WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6062 E.  ,  2024/2485 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1971 Esas, 2022/892 Karar
...
vekili Avukat ...

HÜKÜM : Davanın kabulü
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/74 E., 2020/163 K.

Taraflar arasındaki tenfiz sözleşmesine dayalı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya karşı tasfiye memuru sıfatıyla Ets Jean Guerin şirketi adına Paris Ticaret Mahkemesinde toplam 1.038.000 USD tutarındaki alacağı için dava açtığını, bu davada faizle birlikte iadesi mümkün olmayan 8.000 Euro gider masrafının da davalıdan tahsilini talep ettiğini, birinci derece mahkemenin davayı reddettiğinden müvekkilinin istinaf yoluna başvurduğunu, Paris istinaf mahkemesinin, davalının 1.038.000 USD karşılığı değeri ve 8.000 euro iadesi mümkün olmayan masrafları ödemesine karar verdiğini, davalı temyiz yoluna başvurmuşsa da bu talebinin yüksek mahkemece iptaline karar verildiğini, nihayetinde istinaf mahkemesi kararının kesinleştiğini ileri sürerek, Paris İstinaf Mahkemesi'nin 07.05.2014 tarih ve 245 sayılı kararın tenfizini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı gereği tenfizi istenen kararın kesinleşmiş suretinin dava dilekçesi ekinde yer alması gerektiğini, davacının dava şartını yerine getirmediğini savunarak davanın dava şartı yokluğundan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) yabancı mahkemece verilen ilamların tanınmasına ilişkin 58 inci maddesinde yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesinin yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşımadığının mahkemece tespitine bağlı olduğunun, tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmayacağının, ihtilafsız kaza kararlarının tanınmasının da aynı hükme tabi olduğunun, yabancı mahkeme ilamına dayanarak Türkiye'de idari bir işlemin yapılmasında da aynı hükmün uygulanacağının düzenlendiği, yabancı mahkeme ilamının tenfizinde Türk mahkemelerinin münasır yetkisine girmeyen konularda verilmesine bağlı olduğu, ayrıca karşılıklık esasının da gerekli olduğu, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dışişleri Genel Müdürlüğüne kararı veren Fransız Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhriyeti arasında yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi konusunda ikili bir anlaşmanın mevcut olup olmadığının sorulduğu, cevabi yazıda davaya konu devletler arasında yabancı mahkeme ilamları konusunda ikili bir anlaşmanın mevcut olmadığı, ancak Fransa Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti çocuklara karşı nafaka hükümlülüğü konusundaki Lahey sözleşmesine her iki devletin de taraf olduğunun belirtildiği, davaya konu tanınması ve tenfizi istenen kararın nafakaya ilişkin olmadığı, alacak davasına ilişkin olduğu, Fransa Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında davaya konu kararların tenfizine ilişkin kararların tanıma ve tenfizi konusunda karşılıklık esası olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince talep edilen alacak miktarının eksik ve hatalı yazıldığını, Paris İstinaf Mahkemesinin 07.05.2014 tarihli ve 245 sayılı kararında davalının 1.038.000,00 USD'nin euro olarak muadil değerini ödemeye ve 8.000,00 euro yargılama giderini karşılamaya mahkum edildiğini, Fransız Medeni Usul Kanununun 509 uncu maddesine göre Fransa'da yabancı mahkeme kararlarının geçerliliğinin kabul edildiğini, Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararların Fransız Mahkemelerince tenfiz edildiğini, Fransa ve Türkiye arasında karşılıklılık ilkesinin uygulandığını, kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasıyla davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince aynı gerekçeyle verilen ilk kararın Dairelerinin 2018/935 E., 2019/102 K. sayılı 29.01.2019 tarihli kararıyla; 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesine göre "yabancı bir devlet mahkemesi tarafından verilen kararın tenfizine karar verilebilmesi için hükmün kamu düzenine ilişkin olmaması, kararın kesinleşmiş olması ve yabancı mahkeme kararı ve kesinleşme şerhinin ilgili ülkenin yetkili makamlarının apostil şerhinin bulunmasının gerekli olduğu, İlk Derece Mahkemesince Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa arasında yabancı mahkeme kararlarının tenfizi konusunda karşılıklılık uygulaması bulunmadığı kabul edilmiş ise de, bu gerekçenin yerinde olmadığı, 05.10.1961 tarihli Lahey Anlaşmasına Türkiye Cumhuriyeti ve Fransa imza koydukları gibi uygulamada da her iki ülke arasında mahkeme kararının tenfizi konusunda mütekabiliyet ilkesi gereği tenfiz kararı verildiği, davacı tarafın sunduğu belgelerden Fransa istinaf mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, bu husus Adalet Bakanlığı'ndan sorulduğunda, Adalet Bakanlığı'nca 28.11.2016 tarihli müzekkere ile ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin Dış İşleri Bakanlığına sorulduğu, anılan bakanlıktan yanıt alındığında mahkemeye bilgi verileceğinin bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince Adalet Bakanlığı'nın ilamın kesinleşip kesinleşmediği yönündeki cevabı beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine" karar verildiği, Paris istinaf mahkemesinin ilamı üzerine davalı tarafından Fransız Yüksek Mahkemesine başvurulduğu, Fransız Yüksek Mahkemesinin temyiz başvurusunu reddettiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa arasında yabancı mahkeme kararlarının tenfizi konusunda ilk kararlarında da belirttikleri üzere karşılıklılık uygulaması bulunduğu ve 05.10.1961 tarihli Lahey Anlaşmasında Türkiye ve Fransa'nın imzacı oldukları, uygulamada da her iki ülke arasında mahkeme kararının tenfizi konusunda mütekabiliyet ilkesi gereği tenfiz kararı verildiği, davacının tenfizini istediği kararın kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesi kararının bu sebeplerle yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüyle Paris İstinaf Mahkemesinin 245 sayılı karar 07.05.2014 tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; nispi tarife üzerinden harç alınması gerekmesine rağmen eksik harçla davaya devam olunmasının doğru olmadığını, müvekkilinin tenfizine karar verilen karar hakkında temyiz başvurusu olmadığı gibi kararın müvekkilinin gıyabında verildiğini ve temyiz edilmediğini, kararın henüz kesinleşmediğini, nitekim dava dilekçesi ekinde de kesinleşme evrakının sunulmadığını bu durumun davacının 21.06.2016 tarihli dilekçesinde de belirtildiğini, müvekkilinin anılan mahkemeye usulünce çağırılıp temsil edilmediğini ve savunma hakkının kısıtlandığını, tüm bu hususların dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Fransa Paris İstinaf Mahkemesi kararının tenfizinin mümkün olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Kanun'un 50 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.