11. Hukuk Dairesi 2022/6494 E. , 2024/3082 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1004 Esas, 2022/1271 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/110 E., 2019/436 K.
Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeni ile iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin kurucuları olan ....,..., ....'ın soy isimlerini içeren ....Mimarlık Ltd. Şti/... olarak iç mimari ve proje uygulamaları alanlarında 2007 yılında Türkiye'de faaliyete başladığını, sonrasında ... Mimarlık A.Ş. olarak faaliyetine devam ettiğini, müvekkil şirketin faaliyet alanının, müşterilerden gelen talepler doğrultusunda mağaza düzenleme uygulamaları, mevcut mimari ya da iç mimari projelerin uygulanması ya da mimari projeyi kapsar şekilde uygulamanın anahtar teslim şeklinde gerçekleştirilmesi, otel uygulamaları, bazı lüks otellerin prestijli odalarının iç tasarımı ve uygulaması, çalışma ofisleri, restaurant, depo ve stüdyo gibi alanların nitelikli tasarımları ile uygulamaların yapılması olduğunu, müvekkili şirketin yaklaşık 10 yıldır nizasız ve fasılasız olarak "..." markası altında faaliyette bulunduğunu, markayı müvekkili şirket ortaklarının soyadlarının baş harflerinin birleştirilmesi suretiyle oluşturduklarını, davalı şirketin ise daha çok yatırım danışmanlığı ile pazarlama ve markalaştırma hizmetleri işleri ile iştigal ettiğini, müvekkilinin "..." ibareli marka tescil başvurusunun davalının 2008/26349 tescil nolu "..." markası gerekçe gösterilerek kısmen reddedildiğini, davalının aynı markayı gerekçe göstererek müvekkili aleyhine marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i talepli dava açtığını, ancak davalı adına tescilli markanın tescil edilmiş olduğu emtialarda son 5 yıl içinde fiilen kullanılmadığını ileri sürerek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 ncı maddeleri uyarınca davalı adına tescilli markanın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 1999 yılından beri inşaat, mimarlık, iç ve dış alanların dizaynı ve benzeri sektörlerde faaliyet gösterdiğini, an itibariyle Türkiye dahil Asya, Avustralya, Avrupa, Afrika, Güney ve Kuzey Amerika ve Orta Doğu'da çok sayıda aktif projesi bulunduğunu, 2008/026349 tescil nolu "..." markasının müvekkil adına tescilli olduğunu, davalının markasının yüzlerce ulusal patent ofisinin yanı sıra Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) WIPO ve OHIM nezdinde tescilli olarak korunan tanınmış bir marka olduğunu, müvekkili şirketin 6 kıtada yüzlerce projeye imza attığınıı, dünya çapındaki kullanımlarının yanı sıra "..." markalarının Türkiye'de de yoğun olarak kullandığını, nitekim davalı şirketin Türkiye'de 2013 yılında geniş yankı uyandıran "... İstanbul Rezidansları" ve "... İstanbul Rezidansları" projelerine imza attığını, davalının "..." ibareli markalarının doğrudan kullanıldığı bu projelerle ilgili olarak basında birçok habere yer verildiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesinin iptal edildiğini, iptalden 4 gün sonra yürürlüğe giren 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde düzenlenmiş olan kullanım zorunluluğunun halihazırda tescilli markalara uygulanabilmesi için kanunda öngörülen 5 yıllık sürenin 10.01.2017 tarihinde başladığını, müvekkili markaları aleyhine kullanılmama nedeniyle iptal davası açılabilecek en erken tarihin 10.01.2022 olduğunu, davalının, 2008/26349 tescil nolu "..." markasının tescil edildiği 20, 36, 37, 42. sınıflardaki tüm mal ve hizmetlerde Türkiye'de hukuka uygun şekilde bizzat kullandığı gibi grup şirketleri olan "... Design Services Limited" ve "... Asia Limited" firmalarınca üçüncü kişilerce imzalanan lisans sözleşmeleri kapsamında da kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğini, davalının sunduğu delillerin gereği gibi incelenmediğini, bilirkişilerin davalı markasının 36, 37 ve 42. sınıfta tescil edildiği onlarca emtia bakımından kullanıldığını tespit ettiklerini, oysa bilirkişilerin iptali talep edilen markanın kapsamındaki her bir emtia/hizmet için kullanım kayıtlarını karşılaştırmalı olarak yapmaları gerektiğini, “... İstanbul Rezidansları” ve “... İstanbul Rezidansları” projelerinin yapılmadığı şeklinde bir iddialarının olmadığını, bu projelerin 37. ve 42. sınıfa dâhil kullanıma değil, 19. sınıfa ilişkin bir kullanıma ilişkin olduğunu ileri sürdüklerini, davalının kullanıma ilişkin olarak sunmuş olduğu belgelerin 19. sınıfa ait kullanım olduğuna ilişkin savlarının hiç incelenmediğini ve yok sayıldığını, bu kapsamda bahsi geçen lisansların; davaya konu “...” markasına ait olması, bu marka kapsamında yer alan her bir hizmetin yürütüldüğüne dair bulunması, bu mahiyetteki belgelerin usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş olması, delil niteliğine sahip belgelerin yasal süresi içerisinde sunularak ispat edilmesi gerekmesi ve bilirkişilerin de her bir hizmet için ayrı ayrı olmak üzere delilleri karşılaştırmak ve ilintilemek suretiyle tespitlerde bulunmasının gerektiğini, davalının “... İstanbul Rezidansları”, “... İstanbul Rezidansları” projelerine imza attığını belirtse de bahsedilen projelerin Say Yapı ve Mar Yapı gibi üçüncü kişi konumundaki şirketler tarafından yürütüldüğünü, söz konusu projelerde davacının imzasının bulunmadığını, yalnızca projelerde (yani binalarda) ... adının kullanıldığını, bunun da 19. sınıfa ilişkin bir kullanım olduğunu, dolayısıyla bu delillerin hem 36. sınıfa ait finansal ve gayrimenkul kiralama satımı vs. ilişkin hizmetler, hem 37. sınıfa dâhil inşaat hizmetleri vs. hem de 42. sınıfa dâhil hizmetler yönünden afaki şekilde kullanım olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 37. ve 42. sınıfa dahil hizmetlerin, inşaat ve mimarlık faaliyetini yürüten firmalar tarafından verilen hizmetler olduğunu, eldeki davada bu firmaların dava dışı Mar Yapı ve Say Yapı firmaları olduğunu, davalının ... markasının ise lisans ile binalar üzerinde kullanıldığını, bu kullanımın 19. sınıfa ilişkin olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verildiği, beş yıllık sürenin hesabında 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki sürelerin de hesaba katılması yönündeki mahkeme değerlendirmesi yerinde olup; dosya kapsamı ve mahkemece aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporları ile davalının dava konusu markayı tescilli olduğu sınıflarda tescil edildiği tarihten itibaren gerek kendisi gerekse lisans vermek suretiyle grup şirketleri ve üçüncü kişiler tarafından ciddi bir biçimde kullandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın kullanmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!