WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6314 E.  ,  2024/2738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1237 Esas, 2022/669 Karar
HÜKÜM :Dava ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/111 E., 2019/587 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 100 yıla yakın zamandır süregelen ticari hayatında yarattığı markalarının (genellikle) sonuna ... soyadını işaret eden “...” ibaresini eklediğini, bu şekilde ... Holding’i işaret eden markalar zinciri oluşturulduğunu ve markanın tanınmış marka haline geldiğini, mal-hizmet sınıfı değerlendirmesi yapılmaksızın tüm sınıflarda müvekkili şirkete koruma sağlandığını, tüketici tarafından “...” son eki taşıyan markalarının davacının sahip olduğu güven ve itibarın bir göstergesi olarak kabul edildiğini, davacının “ENERJİSA’’ markasının tanınmış marka haline geldiğini, davalı yanın “... ENERJİ” markasının hem görsel hem de işitsel yönden müvekkilinin “...” markası son ekiyle yaratılmış olan markaları ile iltibas yaratır derecede benzediğini, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, söz konusu markanın başına getirilen “akel” ibaresinin, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarından farklılaştırmaya yetmediğini, “...” tanınmış markasını son ek olarak almış olan bir markayı duyan veya gören tüketicilerin, markanın neye ilişkin olduğu hakkında daha önceden bilgi sahibi olmasa dahi bu markayı ... ile ilişkilendirdiklerini, davalı Şirketin müvekkiline “...” markasının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, davalı kurumun daha önce müvekkilinin 178400 nolu “...” markası ve “...” son ekli diğer markaları ile iltibasa yol açabilecek derecede benzer oldukları gerekçesiyle çok sayıda marka hakkında red kararı verdiğini, müvekkilinin "ENERJİSA" markasının 04, 06, 35, 39, 40 ıncı sınıfları kapsadığını, davaya konu başvurunun ise 35, 37 ve 42 nci sınıfa ilişkin olduğunu, markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin "ENERJİSA" markasının itibarının zedelenmesine ve haksız rekabete sebebiyet verileceğini, dava konusu ibare üzerinde müvekkilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve altıncı fıkrasına dayalı öncelik ve üstün hakkı bulunduğu gibi dava konusu başvurunun kötü niyetli de olduğunu ileri sürerek YİDK'ın 30.01.2018 tarihli ve 2018-M-668 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2017/17001 sayılı “AKELSAENERJİ” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/17001 sayılı “... ENERJİ” ibareli dava konusu marka ile davacının ..., ENERJİSA, ...vb. ibareli markaları arasında, işitsel, görsel, kavramsal ve genel izlenim itibariyle bir benzerlik olmadığı, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında “benzerlik” ve bağlantı kurma ihtimali dahil iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının ... ve ENERJİSA ibareli markaları tanınmış marka olmakla birlikte, somut olayda taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davacının "... ENERJİ" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları anlamında üstün ve öncelikli hakkı bulunduğu iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "..." ve "ENERJİSA" ibareli markalarının tanınmış olduğunun bilirkişi raporuyla da sabit bulunduğunu, müvekkilinin "ENERJİSA" ve "..." markalarının, dava konusu "... ENERJİ" markası ile iltibas yaratacak ölçüde benzer olduğunu, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında koşulların bulunduğunu, müvekkilinin çok sayıda markasının sonuna ... soyadını işaret eden “...” ibaresini eklediğini, bu şekilde oluşturulmuş ilgili tüm markaların ... Holding’i işaret ettiğini, toplumun tüm kesimindeki tüketicilerin “...” ibaresini duyduklarında akıllarına müvekkili Şirketin geldiğini, uyuşmazlık konusu “...” markasının da , müvekkilinin tanınmış markası olan "... "markasını birebir içerdiğini, "..." son ekli seri markalar ve "ENERJİSA" markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, bilirkişi raporundaki uyuşmazlık konusu 35, 37 ve 42 nci sınıflardaki hizmetlerin kullanım amaçları ve mahiyetleri gereği tüketicilerin daha dikkatli ve özenli olacağı yönündeki görüşün de hatalı olduğunu, iltibas değerlendirmesinde ortalama tüketicinin dikkate alınması gerektiğini, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, markaların karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, ayrıca müvekkili Şirketin birebir "..." ibaresini değil ancak bu marka ile iltibas yaratacak ölçüde benzer olan "..." ve "ENERJİSA" markalarını davalı şirketten çok daha uzun yıllar önce kullandığını, bu nedenle ... markasının gerçek hak sahibi olduğunu, ayrıca 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında maddesi gereğince de hak sahibi bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ENERJİ" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve bağlantı kurma ihtimali dahil iltibas tehlikesi bulunmadığı, zira davalının “...” ibareli markasında "..." ibaresi son hece olarak yer almakla birlikte, markanın sadece bu ibareden oluşmadığı, "..." ibaresi içinde yer alan “...” ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, “AKEL” ibaresiyle birlikte bir bütünlük arz ettiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/6889 E-2022/1488 K sayılı ilamında da davacı markaları ile "... ENERJİ" ibareli başvurunun benzer olmadığının kabul edildiği, ayrıca somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında koşullar oluşmadığı gibi davacının aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve altıncı fıkrası anlamında iddialarını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, ancak davacının dava dilekçesinde diğer iddiaların yanında dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürüldüğü halde bu hususta İlk Derece Mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığından davacı markaları ile benzerlik taşımayan dava konusu marka tescil başvurusunun, kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceği, bu iddiadan başka dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispatına dair bir delil de sunulmadığından dava konusu marka tescil başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davacının bu yöndeki iddiası yerinde görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.