WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6332 E.  ,  2024/2705 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/772 Esas, 2022/929 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/224 E., 2020/272 K.
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin
2017/400 E., 2017/427 K. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçelerinde; müvekkili şirketin 19.10.2010 tarihinde “metroistanbul + şekil” ibaresi için 2010/66756 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2009/59937 tescil numaralı ve “...” ibareli markaya dayanarak yaptığı itirazın, YİDK tarafından kısmen kabul edilerek, başvurunun kısmen reddedildiğini, oysa tarafların markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığını, daha önce de müvekkilinin başvurusunun davalının markasına dayanılarak anılan KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca haksız bir şekilde reddedildiğini, davalı Kurum'un ret kararına karşı müvekkilince açılan davanın sonucunda Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/33 E., 2013/118 K. sayılı kararı ile ret kararının iptal edildiğini, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 201/10037 E., 2014/16595 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini, anılan karar ile markalar arasında iltibas olmadığının belirtildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça emsal olarak sunulan mahkeme ilamının başka bir YİDK kararına ilişkin olduğunu, müvekkiline ait "..." markasının Türkiye'de karayolu ile yolcu taşımacılığı sektörünün lideri konumunda olan şirketin yolcu otobüslerinde kullanıldığını, müvekkilinin markasının 39. sınıfta tescilli olduğunu, davacıya ait başvurunun da 39. sınıfa dayandığını, davacının tescil talebine konu olan "metroistanbul+şekil" markası ile müvekkiline ait "..." ibareli markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaların bir bütün olarak korunabileceği, zayıf marka sahiplerinin aynı işaretlerin farklı bazı unsurlarla birlikte tesciline karşı çıkamayacakları, davacı markasının İstanbul iline özgü kamu hizmetleri için kullanılacak olması, bu hizmeti aynı isimle uzun yıllardır veriyor olması, her iki markanın da bu süre zarfında birlikte var olduğunun anlaşılması nedeniyle taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde benzerlik veya herhangi bir bağlantı kurulmayacağı, iki marka arasındaki belirgin farklar nedeniyle tüketicilerin iki farklı marka karşısında olduklarının farkına varabilecekleri, her ne kadar taraf markalarının kapsamındaki dava konusu mal ve hizmetler aynı/aynı tür olsa da davacının markası ayırt edici nitelik kazandığından, tarafların markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markalarının kapsamında yer alan 39. sınıfta aynı hizmetlerin bulunduğunu, ortak olan "..." asıl unsuru nedeniyle taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olup markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamından çıkarılan 39. sınıf hizmetlerin aynısı, davalının markasının kapsamında da yer alıyor ise de "..." ibaresinin büyük şehirlerde raylı ulaşımın adı olduğu, başvuru kapsamından çıkarılan bir kısım hizmetler yönünden tanımlayıcı, bir kısım hizmetler yönünden zayıf bir ibare bulunduğu, davacının başvurusuna eklediği "İstanbul" ibaresi, renk ve logo ile yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacının aynı isimle uzun yıllardır bu hizmeti vermesi nedeniyle artık ortalama tüketicilerin, tarafların markaları arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı ve taraf markalarını birbiri ile ilişkilendirmeyeceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; özetle istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.