11. Hukuk Dairesi 2022/6209 E. , 2024/2480 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1320 Esas, 2022/795 Karar
DAVALILAR : 1.Arçelik A.Ş. vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu vekili Avukat ...
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/39 E., 2020/52 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin su arıtma cihazları konusunda öne çıkan bir firma olduğunu, “aquatech” markasının müvekkili ile özdeşleştiğini, 20 yılı aşkın süredir sektörde aralıksız şekilde kullanıldığını, davalının, müvekkilinin tanınmış markası ile benzer, karıştırılma ihtimali olan "Quantech" ibareli 2018/15718 sayılı marka başvurusuna yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer ve malların aynı olduğunu, davalının kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkili adına tescilli “aquatech” markasından haksız bir şekilde yararlanmak niyetinde olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, markaların benzer olmadığını, AQUA ibaresinin sık kullanılan bir kelime olduğunu, "su” anlamına geldiğini, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığını, TECH ibaresinin teknoloji kelimesinin İngilizcesi olan technology ibaresinin kısaltılmış hali olduğunu, çekişme konusu ürün/hizmetlerin günlük tüketime konu olmayan, yüksek fiyatlı, uzun süreli kullanıma konu edilen ürünler olduğunu, satın alınma sürecinde tüketicinin azami dikkat ve özen göstereceğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını, kötü niyet iddialarının haksız bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Quantech" ibareli başvuru markasıyla davacının "aquatech" ibareli tescilli markası arasında, dava konusu 2018/15718 sayılı markanın kapsamında yer alan 11. sınıftaki ''Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı.'' emtiası yönünden görsel ve telaffuz olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas-benzerlik oluştuğundan aksi yöndeki bilirkişi görüşüne iştirak edilmediği, bunun dışında kalan mallar yönünden anılan maddedeki iltibas koşulları oluşmadığı gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, bu mallar yönünden dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, 2018/15718 sayılı markanın kapsamında yer alan 11. sınıftaki '' Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı.'' emtiası yönünden iptaline, bu emtia yönünden markanın sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin markası ile davacının markasının farklı olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin markasının bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markaların kavramsal olarak da farklı olduğunu, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi nazara alındığında karıştırma ihtimalinin olmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalının markası ile davacının itiraza mesnet markası karşılaştırıldığında ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, anılan maddenin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürmüştür.
3.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin itiraza mesnet markasını 20 yıldan beri markasal olarak kullandığını, sektöründe tanınmış bir konuma gelen müvekkilinin markası karşısında davalı firmanın dava konusu markayı kötü niyetli olarak tescil talebinde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!