WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAIRESI

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6440 E.  ,  2024/2558 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/771 Esas, 2022/215 Karar

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/235 E., 2020/131 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, "Sultan" ibareli seri ve tanınmış markaları bulunduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “HAFSA SULTAN+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvurduğunu, 2017/122934 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkillerinin işbu davayı, “SULTAN” ibareli 40’tan fazla marka üzerinde hak sahibi olması, söz konusu iptali istenen başvuruya esas “HAFSA SULTAN” ibaresinin tescil edilmesi halinde, adına kayıtlı markaların hukuki ve ticari anlamda zarar göreceğinin muhakkak olması nedeniyle ikame ettiğini, müvekkili ...’nın, Sultan Et ve Gıda Üretim Tic. ve Paz. Ltd. Şti.’nin en büyük hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, itiraza konu markaların kullanım haklarının Sultan Et ve Gıda Üretim Tic. ve Paz. Ltd. Şti.’ye lisans sözleşmesi ile verildiğini, Sultan Et’in, lisans sahibi sıfatıyla müvekkillerine ait markaları Türkiye genelinde çok ciddi ve yoğun bir şekilde kullanmakta olduğunu, TÜRKPATENT'de müvekkillerinin hak sahibi olduğu 63 adet marka tescilinin bulunduğunu, söz konusu “HAFSA SULTAN” ibaresinin tescil edilmesi halinde, mevcut markaları ile iltibas oluşacağından, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkrası gereği başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi gerekirken, tüm itirazlarının reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı bulunduğunu, davalının bu tescilinin, haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2019-M-22157 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2017/122934 başvuru numaralı “HAFSA SULTAN+şekil” ibareli marka tescil başvurusunun 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiaları yönünden reddine, tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde, dava konusu marka ile itiraz sahibinin markası arasında benzerlik bulunmayıp iltibas tehlikesinin mevcut olmadığını, tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını, kötü niyet iddiasının tamamen asılsız bir iddia olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamında dava konusunu oluşturan 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” malların, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davaya konu markada her ne kadar “SULTAN” ibaresi bütün içinde kaybolmadan bulunmakta ise de, davalı başvuru sahibine ait “HAFSA SULTAN” ibareli dava konusu markada oluşturulan kelime bütününün yarattığı algı da dikkate alındığında markalar arasında düşük dereceli görsel benzerlik bulunduğu, davalının “HAFSA SULTAN” ibareli markasının “haf-sa-sul-tan” sesleriyle okunacağı, söz konusu fonetiğin özellikle başlangıç sesinde oluşan farklılığın davacının “SULTAN” ibareli markaları ile fonetik benzerliği ortadan kaldırdığı, dava konusu markada geçen “HAFSA SULTAN”ın Osmanlı Padişahı I. Selim'in 1494'te Trabzon'da evlendiği ikinci eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi olduğu, davaya konu markada doğrudan tarihi bir kişiliğin isminin bulunması karşısında taraf markaları arasında kavramsal benzerlik olmadığı, davacı yan her ne kadar “SULTAN” ibaresine çeşitli kelime yahut harfler ekleyerek birden fazla marka tescil ettirmişse de, bir tarihi figure refere etmesi, “SULTAN” ibareli çok sayıda marka tescili olması, bu ibarenin yaygın bilinen bir ibare olması karşısında seri marka imajı içine girmeyeceği, her somut olayın kendi koşullarında incelenmesi gereği “HAFSA SULTAN” ibaresinin bir bütün olarak esas unsur teşkil eden, tarihi bir karakterin ismi olması ve ayırt ediciliği düşük olan “SULTAN” ibaresiyle karşılaşan ortalama tüketicinin görmüş olduğu her “SULTAN” kelimesini aynı marka ile çağrıştırmayacağı, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, SULTAN ibareli markaların, daha önce tescil edilmeye çalışılan "BAĞ SULTAN", “MİR SULTAN”, "SULTANBEYLİ ET&BALIK" , "SULTANELİ" , "İPEK SULTAN" ve "SULTAN BOHÇASI" ibareli marka başvurularına karşı şimdiye kadar hep korunduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, bilirkişi heyeti "SULTAN" markası için bir yandan tanınmışlık tespiti yaparken raporun ilerleyen kısımlarında “SULTAN” markası için "herkesçe bilinen" ve "ayırt edici gücü düşük" tespitleri yapmak suretiyle raporu kendi içinde çelişkili hale getirdiklerini, “SULTAN” ibareli markaların Türkiye'nin hemen hemen her ilinde, çok eski tarihlerden bu yana ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, davalının tescilini istediği marka ile müvekkiline ait markalar arasında, görsel, işitsel, anlamsal açıdan benzerlik bulunduğunu, seri marka olarak algılanacağını, davaya konu markalar 29. sınıftaki malları kapsamakta olup bu sınıftaki ürünler fazla zaman ayırmadan alalade bir inceleme satın alındığını, orta düzeyde bir tüketicinin alalade bir inceleme ile davalının “HAFSA SULTAN” markası ile müvekkile ait markaların farklı olduğunu anlayabilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın itirazına mesnet "SULTAN" ibareli markaları ile davalının başvurusuna konu "HAFSA SULTAN" ibareli marka arasında, bir bütün olarak fonetik, kavramsal anlamda benzerlik olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.