WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6201 E.  ,  2024/2353 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1467 Esas, 2022/959 Karar
DAVALILAR : 1....
2.... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/324 E., 2019/439 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 tarihinde kurulduğunu ve kurulduğu tarihten bu yana mekanikerler, elektronikçiler ve diğer birçok dalda çalışan profesyonel kullanıcılar için üstün kaliteli el aletleri geliştiren ve üreten bir şirket olduğunu, müvekkilinin 2017/47186 numarası ile “CETA FORM ACCUVISION” ibareli marka tescil başvurusunun, davalı ...'ın 2015/68223 sayılı "ACCUVİSİON" ibareli markasına dayalı itirazı üzerine, 20.07.2018 tarihli ve 2018-M-5730 sayılı YİDK kararı ile 09. sınıf mallar için kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin dava konusu markayı başvuru tarihinden çok önce Slovenya’da üretilen ürünlerde kullandığını, “ACCUVISION” ibareli marka üzerinde uzun yıllar kullanması nedeniyle öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, müvekkilinin “CETA FORM ACCUVISION” ibareli markasının uzun yıllar kullanılması nedeniyle ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin markasının davalı tarafın kullanılmayan marka nedeniyle kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markasının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından davalı markası ile herhangi bir benzerlik göstermediğini, özgün ve orijinal şekilde tasarlandığını, markaları parçalara ayırarak benzerlik yaratılmasının mümkün olmadığını, “ACCUVISION” kelime unsurunun benzer sınıflarda birçok marka tarafından kullanıldığını, müvekkilinin davalının ortağı olan Taştan Makine Hırdavat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile ticari ilişki içinde olması nedeniyle davalının müvekkilinin markasından haberdar olduğunu, bunun dosyaya sunulan 2005 tarihli faturadan anlaşıldığını, dava konusu markanın kısmen reddine gerekçe gösterilen "ACCUVISION" ibareli markanın hükümsüzlüğü talebiyle İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2017/114 E. sayılı davanın açıldığını ve derdest olduğunu iddia ederek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı ... savunmada bulunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın tescili talep edilen 09. sınıf emtialar bakımından, taraf markalarının kapsamlarının aynı olduğu, dava konusu markanın "CETA", "FORM" ve "ACCUVISION" ibarelerinin birleşmesinden oluştuğu, "CETA FORM" ibaresinin kırmızı bir dikdörtgen içerisinde, tabana paralel olarak beyaz büyük harflerle küçük bir şekilde yazıldığı, "ACCUVISION" ibaresinin ise dikdörtgenin alt kısmında beyaz zemin üzerine siyah koyu harflerle altı ve üstü çizili olarak ve ibarenin ortasında yer alan “V” harfinin içerisinde kırmızı bir üçgen yer alacak şekilde yazıldığı, marka içerisindeki konumu itibariyle “accuvision” ibaresinin görsel anlamda logo üzerinde hakimiyetinin bulunduğu, redde mesnet gösterilen markasının ise beyaz zemin üzerine siyah harflerle yazılmış kelime markası olduğu, içerisinde herhangi bir başka ayırt edici figüratif öğeye yer verilmediği, dolayısıyla taraf markalarındaki “ACCUVISION” ibaresinin ortak asıl unsur olması nedeniyle taraf markalarının benzer bulunduğu, “ACCU” ibaresinin Türkçe karşılığının “pil”, “VISION” ibaresinin ise “vizyon, görüş” anlamlarına geldiği, davacı tarafça markasına kullanımla ayırt edicilik sağlandığı bildirilmiş ise de, gerçek hak sahipliği iddiasına dayanarak ancak 3 üncü kişilerin başvurularına itiraz etme veya tescilli markalarına karşı hükümsüzlük davası açma hakkının bulunduğu, anılan maddenin kendi başvurusu yönünden tescilli markanın varlığına rağmen kendi lehine tescil hakkı sağlamadığından bu yöne ilişkin davacı itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan 2017/114 E. ve 2020/54 K. sayılı davanın sonucunda, davalı adına tescilli 2015/68223 ve 2015/68224 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verildiğini, anılan davanın bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğunu, zira 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük kararlarının, koruma süresinin başladığı andan itibaren etkili olacağını ve markanın hiç doğmamış sayılacağını, müvekkilinin “ACCUVISION” ibareli marka üzerinde uzun yıllar kullanması nedeniyle öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markaya ayırt edicilik kazandırdığını, taraf markalarının benzer olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarının esas unsurlarının "ACCUVİSİON" ibaresinden oluştuğu, davacının başvurusundan çıkarılan 9/1. sınıf malların, davalı ...'ın itiraza mesnet markasının kapsamında da aynen yer aldığı, dolayısıyla reddedilen mallar yönünden tarafların markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu, YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü için İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan 2017/114 E. ve 2020/54 K. sayılı davanın sonucunun beklenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve davalı markasının kullanılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.