11. Hukuk Dairesi 2022/6442 E. , 2024/2533 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/819 Esas, 2022/971 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/256 E., 2021/356 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu ("TÜRKPATENT") Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu ("YİDK") kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1925 yılında İsviçre’de bir şahıs şirketi olarak kurulduğunu ve yalnızca şeker, kahve, sabun gibi temel ihtiyaçların satıldığı küçük bir market olarak ticari hayata başladığını, 1940’lı yıllarda ise İsviçre’nin birçok bölgesine yayıldığını, 1954 yılında İstanbul Belediyesi tarafından alınan bir kararla Türk piyasasına giriş yaptığını, 1975 yılında Koç Holding tarafından satın alınan çoğunluk hisselerle daha da büyüyerek tüm Türkiye’deki tüketiciler tarafından bilinen ve tanınmış bir marka haline geldiğini, müvekkili firmanın 1930’lu yıllarda tescil edilen “MİGROS” markasının aynı zamanda T/00176 sayı ile tanınmış marka olarak Türk Patent ve Marka Kurumunun özel siciline eklendiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır MİGROS markası altında logosunu kullandığını, bu markanın dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de tescilli olduğunu, Kurum nezdinde tescilli pek çok markada sadece müvekkili adına tescilli ve müvekkilini çağrıştıran "M" harfinin kullanıldığını, müvekkili tarafından halihazırda tescilli "M" markasının tanınmışlık durumunun Kurum tarafından tespit ve kabul edilmesi amacıyla yapılan başvurunun TürkPatent Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara yapmış oldukları itirazın da YİDK kararı ile reddedilerek müvekkil markasının tanınmış olmadığına kanaat getirildiğini, Paris Sözleşmesi uyarınca tanınmış marka için devletin yetkili makamının markanın tanınmış olduğunu bizzat bilmesinin değil, markanın ilgili çevre içinde tanınmış olduğu hakkında bilgi sahibi olmasının gerektiğini, TRIPS (Agreement on Trade-Related Aspects of Intellectual Property Rights) madde 16/2 ile bir markanın aynı veya farklı hizmetlere karşı “tanınmış marka” olarak korunabilmesi için aranan bilinirlik koşulunun “ilgili sektörde bilinirlik” olarak belirlendiğini, müvekkilinin M markasının tüketici ürünlerinin perakende satışı hizmetlerinde tanınmış olmadığı sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığını, müvekkilinin M markalarının Kurum kriterleri çerçevesinde tanınmış marka ölçütlerini ve WIPO(World Intellectual Property Organization) tarafından aranan ilgili sektörde tanınmışlık kriterlerini fazlasıyla karşıladığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 20.10.2017 tarih ve 2017/M-9120 sayılı kararının iptaline ve M markasının tanınmış marka olarak sicile kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markasının tanınmış olduğunun ispat edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2020 tarih, 2019/2980 E., 2020/991 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; her ne kadar davalı Kurum tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi olmadığı gibi tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik kabullerine göre de, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin işbu davayı açmakta hukuki yararının olduğunu, aksi görüşün kabul edilemeyeceğini, TÜRKPATENT'in tanınmış markalar hakkında işlem yapmada görevli ve yetkili olduğunu, yerleşik uygulamanın da tanınmış marka sicili tutulması yönünde bulunduğunu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 05.02.2020 tarihli kararının, ikili ve haksız bir uygulamaya sebebiyet vereceğini, bu kararın sürpriz karar verme yasağına da aykırı olduğunu, müvekkilinin "M" markasının tanınmış marka olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2020 tarih, 2019/2980 E., 2020/991 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar davalı Kurum tarafından kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğine haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de, davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisinin olmadığı, öte yandan tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, anılan kararda açıklanan ilkelerin istikrar kazandığı ve Özel Dairenin uygulamasının yerleştiği, bu itibarla eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından halihazırda adına tescilli "M" markasının tanınmışlık durumunun Kurum tarafından tespit ve kabul edilmesi amacıyla yapılan başvurunun nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 20.10.2017 tarih ve 2017/M-9120 sayılı kararının iptali ile "M" markasının tanınmış marka olarak sicile kaydına karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!