WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6256 E.  ,  2024/638 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1995 Esas, 2022/970 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/491 E., 2021/510 K.

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Aslıhan ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu gereğince EPDK'dan 18.09.2013 tarihinde aldığı dağıtım lisansı ile 30 yıl süreyle ... Büyükşehir Belediyesi mücavir ... sınırları içerisinde kalan dağıtım bölgesinde, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca doğal gaz tesisleri kurma, işletme ve doğal gaz taşıma ve/veya satışını yapma hususlarında yetkilendirildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin sorumluluk bölgesi içerisinde istisna getirilmeksizin tüm abone ve ... tüketicilere doğal gazı ulaştırmak için gerekli yatırımları yapmak ve daha önce yapılmış olanları devir almak suretiyle bir dağıtım şebekesi oluşturmakla yükümlü olduğunu, davalının mevzuat gereği ... tüketicilere gaz satması halinde EPDK tarafından belirlenen taşıma tarifesi üzerinden hesaplanacak taşıma bedelini, dağıtım lisansına sahip şirketlere ödemek suretiyle şirketlere ait dağıtım şebekesini kullanabildiğini, bu kapsamda müvekkiline ait dağıtım şebekesini kullanarak ... tüketicilere gaz satıp karşılığında EPDK tarafından belirlenen tarifeye göre hesaplanan taşıma bedelini müvekkiline ödediğini, böylece taraflar arasında bir zımni sözleşme ilişkisi kurulduğunu, zımni sözleşmeye göre alınacak taşıma bedelinin düzenleyici kurum olan EPDK'nın kararlarına göre belirlendiğini, buna göre müvekkili şirketin 2007 yılı için 12.12.2006 tarih ve 1008 sayılı karar uyarınca alacağı taşıma bedelinin 10.789 TL/m3 olduğunu, EPDK'nın anılan taşıma tarifesine ilişkin kararının Danıştay tarafından iptaline karar verildiğini, kararın iptali üzerine EPDK tarafından alınan 15.11.2011 tarih ve 3548 sayılı karar ile yürürlükte olan bir önceki 27.01.2004 tarih ve 291 sayılı kurul kararına dönüldüğünü, bilahare davalı tarafından 15.11.2011 tarih ve 3548 sayılı kurul kararının iptali istemiyle açılan dava sonrasında Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 17.06.2013 tarihli kararı ile dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini, EPDK tarafından 4846 sayılı kurul kararı alındığını, bu karar gereğince davalı BOTAŞ tarafından müvekkiline 1.877.634,31 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından 4846 sayılı kurul kararının iptali istemli açılan davada kararın iptal edilip EPDK tarafından 6945 sayılı ... bir kurul kararı alındığını, alınan bu ... karar sonrasında 4846 sayılı kurul kararı çerçevesinde müvekkiline ödenen 1.877.634,31 TL ve işlemiş faizinin 01.12.2014 tarihinden itibaren hesaplanarak BOTAŞ'a iadesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından toplam 2.747.186,79 TL'nin ihtirazi kayıtla ödendiğini, taraflar arasındaki zımni sözleşmeden kaynaklanan fazla ödemenin iadesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığını ileri sürerek, 869.552,48 TL'nin 27.03.2017 ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin davaya konu ettiği gecikme zammı alacağının da doğal gaz ile ilgili bir alacak olması sebebiyle 6183 sayılı Kanun kapsamındaki bir alacak olduğunu, bu nedenle davacı şirketin müvekkilinin idari erkini kullanmak suretiyle tanzim ettiği faturalara konu alacağa ilişkin her türlü itiraz hakkını idari yargıda kullanması gerektiğini, zira 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin her türlü iş ve işlem hakkında idari yargının görevli bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sebepsiz zenginleşme iddiasının ileri sürülebileceği yasal sürelerin geçirildiğini, esası yönünden de davanın yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı firmanın Doğal Gaz Piyasası Kanunu gereğince EPDK dan alınan dağıtım lisansı çerçevesinde ... Büyükşehir Belediyesi mücavir ... sınırları içinde kalan dağıtım bölgesinde doğalgaz tesislerini kurma, işletme, doğalgaz taşıma ve satışını yapma konusunda yetkilendirildiği, davalının yine mevzuat gereği söz konusu bölgede ... tüketicilere gaz satışı yapması halinde EPDK tarafından belirlenen taşıma tarife üzerinden hesaplanacak taşıma bedelini dağıtım lisansına sahip davacı şirkete ödemek suretiyle şirkete ait dağıtım şebekesini kullandığı, taraflar arasında bu konuda ticari akit oluşturulduğu, 2007 yılı için EPDK'nın 12.12.2006 tarih ve 1008 sayılı kararı ile taşıma tarifesinin belirlendiği, davacı firma tarafından tarifenin iptali istemli Danıştay 13. Dairesi'ne açılan davada 1008 sayılı kararın iptali istenen maddelerinin iptaline karar verildiği, EPDK'nın 15.11.2011 tarih ve 3458 sayılı kararı ile iptal edilen 1008 sayılı karardan önce yürürlükte olan 27.01.2004 tarih ve 291 sayılı kararın uygulanmasına karar verildiği, BOTAŞ tarafından 3458 sayılı kararın iptali istemli Danıştay 13. Dairesi'nde açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu defa EPDK tarafından alınan 23.01.2014 tarih ve 4846 sayılı kurul kararı ile oluşan ... tarife kapsamında davacı ... Gaz tarafından düzenlenen 24.11.2014 tarihli fatura karşılığında 1.877.634,31 TL'nin davalı tarafından 01.12.2014 tarihinde ihtirazı kayıt ile ödendiği, ... Gaz tarafından 4846 sayılı EPDK kararının iptali istemine ilişkin açılan davada İdare Mahkemesince kararın iptali kararı üzerine EPDK tarafından 23.02.2017 tarihli 6945 sayılı kurul kararında iptal edilen 4846 sayılı karar ile belirlenenden daha düşük bir tarife belirlenmesi üzerine davalı BOTAŞ tarafından davacıya ödenen 1.877.634,31 TL ile ödemenin yapıldığı 01.12.2014 tarihinden itibaren hesaplanan gecikme zammı 869.552,48 TL'nin iadesini talep ettiği, talep edilen tutarın davacı tarafından ihtirazı kayıtla BOTAŞ'a 27.03.2017 tarihinde 2.747.186,79 TL olarak ödendiği, 6183 sayılı Yasa'ya göre hesaplanan 869.552,48 TL gecikme cezasının haksız ödendiği gerekçesiyle ödeme tarihinden hesaplanacak ticari faiziyle birlikte iadesi istemli işbu davanın açıldığı, ihtilafın EPDK'nın değişik yıllara ait tarifelerinin iptalinden kaynaklı alacak olduğu, davacının tarife değişikliğinden ... alacağının tahsil etmekte ve zenginleşmesinin haklı nedene dayandığı ancak tarifelerde yapılan düzenleme karşısında almış olduğu farkın sebebinin ortadan kalktığı ve iyi niyetli sebepsiz zenginleştme oluşturduğu, davacının ihtirazı kayıtla yaptığı ödeme öncesi davalı tarafından temerrüte düşürülmediğinden faiz ödememesi gerektiği, ödediği faizin miktarının iadesine talep hakkı olduğu, davalının da sebepsiz zenginleşmesinde kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceğinden dava tarihinden itibaren faiz uygulanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 869.552,48 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince faizin başlangıç tarihinin hatalı olarak belirlendiğini, davalının faiz talebinde bulunurken, müvekkilinin Kurul kararını yerine getirdiğini bildiğini ve bu nedenle kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla temerrüte düşürülmesine gerek bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, söz konusu yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan raporun doğrudan hükme esas alındığını, gecikme zammı talebinde bulunmak için borçlunun temerrütüne gerek bulunmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin, davacının temerrüte düşürülmesi gerektiği gerekçesi ödenen faizin iadesine karar vermesinin doğru olmadığını, ihtirazi kayıt ile ödenen paranın iadesinde faize hak kazanmak için temerrüte gerek bulunmadığını, davacının iyi niyetli sebepsiz zenginleşen olarak kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın davacı tarafından 24.11.2014 tarihinde davalıdan tahsil edilip daha sonra 27.03.2017 tarihinde davalıya iade edilen 1.877.634,31 TL için davalının, davacıdan faiz isteyip isteyemeyeceği, buna bağlı olarak da davacının 27.03.2017 tarihinde davalıya ödediği 869.552,48 TL'nin iadesi gerekip gerekmediği noktasında olduğu, İlk derece mahkemesince, davacının tarife değişikliğinden ... alacağının tahsil etmekte haklı olduğu, her ne kadar daha sonraki EPDK kararı ile tahsil ettiği bu alacağın sebebi ortadan kalkmış ise de, davacının sebepsiz zenginleşmesinin haklı nedene dayandığı, bu durumda davacının iyi niyetli sebepsiz zenginleşen olduğu ve temerrüte düşürülmeden kendisinden faiz istenemeyeceği, davalının da davacıyı temerrüte düşürmediğinden, davacının faiz ödeme yükümlülüğünün doğmadığı ve ihtirazi kayıtla ödediği bedelin iadesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı tarafından 24.11.2014 tarihinde davacıya yapılan ödemenin, ihtirazi kayıtla yapıldığı, sebepsiz zenginleşme halinde ihtirazi kayıtla yapılan ödeme nedeniyle geri verme borcu bakımından ayrıca bir ihtara gerek bulunmadığı, aksinin kabulünün tacir olan davacının iyi niyetli olsa bile sebepsiz yere elinde tuttuğu paradan gelir elde etmesine, buna karşılık yine tacir olan davalının da sebepsiz yere davacıya ödediği paradan mahrum kalması durumunun ortaya çıkacağı, bunun da denkleştirici adalet ve hakkaniyete uygun olmadığı, bu itibarla, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle ve davacı tarafından ödenen faizin miktarına ilişkin bir uyuşmazlık da bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından 6100 sayılı Kanun'un 18 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yapılmış bir ihtirazi kayıt beyanı bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte ihtirazi kaydın usulüne uygun bir şekilde yapılmış olduğu kabul edilse bile 6098 sayılı Kanun'un 117 nci maddesinde yer ... sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır düzenlemesindeki bildirim olarak kabul edilemeyeceği, ihtirazi kayıt beyanının temerrüt için bir bildirim olarak kabul edileceğine dair bir düzenlemeye de yer verilmediği, iyi niyetli sebepsiz zenginleşenden faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yerel Mahkemesi kararının faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından davalıdan tahsil edilip daha sonra ihtirazi kayıt ile davalıya iade edilen taşıma bedelinin faizinin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ... maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 ncü maddesinin 4 ncü bendinde maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olup Mahkemece anılan düzenleme gereğince davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de; işbu dava maddi tazminat davası olmayıp istirdat davası niteliğinde olduğundan davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti tayini isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer ... “karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesi uyarınca belirlenen 5.100,00 TL'' ibaresinin çıkartılarak yerine “113.650,77 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.