WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6315 E.  ,  2024/2716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1268 Esas, 2022/732 Karar
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/408 E., 2020/35 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.08.1996 tarihinde kurulduğunu ve 2015/109673 sayılı "Antalya Fide A.Ş." ibareli markasının bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin markası ile iltibas yaratacak şekilde "Hedef Antalya Fide" markasını kullanıldığını, aynı ibareli 2017/725442 sayılı marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalının marka başvurusunun iltibas nedeni ile yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli bulunduğunu, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2017/676 E. sayılı dosyası üzerinden, davalı şirket aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi talepli davanın açıldığını ve halen derdest olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK’in 10.09.2018 tarih ve 2018/M-7521 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2- Diğer davalı şirket vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, davalının markasında esaslı unsurun "Hedef" ibaresi olduğunu, "Antalya" ibaresinin bir coğrafi yer adı, "fide" ibaresinin ise genel bir ürün adı olduğunu, davacının yeni şirketlerin pazara girmesine mani olan bir tavır içinde bulunduğunu, iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2017/72442 sayılı marka ile davacının itirazlarına dayanak yaptığı markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı ve aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası gereği kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1996 yılından bu yana geniş bir tanınırlıkla “ANTALYA FİDE” markasını kullandığını, davalı şirketin müvekkilinin sektörde elde ettiği bu tanınmışlığından haksız olarak faydalanmaya çalıştığını, müvekkilinin tescilli markasında yer alan “Antalya Fide” ibare ve şeklini, iltibas yaratacak derecede benzer “Hedef Antalya Fide” markası ile kullandığını, her iki markanın esas unsurunun da “ANTALYA FİDE” ibaresi olduğunu, başvurudaki “Hedef” ibaresinin sektörde tanınmış bulunan “Antalya Fide” markasının şubesi ya da kardeş şirketi olduğu izlenimini yarattığını, davalı başvuru sahibinin özellikle tarafına gönderilen ihtarnameden sonra dava konusu başvuruyu yapmasının, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ortaya koyduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin marka tescil başvurusunun kapsamının 31/1, 2, 4 üncü sınıf mallardan (İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar, ormancılık ürünleri, canlı ve kurutulmuş bitkiler, otlar vs.) oluştuğu, bu malların davacının itiraza mesnet markasının kapsamında da aynen yer aldığı, dolayısıyla tarafların markalarını kullanacakları emtia yönünden iltibas ihtimali mevcut ise de, ibareler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak bulunan "Antalya" ibaresinin, herkesin kullanımına açık bir coğrafi yer adı olduğu, "Fide" ibaresinin de tarafların markalarının kapsamındaki 31 nci sınıf bir kısım mallar yönünden tanımlayıcı, bir kısım mallar yönünden ise ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, dolayısıyla başvuruda yer alan "Hedef" ibaresinin, ayırt ediciliği sağlamakta yeterli bulunduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek bunlara ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının soyut, gerekçesiz ve denetlenebilirlikten uzak olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.