WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6112 E.  ,  2024/2508 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2268 Esas, 2022/904 Karar

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/644 E., 2019/783 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kalıp firması sahibi olduğunu, davalı ile 15.10.2016 tarihinde sözleşme imzalanarak CNC takım tezgahının 65.000,00 USD bedelle satın alınmasının kararlaştırıldığını, davacının bugüne kadar 49.000,00 USD’nı ödediğini, 16.000,00 USD için 5 adet senet verildiğini, tezgahın 28.10.2016 tarihinde kurulumunun yapıldığını, aynı tarihli servis formunda yağ pompasında sorun olduğunun, yenisi ile değiştirileceğinin belirtildiğini, sonradan servis tarafından yapılan kontrollerde arızanın giderilemediğini ileri sürerek davalıya ödenen 49.000,00 USD’nın dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile tahsilini, 30.05.2017 vadeli 3.500,00 USD 30.06.2017 vadeli 3.500,00 USD 30.07.2017 vadeli 3.500,00 USD, 30.08.2017 vadeli 3.500,00 USD, 30.09.2017 vadeli 3.500,00 USD vadeli senetler yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tezgahın eksiksiz ve çalışır durumda davacıya teslim edildiğini, makine kurulduktan sonra gerekli servis hizmetinin verildiğini, halen makinenin tam ve çalışır durumda olduğunu, davacının makineye ilişkin ödeme planına uymadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 15.10.2016 tarihinde CNC tezgahı alımı konusunda sözleşme düzenlendiği, tezgâhın bedelinin 65.000,00 USD olduğunu, 49.000,00 USD ile 16.000,00 USD için senetlerin düzenlendiği, makinede yağ ve su kaçağı olduğu, talaş konveyörünün yetersiz ve talaş birikmelerinin bulunduğu, arızaların giderilemediği, arızaların gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, tezgahtan beklenen faydanın elde edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, satış sözleşmesinin feshine, toplam 16.000,00 USD bedelli senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, CNC tezgahının davacıdan alınarak davalıya teslimine, 49.000,00 USD bedelin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili, mahkemenin hüküm kısmında 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden tahsiline karar verilmiş olduğunun belirtilmediğini, hükmün infazında tereddüt olacağını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, 49.000,00 USD’nin dava tarihindeki kur üzerinden tahsil edilmesi şeklinde hükmün düzeltilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, 25.07.2019 tarihli ek kararla, davacının USD'nin aynen iadesini istediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre, davacının seçimlik hakkı bulunduğu, 6100 sayılı Kanun 305. maddesine göre, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği, değiştirilemeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yağ kaçağı, su kaçağı ve talaş konveyörün birikmesinin kullanıcı hatasından kaynaklandığını, semen tenzili ile ayıplı CNC tezgahının kullanılabileceğini, %10 semen tenzilinin 17.148,45 TL olarak belirlendiğini, delil tespiti raporunda tezgahın hatasız çalıştığının belirlendiğini, raporlarda belirtilen ayıpların %10’luk kısmı kapsadığını, mahkemece ancak bedelde indirime gidilebileceğini, davacının makineyi iki yıldır elinde bulundurduğunu, elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği semerelerin hesaplanması gerektiğini, mahkemenin hüküm kısmında 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden tahsiline karar verilmiş olduğunun belirtilmediğini, hükmün infazında tereddüt olacağını belirterek, 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrasına, 49.000,00 USD’nin dava tarihindeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmediğini, mahkemenin ek karar ile tavzih taleplerini reddetmesinin hatalı olduğunu, 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin belli olmadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosyaya uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu maddi olgulara yönelik tespit ve hukuki değerlendirmelerinde isabetsizlik bulunmadığı davacı ile davalı arasında 15.10.2016 tarihli CNC tezgahı satış sözleşmesi imzalandığı, 28.10.2016 tarihinde kurulumu yapılarak davacıya teslim edildiği, teslim edildiği tarihten başlayarak su kaçağı, yağ kaçağı ve diğer arızalar verdiği, servis tarafından yapılan müdahalelere rağmen arızanın devam ettiği, hükme alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere halen arızaların tezgahta bulunduğu, davacının makineden beklenen faydayı elde edemediği, semen tenzili yapılarak, davacının sıfır aldığı tezgahı bu şekilde kullanmasının beklenmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığı, davacının 49.000,00 USD ödediği tutar için 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'nun (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendine göre dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, mahkemece tezgahın davalıya teslim tarihinden itibaren anılan kanuna göre faize hükmedildiği, davacının USD cinsinden talepte bulunduğu, USD cinsinden paranın fiili ödeme günündeki TL karşılığının istenmediği, davacı taraf makineden iade süresine kadar fayda elde ettiği gibi, davalının da aldığı paradan fayda elde etmesi nedeniyle, herhangi bir indirim yapılamayacağının anlaşıldığı yine 25.07.2019 tarihli davalı vekilinin tavzih talebinin reddine dair ek karara yönelik istinaf başvurusu tavzih şartları taşımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafından satılan CNC tezgahının ayıplı çıkması sonucu bu satım nedeniyle verilen senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3.3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendi.

4.6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinin üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.