme teslim ederek "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yargılanmakta olduğu dikkate alındığında, müvekkilinin "davalı şirketin manevi kişiliğine zarar verdiği" iddiası ile tazminat ödemeye yeniden mahkum edilmesinin hukuki dayanağının mevcut olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın yenilenmesini talep eden davalının ilk önce 09.02.2018 tarihli başvurusuyla yargılamanın iadesini istediğini ve 23.03.2018 tarihinde talebinin reddedildiğini, daha sonra 14.01.2019 tarihinde bulunduğu yargılamanın iadesi talebinin, yine 01.03.2019 tarihinde reddedildiğini, davacının şahsi hırs ve mağlubiyetlerinin acısını bir yerden çıkarmak adına, yasalarda açıkça yasak olan ihale gizliliğini ihlal ettiğini, taraf olmadığı bir ihalede müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu firmalardan gizlice numune alarak, bu şirketlere yazılı ya da sesli iletişim cihazlarıyla ulaşarak, müvekkili firmayı karaladığını, müvekkili şirketin ticari itibarını zedelediğini ve müvekkili şirketin yapmış olduğu sözleşmenin feshedilmesi için uğraştığını, davacının yalnızca bu hareketinin dahi haksız rekabet oluşturduğunun, yargılama safhaları boyunca birçok kez kesinleşen yargı kararlarında açıkça ortaya konulduğunu, yerel mahkemenin bu kez önceki gerekçelerinden vazgeçerek yazılı şekilde karar vermesinin hatalı olduğunu, Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/429 E., 2021/161 K. sayılı ilamında da açıkça görüleceği üzere, müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (ç) bendinde "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması." halinin düzenlendiği, anılan maddede belirtilen "sonradan ele geçirilmiş olan belgenin", ilk davanın görüldüğü sırada mevcut olması ve kararın verilmesinden sonra ele geçirilmesi gerektiği, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/903 E., 2018/196 K. sayılı dosyasında alınan asıl raporun 13.05.2017, ek raporun ise 15.01.2018 tarihli olduğu, yargılamanın yenilenmesi istenilen hükmün tarihi olan 26.04.2017 tarihinden sonra olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (ı) bendinde "Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması." yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak düzenlenmiş olup, anılan hükmün eski kanundaki karşılığı olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 445 inci maddesinin birinci fıkrasının 10 uncu bendinin uygulanabilmesi için, her iki hükmün de hukuk mahkemelerinden verilmesinin gerektiği, hükümlerden birinin hukuk diğerinin ceza mahkemesinden verilmiş olması halinde, anılan maddeye göre yargılamanın iadesi yoluna başvurulamayacağının, Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında da kabul edildiği, her ne kadar henüz kesinleşmemişse de, Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/429 E. sayılı dosyasında görülen kamu davasının, işbu davada yargılamanın iadesi nedeni olamayacağı, dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (ı) bendinde belirtilen yargılamanın iadesi nedeninin de somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi istemli davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesi talep eden davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesi talep eden davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Milli Savunma Bakanlığı tarafından 21.04.2014 tarihinde yapılan çelik şerit tel ihalesini müvekkili ve ortağı dava dışı ... Ltd. Şti.'nin kazandığını, ihale teknik şartnamesinin hatalı olduğu ve bu nedenle ihale konusu malzemenin üretiminin mümkün olmadığının malzemenin üretim aşamasında anlaşıldığını, müvekkilinin bu fiili imkansızlık durumunu Milli Savunma Bakanlığı'na ve ilgili diğer kurumlara bildirmişse de ihale sözleşmesinin feshedilerek teminatlarının irat kaydedilerek ihalelere girmekten yasaklandığını, aynı teknik şartname ile 25.11.2014 tarihinde yapılan ikinci ihaleyi alan dava dışı şirketin de malzemeyi aynı sebeple temin edemeyeceğini anlayınca sözleşme imzalamadığını, ihalenin fiili imkansızlık nedeniyle iptalini talep ettiğini, ancak Milli Savunma Bakanlığı'nın bu talebi kabul etmeyerek şirketin teminatını irat kaydederek ihalelere girmesinin yasaklandığını, ihale mevzuatı gereği ikinci ihalede ikinci sıradaki teklif sahibi olan karşı taraf .. ve Çelik Ürünleri Taşımacılık Hizm. Org. Oto. Daya. Tük. Mam. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin aynı malzemenin aynı teknik şartname ile temini için sözleşme imzaladığını, bu firmanın üretimi mümkün olmayan malzeme yerine farklı malzeme temin ettiğini öğrenen müvekkilinin bu firma ve Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri hakkında ihaleye fesat karıştırıp devleti zarara uğrattıkları iddiası ile savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, bunun üzerine karşı taraf ...firmasının müvekkilinin bu beyan ve iddialarının asılsız ve kötüniyetli olduğu ve ticari itibarına zarar verdiği iddiasıyla müvekkili aleyhine tazminat davası açtığını, müvekkilinin "ihale konusu malzemenin üretiminin mümkün olmadığı yönünde asılsız, yanıltıcı, karalayıcı, itibar sarsıcı beyanlarda bulunduğu, davacı şirketin ticari itibarını zedelediği" gerekçesiyle müdahalesinin men'ine ve 30.000,00 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildiğini, bu süreçte müvekkilinin taraf olduğu Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/903 E. sayılı dosyası kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonunda ihale teknik şartnamesinin dünya standartlarına aykırı olduğu, ihale konusu malzemenin üretiminin mümkün olmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine ihale teknik şartnamesine esas alınan....5 standardının da 40 karbonlu yerine 18 karbonlu olacak şekilde değiştirildiğini, bu gerçeğin yargılamadan sonra ortaya çıkması üzerine, müvekkili aleyhine verilen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/783 E. 2017/316 K. sayılı müdahalenin men'i ve tazminata hükmedilmesi kararına karşı yargılamanın iadesi taleplerinin kabul edilerek, yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması hali esas alınarak, kesinleşmiş mahkeme kararına göre kesinleşmiş bilirkişi raporu gereğince ihaleye konu malzemenin üretiminin mümkün olmadığının saptandığı gözetilerek Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/783 E., 2017/316 K. sayılı kararının kaldırıldığı, karar kaldırıldıktan sonra yapılan yargılama ile müvekkilinin, müdahale ve beyanları ile ...firmasının manevi kişiliğine zarar verdiği gerekçesiyle 10.000,00 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince de İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verildiğini, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin (ç) fıkrası hükmü ile ilgili "sonradan ele geçirilmiş olan belgenin, ilk davanın görüldüğü sırada mevcut bulunması ve kararın verilmesinden sonra ele geçirilmesi gerektiği tabiidir" yorumuna katılmanın mümkün olmadığını, madde metninde böyle bir şartın mevcut olmadığını, "sonradan ele geçirilmiş belge" niteliğindeki "bilirkişi raporu"nun esasen "ihale konusu malzemenin üretilemez olduğu" gerçeğini tespit eden bir belge olup, müvekkilinin dava öncesinde ve en başında ihale aşamasında iddia ettiği bu gerçeğin ilk davadan önce de varit olduğunun her türlü izahtan vareste olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 375 inci maddeleri, mülga 1086 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin birinci fıkrasının 10 uncu bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin yargılamanın yenilenmesini talep edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.