11. Hukuk Dairesi 2022/6233 E. , 2024/2320 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1517 Esas, 2022/1537 Karar
DAVALILAR :1. ...
2.... vekilleri Avukat ...
3.Muflis Meysu Meyvesuyu ve Gıda Sanayi A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi)
SAYISI : 2021/401 E., 2022/130 K.
Taraflar arasındaki marka tescili işlemlerinin iptali bunun mümkün olmaması halinde sürüm bedellerinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müflis Meysu Meyvesuyu ve Gıda San. A.Ş.’ne ait olup, TPE nezdinde tanınmış statüde tescilli; 126114 sayılı "meySu+şekil", 135303 sayılı "MEYSU", 155045 sayılı "süper MeySu+şekil", 155111 sayılı ''yeni meySu+şekil", 155112 sayılı "Life meySu+şekil", 155138 sayılı "goldmeySu+şekil", 155185 sayılı "meySuSodaMix+şekil", 159826 sayılı "meysodamix", 161679 sayılı "meymultimix", 161726 sayılı "multimix", 161737 sayılı "meymultivitamin" ibareli 11 adet markası, iflas tasfiyesine ilişkin, 01.02.2007 tarihli ihale ile davalı Gülsan A.Ş.'ne satıldığını, söz konusu ihalenin kesinleşmesi üzerine, dava konusu markaların ihale alıcısı olan Gülsan A.Ş. adına tescil edildiğini, TPE nezdinde 14.11.2007 tarihinde davalı Gülsan A.Ş. adına yapılan tescil kaydının illetini teşkil eden ihalenin geçersiz işlemlere dayanması nedeniyle, yolsuz tescilin oluşmasına sebep olduğunu, iyi niyetli olmayan ve yolsuz tescil ile elde edilen sahipliğin sağladığı öncelik hakkından yararlanan davalı Gülsan A.Ş. ve organik bağının bulunduğu Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına şimdilik 46 adede ulaşmış olan bütün "meySu" ve 3 adet "mey" ibareli marka tescillerinin de yolsuz tescil olduğu, tek bir alıcı olarak katılan davalı Gülsan A.Ş. adına, 1.Açık Artırma da; (ihalenin yapıldığı dönemde yürürlükte olan yasa gereğince) muhammen bedelin %60’ı olan 2.405.000,00 TL bedelle ihale edilmesinin, ihalenin normal şartlar altında yapılmadığını gösterdiği gibi, zarar unsurunun da oluştuğunu gösterdiğini ileri sürerek, muvazaa ve yokluk hukuksal nedenine dayalı, davalılar adına kötü niyetle yapılan, illetten yoksun ve yolsuz, "meySu" ve "mey" ibareli marka tescillerinin iptali ve yeniden davacının ortağı bulunduğu müflis Meysu Meyvesuyu ve Gıda Sanayi A.Ş. adına tescil edilerek, TPE nezdinde ki sicil kayıtlarının düzeltilmesini, bunun mümkün olmaması halinde sürüm bedellerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil edilerek müflisin İflas Masasına kaydını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Müflis Meysu Meyvesuyu ve Gıda San. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'un iş bu davanın açılmasında hukuki menfaati bulunmamakta olup husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının şirket ortağı bulunmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, açılan davada zaman aşımı ve hak düşürücü süreler geçtiğini davanın iş bu nedenle de reddi gerektiğini, davacının Kayseri 1. Asliye ticaret Mahkemesinin 2020/690 E., 2021/573 K. sayılı dosyası ile davalılar İflas idaresi, Gülsan Gıda San. ve Tic. A.Ş, Meysu Gıda San. ve Tic A.Ş. aleyhine iflas tasfiye işlemlerinin geçersizliğine dayalı marka tescil işlemlerinin iptali ile markaların müflis adına tescilli, olmadığı takdirde sürüm bedellerinin tahsili ile iflas masasına eklenmesi talebiyle dava açılmış olup iş bu davanın reddine karar verilmiş ve bu karar da derecattan geçerek 03.01.2022 tarihinde kesinleştiğini, kesin hüküm sebebiyle davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar Gülsan Gıda San. Tic. A.Ş. ve Meysu Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; derdestlik ve kesin hüküm sebebi ile davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/690 E., 2021/578 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı şirkete ait bir takım markaların iflas idaresi tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğu ve yolsuz tescil nedeniyle marka tescilinin iptali ile iflas masasına dahil edilmesini talep ettiği mahkemece davanın reddine karar verildiği kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 13.10.2021 tarih ve 2021/1708 E., 2021/1465 K. sayılı ilamı ile onandığı gerekçesi ile kesin hüküm dava şartı olmakla davacının davasının usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kesin hüküm nedeniyle verdiği kararın yerinde olmadığını, kanun ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda, her iki davanın sebepleri aynı olmadığı gibi, ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucu aynı olmadığından dolayı, kesin hüküm teşkil etmediğini, her iki davanın, dava sebepleri ve vakıalarının aynı olmadığını, Yerel Mahkeme tarafından, tensip tutanağında celbine karar verilen ve delil olarak dayandıkları Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/17 iflas sayılı dosyasında bulunan ve Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/17 E. ve 2022/171 K. sayılı dosyasında açılan davada, davalı İflas İdaresinin verdiği 24.01.2022 tarihli cevap dilekçesinde delil olarak sunuduğu belgeler, yeni sebep ve vakıaları ortaya çıkardığını, ayrıca, ilk davadan farklı olarak huzurdaki yolsuz tescil davasında, "kötü niyet" iddiasına da dayanıldığından dolayı, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle, mahkemece kendiliğinden nazara alınacağı, öğreti ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da benimsendiğini, ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olmadığını, Yerel mahkemeinin kesin hüküme konu ettiği ve müvekkil tarafından açılan, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/690 E. ve 2021/578 K. sayılı kararında yolsuz tescilin dayanağı olan iflas tasfiyesine ilişkin geçersiz işlemlerin icra mahkemesine sunulması gereken hususlar olduğu gerekçesiyle, zımmen görevsizlik yönünde bir hüküm kurduğunu, bu nedenle, dava konusu marka tescillerinin dayanağı olan iflas tasfiyesine ilişkin işlemlerin geçersiz olup olmadığı ve bu marka tescillerinin illetten yoksun ve yolsuz tescil olup olmadığı ve marka tescillerinin iptali ve müflis adına tescillerinin gerekip gerekmediği ile sicil kayıtlarının düzeltilip düzeltilmeyeceği hakkında, bir hüküm kurulmadığını, Ayrıca, mülkiyet hakkına ilişkin olarak, TPE kayıtlarının hukuka ve gerçek duruma uygun hale getirilmesi için açıldığı sabit olan davamızın, marka davalarının ihtisas mahkemesi olan Yerel Mahkeme tarafından da "Marka (Marka hakkına tecavüzden kaynaklanan)" davası olarak kabul edildiğini, dava konusu kötü niyetli, illetten yoksun ve yolsuz marka tescillerinin dayanağı olan, iflas tasfiyesine ilişkin geçersiz işlemler hakkında usulüne uygun şekilde yargılama ve değerlendirme yapılmadığı ve bu hususların icra mahkemesine sunulması gerektiği gerekçesiyle verilen ilk kararda, dava konusu markaların illetten yoksun ve yolsuz tescil edilip edilmediği husunda, açıkça hiçbir hüküm tesis edilmemiş olduğundan, kesin hükmün varlığından bahsedilemeyeceğini, kanunun emredici hükmüne aykırı, "kötü niyetli ve yolsuz tescil", kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece öncelikle ve re'sen saptanması, yasal gereklilik olduğunu, geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan, emredici kanun hükmüne ve kamu düzenine aykırı, kötü niyetli, illetten yoksun ve yolsuz marka tescillerinin iptali ve tesciline ilişkin açılan davamızda, kanun ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda, mahkemenin, öncelikle ve hatta resen kötü niyet ve yolsuz tescil iddialarını inceleyerek, kötü niyet ve yolsuz tescilin varlığını saptaması hâlinde, öteki nedenlerin incelenme gereğinin ortadan kalkacağını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/401 E. ve 2022/130 K. sayılı, eksik inceleme ve subjektif algılamalara dayalı, dosya gerçeğine yapılacak İstinaf İncelemesi sonucunda, bozularak ortadan kaldırılmasına, davada; vakıalara ilişkin toplanacak başka delil bulunmayan dosyanın, ilk derece mahkemesine gönderilmesi halinde, davanın karara bağlanmasının daha fazla geciktireceğinin gözetilerek, davamızın kabulü yönünde, yeni bir hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, eldeki dava ile, kesinleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/690 E., 2021/578 K. sayılı dosyasının taraflarının, dava konusunun ve talep sonucunun aynı mahiyette olduğu, bu itibarla yerel mahkemece dava konusu uyuşmazlığa ilişkin daha önce verilen kesin bir hükmün varlığı nedeniyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bu itibarla söz konusu yerel mahkeme kararında yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iflas tasfiyesi işlemlerinin geçersizliğine dayalı marka tescili işlemlerinin iptali ile bu markaların müflis şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde sürüm bedellerinin tahsili ile iflas masasına kaydedilmesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!