WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6199 E.  ,  2024/2486 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2100 Esas, 2022/934 Karar
3. ŞAHISLAR : ... Mirasçıları;
1. ...
2....
3. ... vekilleri Avukat ...

HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/33 E., 2018/900 K.

Taraflar arasındaki anonim şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 08.03.2019 tarihli ek kararıyla üçüncü kişiler vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Ek kararın üçüncü kişiler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicilinin 865919 sicil nosu ile kayıtlı olan davalı şirketin % 25 hissedarı olduğunu, diğer hissedarın ise % 75 hisseye sahip ... olduğunu, ...'ın şirketi 02.05.2016 tarihine kadar temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, ... hakkında eşi tarafından İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1442 E. sayılı dosyasında vesayet altına alınması talepli dava açıldığını ancak ...'ın 24.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, genel kurul toplantısı yapılamadığından şirketin organlarından yoksun kaldığını, yönetimin sağlanamadığını, ayrıca şirketin tescilini takip eden yirmi dört ay içinde ödenmesi gereken sermaye paylarının da ödenmediğini, yerine getirilmeyen sermaye taahhüdü dolayısıyla şirket idaresinde sorunlar yaşandığını, müvekkilinin devamlı olarak şirkete ortaklar hesabından borç verdiğini ancak bu borcun da kendisine ödenmediğini belirterek, uzun süredir organları eksik olan ve sermayesi tamamlanmayan davalı şirketin tüzel kişiliğinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 530 uncu maddesine göre yönetim kurulu organı bulunmayan şirkete bu organı oluşturmak üzere yani yasaya uygun hale getirilmek üzere süre verilmesi gerekmekte ise de, henüz şirketin % 75'lik sermaye payı bedelini ödemeyen ortağın vefatı ve şirketin kuruluşundan beri hiçbir işlem ve karar alınmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde 6102 sayılı Kanun'un 529 uncu maddesine göre şirketin işletme konusunu gerçekleştiremeyeceğinin açık olduğu, bu nedenle aynı Kanun'un 530 uncu maddesine göre süre vermenin davanın esasına etkili olmayacağı gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

Mahkemece 08.03.2019 tarihli ek karar ile; davalı şirket kurucu ortağı %75 pay sahibi ...'ın 24.11.2017 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıları vekili kayyım tayin edilmesi amacıyla açtıkları davada dosyadan haberdar olduklarından bahisle istinaf talebinde bulunmuş ise de, dosyada taraf olarak sıfatları bulunmadığından istinaf etme yetkisi de bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde üçüncü kişiler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Üçüncü kişiler vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle ek karara karşı; müvekkillerinin, tasfiyesi istenen şirketin tek yöneticisi olan ...'ın mirasçıları olması ve tasfiyesi istenen şirketin yasal ortakları olmaları nedeniyle davada verilen kararla ilgili istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararları olduğunu, davada taraf olarak eklenmemiş olmalarının müvekkillerinin kusuru olmadığını, Mahkeme tarafından %75 hissedar ...'ın veraset ilamı istenip devamındaki işlemler yapılması gerekirken yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını; öte yandan asıl karara yönelik olarak, şirketin %25 ortağı ... tarafından açılan fesih ve tasfiye davasında, organsız kaldığı tespit edilen davalı şirketi temsil için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci maddesi gereği kayyım atanmadan, şirketin büyük ortağının vefat ettiği tespit edilmesine rağmen mirasçılarına dahi tebligat çıkarılmaksızın sonlandırılıp davanın kabulüne karar verilmesinin Anayasal savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğunu, şirkete kayyım tayin edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ortağı müteveffa ...'ın mirasçıları ..., ..., ...'ın verilen karardan dolayı menfaatlerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerse de istinaf yoluna ancak davanın taraflarının başvurabileceği, taraflar dışındaki üçüncü kişilerin, istinaf yoluna başvuramayacağı, bunun tek istisnasının o kişi aleyhine bir hüküm kurulmuş olması hali olduğu ki somut davada, adı geçenler davada taraf olmadığı gibi yargılama sürecinde müdahale taleplerinin de bulunmadığı, ayrıca usul hukuku bakımından herhangi bir sıfat da kazanmadıkları, şirket ortağı olarak menfaatin ihlal edildiğinden söz edilmesinin yeterli olmadığı, adı geçen üçüncü kişiler hakkında verilmiş bir hüküm de bulunmadığı gerekçesiyle, üçüncü kişilerin istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karara karşı üçüncü kişilerin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi üçüncü kişiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla ve bunlara ek olarak müvekkillerinin tasfiyesi istenen şirketin tek yönetim kurulu üyesinin mirasçıları olduğunu, murisin vefatıyla şirketin yasal temsilciden yoksun kaldığını ve tebligatların usulsüz şekilde yapıldığını, murisin ve doğal olarak müvekkillerinin davada taraf olması gerektiğini, davacının birçok kez davet edilmesine rağmen müvekkilleriyle toplantıya katılmadığını, benzer unvanlı bir şirket kurup davalı şirketin içini boşaltarak faaliyetlerine bu yeni şirketi üzerinden devam ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemli olup şirkete açılan davada şirketin son temsilcisi ve hakim ortağının mirasçılarının taraf olmamalarına rağmen kararı istinaf edip edemeyeceklerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 66 ve 68 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Davalı şirket ortağı davacı ...'ın davalı şirketin feshini istediği davada, Mahkemece davanın kabulüyle şirketin feshine karar verilmiş, bu karar şirket adına ticaret sicili adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesi uyarınca tebliğe çıkarılmıştır. Daha sonra anılan kararı davalı şirketin son temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan, aynı zamanda davadan önce vefat ettiği de anlaşılan ... mirasçılarının istinaf etmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 08.03.2019 tarihli ek kararla ... mirasçılarının mezkur davada taraf sıfatları bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş; anılan ek kararla birlikte asıl kararın istinaf edilmesi üzerine bu defa Bölge Adliye Mahkemesince ek kararın yerinde olduğu belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

İki ortaklı bir anonim şirket olarak kurulmuş olan davalı şirketin kuruluşundan itibaren üç yıl süreyle ... tek yönetim kurulu üyesi olarak şirketi temsil etmek üzere seçilmiş, daha sonra tescil ve ilan edilen bir genel kurul toplantısı olmamış, ... da davadan önce 24.11.2017 tarihinde vefat etmiştir. Eş anlatımla iki ortaklı davalı şirketin ortaklarından ... eldeki davada davacı; diğer ortak ... ise şirketin tek temsilcisi iken dava tarihi itibariyle vefat etmiştir.

Şu halde, davalı şirketin davadaki temsili hususu önem arz etmekte olup, davadan önce ölen şirket ortağı ...'ın hissesine iştirak halinde malik olan mirasçılarının şirketin feshi istemli davada usulüne uygun temsil edilmeyen davalı şirketin feshi kararını istinaf etmekte hukuki yararları olduğunun kabulü gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince anılan şekilde istinaf dilekçesinin reddine dair ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla bu ek kararın esas kararla birlikte istinaf edilmesi üzerine ek karar yerinde görülerek verilen işin esasına girilmeksizin verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve ek kararın bozulmasıyla, esasa ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi ek kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesinin ek kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın esasa ilişkin istinaf sebepleri değerlendirilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi