11. Hukuk Dairesi 2022/6525 E. , 2023/6415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/171 Esas, 2022/299 Karar
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; akli melekeleri yerinde olmayan müvekkilinin hukuki ehliyetinin bulunmadığını, yeğenleri Naci ve Hüseyin’in bu durumdan yararlanıp kendisini borç ilişkisinin içine soktuğunu, bu kişilerin kredi sözleşmelerinin teminatı olarak müvekkilinin taşınmazlarının ipotek edildiğini, kredi borcu ödenmeyince bankanın ihtar gönderdiğini, ihtar ekinde ipoteğin hangi kredi için verildiğinin belirtilmediğini, sözleşme tarihinde 77 yaşında olan müvekkili için sağlık raporu alınmadığını, davacının 32.556,46 TL ile sorumluluğunun sınırlandığını, bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, takipte müvekkilinin borcun tamamından sorumlu tutulduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibine konu ipotek sebebiyle davalıya ipotek borcundan ve dosya borcunun tamamından borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme esnasında hiçbir akli meleke kaybı bulunmayan davacıya ipotekten sonra vasi atandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 19.01.2017 tarih, 2015/457 E. ve 2017/30 K. sayılı kararı ile menfi tespit davasına konu icra takip dosyasında davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine maruz kaldığı, ayrıca kefilliğinden ötürü kendisi hakkında takip yapılmadığı, kefilliğinden ötürü takip dosyasından ilamsız icra ödeme emri gönderilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 2008/4520 E. sayılı takip sayılı dosyasında 16.885,80 TL kadar borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2019 tarih, 2018/2717 E. ve 2019/5556 K. sayılı kararıyla bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince davacının menfi tespit davasının konusu olan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dayanağı ipoteğin tesis tarihi olan 21.05.2007 tarih itibari ile davacının fiil ehliyetinin bulunduğu saptanmış ise de bozmanın 2. bölümü olan davacının bu ipotek ile tesis edilen dava dışı kredi müşterisinin davalı bankaya olan borcu hesaplanarak davacının sorumluluk kapsamının belirlenmesi için araştırma yapılmadığı, Mahkemece bu hususta bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi görevlendirilerek bozma ilamında ve yukarıda açıklanan şekilde rapor alınması gerekirken serbest muhasebeci malî müşavirden rapor alındığı, ayrıca düzenlenen raporun yeterli araştırmayı içermediği gibi denetime de elverişli bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ipotekten kaynaklı olarak 260.000,00 TL'lik ipotek tutarı kadar sorumlu olduğunun anlaşıldığı, 931.476,90- 260.000,00= 671.476,90 TL tutar için menfi tespit talebinde bulunduğu, menfi tespit davasına konu icra takip dosyasından davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine maruz kaldığı, ayrıca kefilliğinden ötürü kendisi hakkında icra takibi yapılmadığı, kefilliğe dayalı takip dosyasından ilamsız icra ödeme emri gönderilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Düzce 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/4520 E. sayılı dosyasında davalıya 671.476,90 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı hakkında Düzce İcra Müdürlüğü’nün 2022/16642 E. sayılı dosyası ile kefaletinden kaynaklı ilamsız takip ve ipoteğin paraya çevrilmesi konulu Düzce 2. İcra Müdürlüğü’nin 2008/4520 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, ipotekli gayrimenkullerin satıldığını, 260.000,00 TL bedelli ipotek olduğunu, gayrimenkullerin paraya çevrilmesi sonrası dosyanın infaz ve işlem kabiliyetini yitirdiğini, akabinde lehine ipotek verilenler hakkında rehin açığı belgesi alındığını, Düzce İcra Müdürlüğü’nün 2016/18186 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davacı hakkında yapılmış olan ipoteğin paraya çevrilmesi konulu icra takibinde ipoteğe konu gayrimenkullerin satıldığını, ilgili dosyanın işlem kabiliyeti, yenilenebilme ihtimali olmaması nedeni ile dahi bir menfi tespit davasına konu edilemeyeceğini, ayrıca davacı hakkında bir ilamsız takip dosyasının da bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, davalı Banka tarafından asıl borçlu ve asıl borcun teminatını oluşturan ipotekli taşınmazların malikleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde davacının ehliyetsizliği sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, önceki bozma kararları kapsamında inceleme yapılarak dava tarihi itibariyle davalı alacaklının davacının verdiği ipoteğin limiti üzerinde bir alacağının bulunduğu saptanmış, bu alacaktan ipotek limit miktarı düşülerek bakiyesinden davacının borçlu olmadığı yönünde karar verilmişse de, gerek alacaklının takip talebinde ipotek borçlularının ipotek limitleriyle sınırlı sorumluluklarını talep etmesi, gerekse yargılama sırasında dava tarihi itibariyle asıl borçlunun ipotek limitini aşan borcunun bulunduğunun tespiti karşısında ipotek tesisi esnasında fiil ehliyetinin bulunduğu saptanan davacının ipotek limiti ile sorumlu olduğu gözetildiğinde davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!