11. Hukuk Dairesi 2022/6414 E. , 2024/2751 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1917 Esas, 2022/1179 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/834 E., 2021/933 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tarafların vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın .... Şubesi ile davalı borçlu .... Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ile kredi genel sözleşmeleri akdedildiği ve ticari krediler kullandırıldığını, davalı ...'ın ise sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçtan sorumlu olduğunu, borçluların borcunu ödememesi ve sözleşmeye riayet etmemesi üzerine ihtarname çekilerek hesabın kat edildiğini, borçlular hakkında Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/101226 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/101226 E. sayılı dosyasına yaptığı tüm itirazların iptalini, takibin devamını, dava konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazlarının olduğunu, Mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek dosyanın yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğunu, davacının ve davalıların adreslerinin Samsun Adliyesi yargı çevresi dışında olduğunu, icra takibine itiraz edilmemesinin itirazın iptali davasında yetki itirazında bulunulmasına ve bu itirazın değerlendirilmesine engel teşkil etmeyeceğini, uzayan cevap süresinde yetki itirazı ve diğer ilk itirazların ileri sürülebilmesinin mümkün olduğunu, geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, davacının müvekkilleri hakkındaki icra takibi başlatma hakkının bulunmadığını belirterek her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle yetkisizlik karar verilerek dosyanın yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davanın esastan reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı şirket arasında yapılan yetki sözleşmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 17 nci ve devamındaki maddelerine göre geçerli olup kredinin ticari nitelikte olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki teselsül karinesi nazara alındığında yetki sözleşmesinin diğer davalı kefil yönünden de bağlayıcı olduğu anlaşılmakla yetki itirazı reddine, davalı ...'ın kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesindeki şartların yanında eş rızası da aranmakta olup aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği davalı ...'ın asıl borçlu şirketin ortağı olduğu görülmekle eş rızasının gerekmediği anlaşıldığı, 07.10.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle sözleşmedeki miktar, süre, teselsül vs. ibarelerinin hiçbirinin müvekkillerinin el ürünü olmadığı, sözleşmedeki imzaların da müvekkillerine ait olmadığı savunulduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesi uyarınca davalı ...'ın imza örnekleri alınması amacıyla ihtaratlı davetiyeler çıkarılmış her seferinde tıbbi raporlar sunduğu, en son bizzat evinde yazı ve imza örneği alınması yönünden talimat yazıldığı, 10.10.2021 tarihli dilekçe ile davalı imza ve yazıya ilişkin itirazlarından vazgeçtiklerini bildirmesi üzerine kefalet sözleşmesindeki imzalarını ikrar etmiş sayıldığına, alınan bilirkişi raporu ile öncelikle asıl borçlu şirket yönünden alacağın tespiti yapılmış olup, davalı kefil yönünden kefalet limitine göre değerlendirmede bulunulduğu, buna göre öncelikle 19.12.2018 yapılandırma tarihi itibariyle toplam alacak miktarı 4.618.658,05 TL olarak tespit edilmiş, hiçbir taksidin ödenmediği görülmekle bu bedele yapılandırma tarihinden 06.08.2019 tarihli ihtarname ile hesabın kat tarihine kadar %24,96 akdi faiz uygulanarak ihtarname tarihi itibariyle alacak miktarı toplam 5.392.006,19 TL bulunmuş, kat tarihinden 17.08.2019 temerrüt tarihine kadar asıl alacağa %24,96 akdi faiz uygulanmak suretiyle temerrüt tarihi itibariyle toplam alacak 5.428.992,39 TL tespit edilmiş, temerrüt tarihinden 04.11.2019 takip tarihine kadar ise %39 temerrüt faizi uygulanarak takip tarihi itibariyle toplam alacak 5.916.855,21 TL tespit edilmiş, ancak taleple bağlılık değerlendirilerek fazla hesaplanan işlemiş temerrüt faizi ve BSMV takip miktarı kadar alınmak suretiyle toplam alacak 5.911.867,34 TL belirlenmiş, davalı kefil ...'ın kefalet limitinin 10.000.000,00 TL olması karşısında tespit edilen toplam alacaktan davalı kefilin de sorumlu olması gerektiği kanaatine varıldığından söz konusu bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 5.428.992,39 TL asıl alacak, 458.222,85 TL işlemiş faiz, 22.911,14 TL BSMV, 1.740,96 TL masraf olmak üzere toplam 5.911.867,34 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tarafların vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yerel Mahkemece verilen kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılamada bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, müvekkil banka alacağının eksik hesaplandığını, bilirkişi raporunda hesaplanan ana para tutarının eksik hesaplandığını, bilirkişi raporuna itiraz ettikleri halde Mahkemece ikinci bir rapor alınmadan karar verildiği, banka alacağı hesaplanırken GKS ve banka faiz genelgeleri uyarınca %30 olarak kabul edilmesi gereken akdi faiz oranının %24,96 şeklinde baz alarak hesaplama yapıldığını, hesaplama yapılırken bilirkişi tarafından sözleşme hükümlerinin dikkate alınmadığını, banka alacağının hesaplamasında işlemiş akdi faize yerleşik Yargıtay Kararları, kanun ve GKS hükümleri gereğince faiz işletme haklarının olduğunu, bu yönde hesaplama yapılmayarak alacak miktarı eksik hesaplandığından bahisle, Yerel Mahkemece verilen kısmen ret kararının kaldırılarak yeniden bilirkişi raporu alınmasını ve davalarının tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Samsun Ticaret Mahkemesi'nin yetkisiz olduğunu, İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, itirazın iptali davaları için herhangi bir özel yetki kuralının bulunmadığını, yetkili Mahkemenin davalıların ikametgahı Mahkemesi olduğunu, hem davacının hem davalıların adreslerinin Samsun Adliyesi yargı çevresi dışında olduğunu, icra takibine itiraz edilmemesinin itirazın iptali davasında yetki itirazında bulunulmasına ve itirazın değerlendirilmesine engel teşkil etmeyeceğini, geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, davacının müvekkili hakkında icra takibi başlatma hakkı bulunmadığını, sözleşmede ön görülen faiz oranlarının geçersiz olduğunu, itirazlarının değerlendirilmeden eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece verilen kararın kaldırılarak dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini ve davacının davasının tümden reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde anlaşmazlıkların çözümünde Samsun İcra Dairesi ve Mahkemelerinin yetkili olacağına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine uygun yetki sözleşmesi bulunması nedeniyle Mahkemenin yetkili olmasına, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesindeki belirtilen şekil şartlarına uygun düzenlenmiş olmasına, hükme esas alınan 14.07.2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu bulunmasına, ticari kredi ödeme planında akdi faiz oranının aylık 2,08 gösterilmiş olması nedeniyle yıllık 24,96 oranında akdi faiz hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesi ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 211, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. 6098 sayılı Kanun'un 583 ve 584 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!