11. Hukuk Dairesi 2022/6435 E. , 2023/6379 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/9 Esas, 2022/113 Karar
DAVA TARİHİ : 29.04.2008
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat, davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin spor malzemeleri ve özellikle spor ayakkabıları alanında dünyaca tanınmış iki, üç ve dört şerit markalarının sahibi olduğunu, davalılardan ... Ayakkabıcılık A.Ş. tarafından üretilen 2007-2008 “...” ile www...com.tr ve www...com.tr adlı internet sitelerinde piyasaya “...” ve “...” markalarıyla satışa sunulan, diğer davalı tarafından da “...” markasıyla pazarlanan spor ayakkabıları üzerinde, müvekkillerine ait markaların kullanıldığını ileri sürerek, davalıların müvekkillerine ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespitini, durdurulmasını, 60.000,00 TL maddi 170.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini ve hükmün ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Ayakkabıcılık ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin spor ayakkabıları, çizmeler, botlar, terlikler ve sair ürünlerin imali, ithali ve ihracatı alanında faaliyet gösterdiğini, ürettiği ürünleri Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 2002/07806, 2004/30318, 2006/57017 sayılar ile tescilli markaları ile satışa sunduğunu, bunlardan başka müvekkili adına TPMK nezdinde "...", "...", "...", "PARALEL İKİ ŞERİT + SMASH" olmak üzere 1996 yılından beri yaklaşık olarak 30'dan fazla marka tescili bulunduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar üç şerit, iki şerit ve dört şerit markalara tecavüz edildiği iddia edilse de, müvekilinin özellikle 2002/07806, 2004/30318 ve 2006/57017 nolu paralel üç şerit ve paralel beş şerit markalarını kendi ürünleri üzerinde kullandığını, dolayısıyla müvekkili markalarının tescilli olduğunu, tescilli markalara karşı markaya tecavüz ve haksız rekabet davasının açılamayacağını savunarak müvekkili aleyhine açılan haksız ve dayanaksız davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Ayakkabıcılık ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, müvekkilinin dava konusu ürünleri üretmediğini, sadece üreticisi olan diğer davalı şirketten alıp satışını yaptığını, tüm eylem ve işlemi yasal ve meşru ticaretten ibaret olan müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin haksız ve hatalı olduğunu, öte yandan, davacılardan ...'nin katılan sıfatı ile sunmuş olduğu muhtelif dilekçelerde, davaya konu ayakkabıların yaklaşık 7-8 yıldır davalı ... Ayakkabıcılık A.Ş. tarafından kötü niyetli olarak üretildiğinin bildiğini ifade ettiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 19.10.2017 tarih, 2015/91 E. ve 2017/190 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı taraf ... ayakkabıcılığın 2007-2008 kataloğunda yer alan kodu belli ayakkabılar ile davalı ... Ayakkabıcılık tarafından satışa sunulan ... markalı ayakkabı modelleri üzerinde kullanım dikkate alındığında; söz konusu kullanımların normal bir figür kullanımından ve süsleme kullanımından ibaret olmayıp 3 ve 4 şeritler davacıya ait tanınmış 200/16057 -85/008494 ve 86/095377 tescil nolu markalar olduğu, ortalama tüketici açısından ilk akla gelen adidas markası ürünü olduğu, refleks olarak bu şekilde algılandığı, söz konusu bu markaların tanınmışlığı ve ayırt ediciliği söz konusu olup şekil markası olarak tanınırlığı yüksek olduğundan davacı markalarına yönelik davalı kullanımının ayırt ediciliği yüksek 3 ve 4 şerit markalarının kullanımı olup yine başkasına ait markaların kullanımı haksız rekabet yarattığından markaların kataloglar üzerinde kullanımının ve bir kısım ürünlerin satışa sunulmasının markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabet olduğu, davacı taraf markanın kullanımı nedeniyle elde edilen kazanca göre tazminat talebinde bulunmuş olup dava dilekçesinde talep ettiği toplam tazminat miktarının 60.000,00 TL olduğu, bilirkişi raporuna göre tazminat talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı tarafa ait tanınmış 3 şerit markası ve ayakkabı modelleri dikkate alındığında davalı ... Ayakkabıcılığın 2007/2008 kataloğunda yer alan ... ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... 2198 model kodlu ayakkabılar ile davalı ... Ayakkabıcılık tarafından satışa sunulan ... marka 1016-3, 1079-3, 1092-1, 1009-2, 1024-1, 1004-1 ayakkabı modellerinin davacı tarafa ait marka ve modellere ilişkin marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti ve men'ine, davalı tarafların bu ürünleri üretmelerinin,satışa sunmalarının, tanıtım yapmalarının engellenmesine, ürünlere üretim kalıplarına tanıtım evrakına ve kataloglara el konulmasına, el konulan ürünlerin katalogların ve tanıtım evrakının üretim kalıplarının masrafı davalılardan alınmak suretiyle imhasına, 60.000,00 TL maddi tazminatın 35.276,63 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, artakalan kısmının davalı ... Ayakkabıcılıktan münferiten tahsiline dava tarihinden itibaren geçerli değişen oranlarda ticari faiz ile davacı tarafa ödenmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile dava tarihinden itibaren geçerli yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, hüküm kesinleştikten sonra ilanına karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.10.2019 tarih, 2018/773 E. ve 2019/6588 K. sayılı kararıyla; "1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Ayakkabıcılık İthalat İhracat San. Tic. A.Ş. vekilinin tüm, davalı ... Ayakkabıcılık Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili ile davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... Ayakkabıcılık Tic. ve San. Ltd. Şti. aleyhine diğer davalı ile birlikte haksız rekabet ve marka hakkına yönelik tecavüz nedeniyle hüküm kurulmakla birlikte, mümeyyiz davalı maddi tazminatın 35.276,63TL'sından sorumlu tutulmuş ve bu nedenle yargılama harçlarından ve vekalet ücretinden de tazminat sorumluluğuna göre yapılan oranlama nispetinde hüküm kurulmuştur. Ancak, hükmün (8) numaralı bendinde yer alan tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderlerinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Söz konusu yargılama giderleri hakkında da aynı oranlama yapılarak mümeyyiz davalının sorumlu olacağı tutarın belirlenmesi gerekirken, diğer davalı ile birlikte tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bu yönüyle davalı ... Ayakkabıcılık Tic. ve San. Ltd. Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı dava dilekçesinde, davalıya ait ... ... 01, ... ... 02 ve ... ... 03 kodlu ayakkabılar üzerindeki kullanımların adidasa ait 205301 numaralı “adidas logo” olarak bilinen markası ile birebir aynısı olduğu ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek tespit ve men'ini talep etmiş olup, Dairemizin 13.03.2015 tarihli ilamında da “davacıya ait 205301 tescil numaralı “adidas logo” olarak bilinen markasına davalıya ait ... ... 1,2,3 ürünlerinde tecavüz edildiği iddiası üzerinde de durularak” hüküm tesis edilmesi gerektiği ifade edilmiş olmasına rağmen davacının bu talebi yönünden mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmaması ve olumlu yada olumsuz bir tespit ile kararın gerekçesinde ve hüküm fıkrasında söz konusu ayakkabılardaki kullanımla ilgili bir hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; dosya içinde mevcut 23.03.2009 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıya ait ... ... 01, ... ... 02 ve ... ... 03 kodlu ayakkabılar üzerindeki kullanımların davacıya ait 205301 numaralı “adidas logo” olarak bilinen markası ile benzer olduğu ancak davalının bu kullanımlarının olay ve dava tarihinde tescilli olup, hükümsüz kılınmayan davalıya ait 2006/57017 tescil nolu markası ile aynı olduğu, markanın koruma kapsamında olduğunun belirtildiği, bu markanın olay ve dava tarihi itibariyle hükümsüz kılınmadığı ve geçerli olduğu, olay ve dava tarihi itibariyle 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun 155 inci maddesinin uygulama olanağının da bulunmadığı, olaya uygulanacak Mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) dönemine ilişkin olarak Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; tescilli bir markaya dayalı kullanımların kötü niyetli tescil olmadığı müddetçe markaya tecavüz oluşturduğundan bahsedilemeyeceği ve eylemi haksız rekabet de oluşturmayacağı, hükümsüz kılınıncaya kadar Mülga 556 sayılı KHK koruması altında bulunması karşısında, bu kısıma ilişkin davanın reddi gerektiği, diğer yönlerden hükmün kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı tarafa ait tanınmış 3 şerit markası ve ayakkabı modelleri dikkate alındığında, davalı ... Ayakkabıcılık İthalat ve İhracat Sanayi Anonim Şirketi'nin 2007/2008 kataloğunda yer alan ... ..., ... ... , ... ..., ... ... , ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... 2198 model kodlu ayakkabılar ile davalı ... tarafından satışa sunulan ... marka 1016-3, 1079-3, 1092-1, 1009-2, 1024-1, 1004-1 ayakkabı modellerinin davacı tarafa ait marka ve modellere ilişkin marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti ve menine, davalı tarafların ... ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ... , ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... 2198, ... marka 1016-3, 1079-3, 1092-1, 1009-2, 1024-1, 1004-1 kodlu ayakkabılara yönelik ürünleri üretmelerinin, satışa sunmalarının, tanıtım yapmalarının engellenmesine, ürünlere üretim kalıplarına tanıtım evrakına ve kataloglara el konulmasına, el konulan ürünlerin katalogların ve tanıtım evrakının üretim kalıplarının masrafı davalılardan alınmak suretiyle imhasına, davacının davacıya ait 205301 numaralı adidas logosu olarak bilinen markasından dolayı davalı tarafa ait ... ... 1, 2 ve 3 ürünleri yönünden olan kullanım davalının kendi tescili kapsamında olduğundan bu ürünler yönünden davanın reddine, toplam 60.000,00 TL maddi tazminattan 35.276,63 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte bakiye 24.723,37 TL'sinin ise davalı ... ayakkabıcılıktan münferiden dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalılardan müteselsilen alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Ayakkabıcılık .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bütün fiili bir sermaye şirketi olarak, diğer davalı şirket ile yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde, diğer davalı şirket tarafından adına tescilli "..." markalı olarak üretilen ayakkabıları yasal ve meşru ticaret içinde pazarlamaktan ibaret olduğunu, yargılama sırasında akademik tıtre sahip bilirkişilerin de bulunduğu (9) ayrı bilirkişi raporunda taraf iddia ve savunmaları ile ilgili olarak bilirkişilerin birbiriyle çelişen görüşler bildirdiğini, nihai olarak marka kullanımı olarak kabul edilen, ayakkabılar üzerindeki şeritlerin kimisi tasarım süslemesi olduğunu kimisi ise daha ileri giderek ayakkabının sağlamlığını temin etmek bakımından teknik bir zorunluluk olduğunu bildirdiklerini, markaya tecavüz ve haksız rekabetin aynı zamanda iradi(kasdi) suç niteliğinde fiiller olduğu da dikkate alındığında, konularında uzman olan bilirkişilerin, dosyanın safahati dikkate alındığında konuda karar vermeye yetkili Mahkemenin ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin dahi tereddüte düştüğü bir hususta bir sermaye şirketi yönetiminin bu kullanım şeklinin markaya tecavüz ettiğini bilmesi gerektiğini kabul ile müvekkili şirketin tazminatla sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, aksinin kabulünde Anayasal ve yasal koruma altında olan serbest ticaret ve serbest rekabetin korunmasının mümkün olamayacağını, tescilli bir markanın iptali veya hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar bu markanın kullanılmasından dolayı tazminata hükmolunamayacağını, bu durumda somut olayda da aleyhe tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Ayakkabıcılık ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2007-2008 kataloğunda yer alan ... ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... 2198 model kodlu ayakkabıların davacıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespit edildiği, ancak davalı müvekkiline haksız rekabet ve markaya tecavüz iddiasının 2008/6 D.İş dosyasına dayandırıldığını ve 2008 tarihli rapordan sonra tecavüzün devam ettiği ileri sürülmüşse de davalı müvekkili şirketin müseccel markaları davacıların markaları ile benzerlik göstermediği gibi tecavüzün devam ettiği yönünde dosya kapsamında bir delilin varlığı da anlaşılmadığını
ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini
istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 389 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!