WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6210 E.  ,  2024/2354 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1338 Esas, 2022/794 Karar
DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/104 E., 2020/91 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı ... vekili ve duruşmasız olarak davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “flyinfinity tandem paragliding” ibareli markanın kendi adına tescili için başvuruda bulunduğunu, bu başvuruda marka olarak ticaret sicilinde kayıtlı olan ticaret unvanının özünün seçildiğini, markada geçen “tandem paragliding” ibaresinin “ikili yamaç paraşütü uçuşu” anlamına geldiğini, bu ibarenin markanın tescilinin talep edildiği sınıfta ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, markada geçen “flyinfinity” ibaresinin bir bütün olduğunu ve tek bir anlama geldiğini, bu sebeple parçalara bölünerek inceleme yapılmasının doğru olmadığını, davalı şahsın itirazına mesnet aldığı markalarında ise “infinity” ibaresinin tek başına ayırt edici unsur olmadığını, markalardaki “jewellery” ve “boutique otel” ibarelerinin de ayırt edici unsurlar olduğunu, zira bu ibarelerin markaların tescilli olduğu 41. sınıfa giren hizmetler ile bir ilgilerinin olmadığını, davalı şahsın markalarını 2002 yılından bu yana 41. sınıfa giren hizmetlerde hiç kullanmadığını, yamaç paraşütü faaliyetlerinin de bulunmadığını, ancak markalarını haksız ve kötü niyetli olarak o tarihlerden beri bazı eklemeler yaparak yenilediğini, hal bu iken davalı şahsın sadece son marka tescilini dikkate alarak geçmişe yönelik 5 yıllık sürenin dolmadığından bahisle davacının ileri sürdüğü kullanmama def’ini dikkate almamasının hukuka aykırı bir durum oluşturduğunu, oysa ki kanun koyucunun amacının tescilli markaların ciddi kullanımının sağlanması olduğunu, somut olayda marka kullanımının ilk incelenmesi gereken tarihin 2014 değil, 2011 senesi olduğunu, davalı şahsın kullanmadığı markaları tescil ederek marka yedeklemesi yaptığını ve haksız bir gücü elinde barındırdığını iddia ederek YİDK’in 2019-M-6267 sayılı kararının iptalini ve davacının 2018/01644 sayılı markasının tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kullanmama nedeniyle iptal davasının ancak 04.04.2021 tarihinden sonra açılabileceğini, müvekkilinin markasını kullandığını, taraf markalarının her ikisinin de “INFINITY” ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, markaların aynı sınıfa giren hizmetlerde kullanılacağını, bunun da karıştırılma ihtimalini doğuracağını, davacının huzurdaki davayı açmakta ve dava konusu marka başvurusunda bulunmakta kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şahsın dava konusu ret işlemine gerekçe olan 2014/98358 numaralı markasının tescil tarihinin 01.12.2014 tarihi olduğu, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 08.01.2018 tarihi itibariyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmünde aranan “itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması” ön şartının gerçekleşmediği, davacının, redde mesnet 2014/98358 sayılı markası bakımından ileri sürdüğü kullanmama def'i şartlarının gerçekleşmediği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında aranan “aynı/aynı tür mal ve hizmetler için tescil edilmiş olma” şartının gerçekleştiği, “Infinity” ibaresinin, İngilizce kökenli bir sözcük olup Türkçe’deki anlamının “sonsuzluk” olduğu, davalının markasının Türkçe’deki anlamının “Sonsuzluk Butik Oteli”, davacının markasının ise “sonsuzluğa uçmak, sonsuz uç” algılarını çağrıştırdığı, markalarda “INFINITY” ibaresinin ortak olduğu ve markalarda geçen diğer kelime unsurlarının anlamları itibariyle ayırt edici nitelikten yoksun olduğu tartışmasız olsa da, markalarda farklı şekilde konuşlandırılmış şekil unsurlarının, markaların renk kompozisyonlarının ve “INFINITY” ortak ibaresi dışında kalan diğer kelime unsurlarının, markaları genel görünüm ve bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajı itibariyle farklı kıldığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü şartlarının somut olayda oluşmayacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile 2019-M-6267 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; iltibas incelemesinde markaların esas ibaresi olan "infinity" ibaresinin dikkate alınmamış olması ve tali ibarelerin dikkate alınmasının doğru olmadığını, "fly infinity tangdem paragliding" ibaresindeki "tangdem paragliding" ibaresinin yamaç paraşütçülüğünün ingilizcesi olup hizmetin ve yapılan sporun kendisi olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde de dikkate alınamayacağını, müvekkilinin markasında da değerlendirmeye alınması gereken ibarenin "infinity" şeklinde olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin yerel Mahkeme ve bilirkişi raporunda eksik, hatalı ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadına aykırı nitelikte yapıldığını, tali unsurların sanki ayırt edicilik katıyorcasına değerlendirme yapıldığını, ilgili tüketici kitlesi ve algılarının rapora itiraza rağmen belirlenmediğini, raporun bu kapsamda Yargıtay denetimine elverişli olarak alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markalar arasında genel izlenim itibariyle benzerlik bulunduğunu, karıştırma tehlikesinin oluşacağını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının başvurusuna konu “FLY INFINITY TANDEM PARAGLIDING + Şekil” ibareli marka ile davalı ...'nin itirazına mesnet gösterdiği "INFINITY BOUTIQUE OTEL + Şekil" ibareli marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira İngilizce bir kelime olan “INFINITY” ibaresinin Türkçe’deki anlamının “sonsuzluk” olduğu, bu anlamı itibariyle davalının markasının Türkçe’deki anlamının “Sonsuzluk Butik Oteli”, davacının markasının ise “sonsuzluğa uçmak, sonsuz uç” algılarını çağrıştırdığı, bu itibarla anlamsal farklılık yarattığı, diğer yandan markalarda farklı şekilde konumlandırılmış şekil unsurlarının, markaların renk kompozisyonlarının ve “INFINITY” ortak ibaresi dışında kalan diğer kelime unsurlarının, markaları genel görünüm ve bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim itibariyle farklı hâle getirdiği gerekçesiyle davalı ... ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik ve yetersiz gerekçe ile verildiğini, gerek İlk Derece Mahkemesi kararında gerekse Bölge Adliye Mahkemesi kararında marka hukukunun temel ilkelerinin ihlal edildiğini, iltibas incelemesinde markaların esas ibaresi olan "infinity" ibaresinin dikkate alınmamış olması ve tali ibarelerin dikkate alınmasının doğru olmadığını, "fly infinity tangdem paragliding" ibaresindeki "tangdem paragliding" ibaresinin yamaç paraşütçülüğünün ingilizcesi olup hizmetin ve yapılan sporun kendisi olduğunu,
markaların karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde de dikkate alınamayacağını, müvekkilinin markasında da değerlendirmeye alınması gereken ibarenin "infinity" şeklinde olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin yerel Mahkeme ve bilirkişi raporunda eksik, hatalı ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadına aykırı nitelikte yapıldığını, tali unsurların sanki ayırt edicilik katıyorcasına değerlendirme yapıldığını, ilgili tüketici kitlesi ve algılarının rapora itiraza rağmen belirlenmediğini, raporun bu kapsamda Yargıtay denetimine elverişli olarak alınmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.