WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6258 E.  ,  2024/2254 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1413 Esas, 2022/935 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : Hakmar Mağazacılık Limited Şti. vekili Avukat ...

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/387 E., 2019/521 K.
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/501 E. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; şirket temsilcisi ...’ın babası Mehmet Küçükaslan’ın 1992 yılından 2013 yılına kadar "Halis" ibaresini tekstil ve gıda ürünleri sektöründe kullandığını, Halis esas unsurlu markalarının 2007/33946, 2006/64547 ve 2009/28389 sayıları ile tescilli olduğunu, 2013 yılından beri davacı şirketin tekstil, gıda, bilişim ve eğitim sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetlerinde "Halis" markasını kullandığını, özellikle “bal, arı sütü, propolis, kahve, kakao esaslı içecekler” emtialarında kullanımlarının bulunduğunu, davalı Şirketin 2015/75240 sayısı ile gerçekleştirdiği “halis balım” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa markaların benzer olduğunu, tarafların markalarının “halis” ortak ibarelerini içerdiğini, “balım” kelimesinin ayırt edici olmadığını, markaların kapsamındaki emtiaların benzer olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı Şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Birleşen davada davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibasa neden olabilecek bir benzerliğin bulunmadığını, "Halis" ibaresinin ayırt edici vasfı zayıf bir işaret olduğunu, özellikle malın katıksız olduğunu nitelemek için bir sıfat olarak kullanıldığını, bu nedenle markalar arasındaki en küçük farklılığın dahi dikkate alınmasının gerektiğini, müvekkilinin davacının markalarından daha eski tarihli “halis” ibareli markalarının olduğunu, müvekkilinin 2008/09327 sayılı tescilinin bulunduğunu, davacının kullanımlarının 25. sınıfta olduğunu, 29. sınıfta zaten bir kullanımının bulunmadığını, müvekkilinin "www.haliskuruyemiş.com" isimli internet sitesinin de bulunduğunu, markasının yaklaşık 10 yıldır tescilli olduğunu ve ilgili sınıfta kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markaları kapsamında yer alan emtialar, genel anlamda gıda ürünlerine ilişkin olduğundan, tüketicinin benzer ve aynı tür emtialar arasında ilişki kurmasının muhtemel bulunduğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında emtia benzerliği kriterinin gerçekleştiği, dava konusu başvurunun "HALİS BALIM" şeklinde olduğu, “bal” kelimesinin gıda ürünleri bakımından cins, çeşit, vasıf bildirici mahiyette bulunduğu, tüketici nezdinde gıda ürünlerinde markasal bir algı yaratmayacağı, başvuruda yer alan “halis” ibaresinin marka içerisindeki konumu ve “balım” ibaresinin ayırt edici vasfının neredeyse bulunmayışı nedeniyle başvuruda esas unsur olarak algılanmasının gerektiği, davacının ortak emtia sınıfı içerir tek markasının ise doğrudan "HALİS" kelimesinden oluştuğu, her ne kadar “halis” ibaresinin, bir kısım gıda ürünleri açısından vasıf bildirici bir anlama sahip olması nedeniyle ayırt ediciliğinin çok güçlü olmasa da somut uyuşmazlık konusu markada kullanılan ek kelime olan “balım” işaretinin, gıda ürünleri bakımından markasal vasfının bulunmadığı gibi marka bütün olarak ele alındığında da yine bütünsel algıyı değiştirmeye yeter nitelikte olmadığından, tüketicinin taraf markalarını taşıyan ürünleri benzer satış ve sunum kanallarında görmesi halinde, dava konusu markayı davacının yeni bir markası olarak yorumlamasının kaçınılmaz olacağı, taraf markaları arasında başvuru kapsamındaki malların tamamı bakımından iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, davalının önceki tescilli markası nedeniyle müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Halis" ibaresinin ayırt edicilik vasfının zayıf olduğunu, bir bütün olarak ele alındığında tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Birleşen davada davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2008/09327 sayılı 5 ve 29. sınıflarda tescilli "Hakmar Halis" ibareli markasından kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğunu, 29 ve 30. sınıflardaki malların bağlantılı olduğunu, "Halis" ibaresinin yeme içme sektöründe ayırt edici vasfı zayıf bir işaret olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunun kapsamındaki 30. sınıf malların aynısının veya benzerinin, davacının itiraza dayanak 2007/33946 numaralı markasının kapsamında da yer aldığı, her ne kadar “halis” ibaresinin, bir kısım gıda ürünleri açısından ayırt ediciliği zayıf olsa da somut uyuşmazlık konusu başvuruda kullanılan ek kelime olan “balım” ibaresinin, gıda ürünleri bakımından markasal vasfının bulunmadığı, dolayısıyla davalının başvurusunun esas unsurunun "Halis" ibaresinden oluştuğu, davacının markasının tek unsurunun da "HALİS" kelimesinden ibaret olduğu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, davalının önceki tarihli 2008/09327 numaralı markasının kapsamı 5 ve 29. sınıf mallardan oluştuğundan, 30. sınıf mallar için yapılan dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.