WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6331 E.  ,  2024/2739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1212 Esas, 2022/623 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2016/137 E. - 2019/581 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2014/43832 sayılı "Şekil+kanguru" ibareli 20 nci sınıf malları kapsayan marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından adına tescilli "kanguru" ve "kangurum" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının nihai olarak reddedildiğini, dava konusu edilen YİDK kararında, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların arasında güçlü benzerlik bulunduğunun tespit edildiğini, ancak markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığına ilişkin değerlendirme bakımından kararda hataya düşüldüğünü, davaya konu YİDK kararının dayandığı gerekçelerin hukukun genel ilkeleri ve marka hukukunun temel mantığı ile çeliştiğini, oysa müvekkiline ait markalarla dava konusu başvuru arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, yine müvekkili adına tescilli MİGROS markasının tanınmış marka olarak koruma kapsamına alındığını, itiraza gerekçe gösterilen müvekkil markalarının da MİGROS markası altında piyasaya sürüldüğünü ve MİGROS’un tanınmışlığı nedeniyle de tüketici nezdinde “kanguru” ibareli markaların bilinir kılındığını, buna ek olarak itiraza gerekçe marka ile "www.kangurum.com.tr" alan adı üzerinden e-ticaret hizmeti verildiğini, somut olayda itiraza konu markanın seçilmesinin haklı bir nedeninin olmadığını, müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile tescil başvurusu yapıldığını ileri sürerek YİDK’in 2016-M-632 sayılı kararının iptaline, 2014/43832 sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete ait olan kanguru görselinin 09, 14, 16, 17, 21, 26, 28, 34, 35, 36, 41, 42 sınıftaki mal ve hizmetlere ilişkin olarak tescilli bulunduğunu, müvekkiline ait dava konusu edilen markanın ise 20 nci sınıftaki malları kapsadığını, taraf markalarının benzer sınıfları içermediğini, markaların farklı sınıflarda olması nedeniyle iltibas tehlikesinin azaldığından markalar arasında çok büyük farklılıklar aramaya gerek bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2000/06331, 99/0192221, 2009/45263 ve 152972 tescil numaralı markaları arasında “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Aynalar, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Sepetler” malları yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının ( b) bendi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, dava konusu başvuru yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmışlıktan kaynaklı bir tescil engelinin bulunmadığı, aynı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında uygulanma koşullarının oluşmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu yönündeki iddiaların ispat edilemediği, dava konusu markanın davacının 2000/06331, 99/0192221, 2009/45263 ve 152972 tescil numaralı markaları ile haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 04.02.2016 tarih 2016-M-632 sayılı kararının, “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Aynalar, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Sepetler” malları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2014/43832 sayılı KANGURU+ŞEKİL ibareli markanın “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Aynalar, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Sepetler” malları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlükle ilgili fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine davaya konu "kanguru şekil" markası ile müvekkil şirkete ait "kangurum", "kangurum şekil" ibareli markalar arasında dava konusu marka kapsamındaki tüm emtia yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının ( b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka kapsamındaki diğer emtianın da, müvekkilin itiraza mesnet markaları kapsamındaki emtia ile ilişkilendirilme, tamamlama, ikame etme imkanı bulunduğundan, ayrıca müvekkil şirket markalarının tanınmışlığı da gözetildiğinde dava konusu marka kapsamındaki tüm emtia yönünden benzerlik ve iltibas ihtimali olduğunu, perakende sektörünün öncü kuruluşu olan müvekkili adına tescilli olan "kangurum" ibareli markaların, yıllardır kullanılan, ülkemizde ve yurt dışında tanınmış, müvekkil firma ile özdeşleşmiş, bir başka deyişle müvekkil şirket ile bağdaştırılan, pek az markanın erişebildiği tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, yerel mahkeme kararının aksine 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında davalı şirket markasının tesciline engel oluşturduğunu, yerel mahkeme kararının aksine müvekkil şirketin www.kangurum.com.tr alan adına sahip olması nedeniyle aynı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında uygulanma koşulları bulunduğunu, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerektiğini, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığı, müvekkile ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olan “kanguru” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, zayıf bir ibareyi kendisine marka olarak seçen davacının bu ibareye eklemeler yapılmak suretiyle oluşturulan markalara da katlanma zorunluğu bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusunun kapsamında yer alan mallarla davacı markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, öte yandan bir bütün olarak marka işaretleri arasında da benzerlik olmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette sektör bilirkişisi olmamasının hatalı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "kanguru+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2000/06331, 99/0192221, 2009/45263 ve 152972 sayılı "kanguru" ve "kangurum" ibareli markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Aynalar, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Sepetler” malları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurunun "Kanguru" ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin başvuru kapsamında yer alan ve yukarıda sayılan mallar yönünden ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun söylenemeyeceği, bunun dışında başvuru kapsamında kalan malların ise davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olmadıkları, bu mallar yönünden davacının itirazına mesnet markaların perakendecilik sektöründe tanınmış olmalarının da bir tescil engeli oluşturmayacağı, çünkü söz konusu mal ve hizmetlerin birbirinden oldukça uzak oldukları, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının da bu yönde olduğu, yine 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmediği gibi dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle taraf vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine davaya konu "kanguru şekil" markası ile müvekkil şirkete ait "kangurum", "kangurum şekil" ibareli markalar arasında dava konusu marka kapsamındaki tüm emtia yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının ( b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka kapsamındaki diğer emtianın da, müvekkilin itiraza mesnet markaları kapsamındaki emtia ile ilişkilendirilme, tamamlama, ikame etme imkanı bulunduğundan, ayrıca müvekkil şirket markalarının tanınmışlığı da gözetildiğinde dava konusu marka kapsamındaki tüm emtia yönünden benzerlik ve iltibas ihtimali olduğunu ve diğer istinaf nedenlerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olan “kanguru” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, zayıf bir ibareyi kendisine marka olarak seçen davacının bu ibareye eklemeler yapılmak suretiyle oluşturulan markalara da katlanma zorunluğu bulunduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını istemiştir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusunun kapsamında yer alan mallarla davacı markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, öte yandan bir bütün olarak marka işaretleri arasında da benzerlik olmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette sektör bilirkişisi olmamasının hatalı bulunduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.