WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6482 E.  ,  2024/2995 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2301 Esas, 2022/1039 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/176 E., 2021/876 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişki neticesinde; cari hesaplarda da ayrıntılı dökümü bulunan faturalarda belirtilen malların tesliminin gerçekleştirildiğini, tanzim edilen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, tüm bu ticari faaliyetler neticesinde davalının müvekkili şirkete 952.331,63 TL ve 31.638,75 dolar borcunun bulunduğunu, cari hesap ekstresi gereğince borcunun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/16434 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında çeşitli zamanlarda muhtelif sebeplere dayanan ticari ilişkiler kurulduğunu borç ve alacakların doğduğunu, her birinin kaynağının farklı olan bu ilişkilerden son olarak bir borç kalıp kalmadığını, kaldıysa ne kadar kaldığı konusunda taraflar arasında görüşmeler olduğunu, ancak bir türlü rakam konusunda istikrarlı ve kesin bir dönüş olmadığını, bu sırada mutabakat beklenmeksizin davacı tarafça icra takibinin başlatıldığını, icra takibinde alacağın dayanağı olarak cari hesap alacağı gösterilmişse de davada cari hesap ekstresi ve faturalardan söz edilerek alacağın dayanağının belirsizleştirildiğini ve icra takibinden koparıldığını, zira taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, hem davanın takipten kopması sebebiyle hem de davacının kendi çelişkili davranışlarıyla alacağı belirleyememesi nedeniyle müvekkilinin icra inkâr tazminatına mahkum edilmemesi gerektiğini, davacının alacağını ispatlaması gerektiğini, alacağın bir kısmının dolar olarak belirlenmesinin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davacının davalıya mal satışını gerçekleştirdiği, davacının faturadan kaynaklı bakiye cari hesap alacağını tahsil edememesi üzerine cari hesap alacağını dayanak göstererek davalı aleyhine icra takibine geçtiği, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı, davalının aleyhine delil teşkil eden ticari defterlerine göre davacıya takip tarihi itibariyle 1.264.064,55 dolar borcunun bulunduğu, davacının davalının itirazının davalı defterlerinde kayıtlı borçtan daha azı miktar üzerinden iptalini talep ettiği, davalının davacıya borçlu olduğu, ödeme savunmasında bulunmadığı, açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Büyükçekmece 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/16434 esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 952.331,63 TL ve 31.638,75 USD asıl alacak yönünden iptali ile asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının takip dayanağının işbu dava dayanağından farklı olduğunu, artık bu davanın itirazın iptali davası olarak görülemeyeceğini, alacağın savunmalarda da açıklandığı gibi likit olmadığını, borca kısmen itiraz ettiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, en yüksek orandan tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararda icra inkâr tazminatının hatalı hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalı aleyhine 1.387.411,57 TL + 31.638,75 dolar = 1.568.616,18 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takip dayanağının cari hesap alacağı olarak gösterildiği, işbu dosyada dava dilekçesi ile, dava değeri 1.133.536,24 TL= 952.331,63 TL + 31.638.75 dolar gösterilerek davalının itirazının iptaline karar verilmesinin talep edildiği, yargılama sırasında davanın niteliğinin değiştirilmesi hususunda yapılmış bir ıslah da bulunmadığı, davalı tarafça icra takip dosyasına yapılan itirazda, itiraz edilen /edilmeyen kısım yönünden bir açıklamada bulunulmadığı ve itiraz nedeniyle takibin tamamının durduğu dikkate alındığında, davacı tarafça davada talep edilen miktar yönünden ve dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava, faturaya dayalı olup, alacak likit ve dosya kapsamına göre itirazın haksız olduğu, yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde icra inkâr tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması gerektiği, bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilen 952.331,63 TL ve 31.638.75 doların takip tarihindeki TL karşılığı olan 181.204,61 TL üzerinden belirlenen 226.707,24.TL icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerekirken, gerekçesi de açıklanmaksızın yazılı miktarda icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının Büyükçekmece 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/16434 esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 952.331,63 TL ve 31.638,75 dolar asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağın % 20'si üzerinden belirlenen 226.707,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesince yanlış hesap nedeniyle icra inkâr tazminatı hükmünün kaldırıp düzeltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.