11. Hukuk Dairesi 2022/6468 E. , 2024/3203 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/373 Esas, 2022/842 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/651 E., 2020/651 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihbar olunan EGO Genel Müdürlüğüne ait Ankara Kızılay metro istasyonu Bakanlık çıkışı mevkiinde yer alan yürüyen merdivenlerin 13.03.2016 tarihinde yaşanan terör saldırısı sonucu hasar gördüğünü, davalı ... şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında merdivenlerden birinin yerine yenisinin takılması, diğerinin onarılması işinin davacı şirket tarafından üstlenildiğini, üstlenilen işin gerçekleştirilerek merdivenlerin kullanım amacına uygun ve çalışır vaziyette ihbar olunan EGO Genel Müdürlüğü yetkililerine 28.06.2016 tarihinde teslim edildiğini, akabinde yapılan iş bedelinin faturalandırılarak 30.06.2016 tarihli 310.618,95 TL bedelli faturanın davalı ... şirketine iletildiğini ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını, davalı şirkete gönderilen ihtarnameden de sonuç alınamaması üzerine davalı ... şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinin davalı (borçlunun) itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline, davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi vermemiş, 04.01.2019 tarihli beyan dilekçesinde, husumet itirazında bulunmuş, asıl hak sahibi sigortalı olduğundan davanın sigortalı EGO Genel Müdürlüğüne ihbar edilmesi gerektiğini, dava konusu hasarın poliçedeki teminat kapsamında olmadığını, davalı ... şirketin hasar bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını ve davacının davayı ispat edemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 18.11.2020 tarihli celse de davacı vekilinin davacı tarafın poliçeye dayalı olarak davayı açtığı, sigorta şirketinden iş almalarının söz konusu olmadığının beyan edildiği, davacı şirket,in sigorta poliçesinin tarafı veya lehdarı olmadığı, dava konusu sigorta poliçesinin dava dışı EGO İşletme Müessesesi adına düzenlendiği, EGO Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş temlik, muvafakatname ve ödeme talimatı vb. emir de bulunmadığı gerekçesiyle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi ile EGO Genel Müdürlüğü arasında yapılan sözleşmeye istinaden meydana gelen hasarlar için EGO Genel Müdürlüğü tarafından hasar dosyası açılıp eksper çağrıldığını, akabinde işi yapacak firma teklifini sigorta şirketinin belirlediğini ve ekspere ilettiğini, eksperin de teklife onay verdiğini, iş tamamlandıktan sonra EGO Genel Müdürlüğünden olumlu test raporu alınarak işi yapan firma tarafından sigorta şirketi adına fatura düzenlendiğini, davacı şirketin üstlendiği işi hukuka uygun bir şekilde ifa edip, yetkililere teslim ettikten sonra anlaşma şartlarına uygun olarak EGO Genel Müdürlüğünün talimatı ile düzenlenen faturayı davalı ... şirketine gönderdiğini, ancak davalı ... şirketinin haksız ve hukuka aykırı olarak faturada belirtilen parçaların değiştirilmediği gerekçesiyle ödeme yapmaya yanaşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Mal sigortaları"nı düzenleyen bölümünde yer alan 1459 uncu maddesinde; "Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder" düzenlemesinin yer aldığı, kanun koyucunun yalnızca anılan Kanun'un 1473 üncü maddesinde düzenlenen sorumluluk sigortalarında üçüncü kişi tarafından sigorta tazminatı talebinde bulunulabileceğini hüküm altına aldığı, eldeki davanın mal sigortası ile ilgili olduğu ve 1473 üncü maddenin uygulama imkanı bulunmadığından 1459 uncu madde hükmünün dikkate alınması gerektiği, dosya kapsamından, eldeki davanın yüklenici davacı şirket tarafından davalı ... şirketi aleyhine poliçeye dayalı olarak açıldığı ancak davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında sigorta sözleşmesinin bulunmadığı, dava konusu 456318314 poliçe no.lu 31.12.2015 başlangıç tarihli sigorta sözleşmesinin ve poliçenin ihbar olunan EGO Genel Müdürlüğü ile davalı ... şirketi arasında olduğu, davacı şirketin söz konusu sigorta poliçesinin tarafı olmadığı gibi lehdarı da olmadığı anlaşıldığından ve dosya kapsamında sigortalı EGO Genel Müdürlüğü tarafından davacı şirket lehine düzenlenmiş temlik, muvafakatname, ödeme talimatı gibi bir belgeye de rastlanılmadığından, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece Ego Genel Müdürlüğü'ne karşı dava açıp birleştirilmek üzere süre verilmeksizin ve EGO Genel Müdürlüğünce yapılan temlik, muvafakatname benzeri belge var ise sunulmak üzere süre verilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!