11. Hukuk Dairesi 2022/6058 E. , 2023/6666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/887 Esas, 2022/366 Karar
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve temlik alan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava dilekçesinde; davalı tarafından aleyhine bonolara dayalı olarak icra takibine girişildiğini, bonolardaki imzanın sahte olup, kendisine ait olmadığını, şahsen iflasına karar verildiğini, muhtarlıktan alınmış fakirlik belgesinin bulunduğunu ileri sürerek adli yardımdan yararlanmasına, icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;bonoların davacının ortağı olduğu şirketlere kullandırılan kredilere karşılık alındığını, davacı müflis olduğundan bu davanın ancak iflas masası tarafından açılabileceğini, kaldı ki dava konusu alacakla ilgili olarak kayıt kabul davası açıldığını, bonolardaki imzanın davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 28.03.2014 tarih, 2013/130 E. ve 2014/142 K. sayılı kararıyla; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
19. Hukuk Dairesi'nin 10.06.2015 tarih, 2014/18996 E. ve 2015/8543 K. sayılı ilamı ile davacının iflas ettiği döneme ilişkin olarak düzenlenen bonoya yönelik olarak 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) 191 inci maddesi gereğince aktif dava ehliyeti bulunmadığı, mahkemenin öncelikle açılan davayı ...'in iflas masasına ihbar edip, iflas masasının davayı takip edeceğini bildirmesi halinde davaya masanın davacı sıfatıyla katılımının sağlanması, iflas masasının davayı takip etmeyeceğini bildirmesi halinde ise davacının dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda inceleme ve yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 12.05.2022 tarih, 2015/887 E. ve 2022/366 K. sayılı kararı ile davaya konu iki adet senette atılı borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 22.04.2008 düzenleme, 29.12.2008 vade tarihli, 1.750.000 YTL bedelli ve 01.07.2008 düzenleme, 29.12.2008 vade tarihli, 1.750.000 YTL bedelli senetlerde ... ismi altında yer alan borçlu ve avalist imzalarının ...'e ait olmadığının senetlerin davacı yönünden sahte olduklarının tespiti ile, davacı yönünden senetlerin iptaline, kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve temlik alan davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili lehine hükmolunan nispi vekalet ücretinde hata yapılarak 3.500,00 TL'ye hükmedildiğini, nispi vekalet ücretinin dava değeri olan 3.500.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini, ödenmesi gereken harç hesaplamasında da bu bedel esas alınmadığından düşük harç tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafın kötü niyetli davranarak bilerek ve isteyerek müvekkilinin aleyhine hareket ettiğini ve zor duruma düşürdüğünü, kötü niyeti sebebiyle bu davanın açılmasına sebep olduğunu, davalı tarafından kötüniyetli yaratılan bu durum karşısında zarara uğrayan müvekkilinin %20 kötüniyet tazminat talebinde bulunması yerinde olduğundan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Temlik alan davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının adli yardım talebinin reddedildiğini, davacı vekiline harç yatırılması için verilen kesin süre içerisinde harç yatırılmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, bozma sonrası iflas masasını davayı takip etmediğinden davanın davacı tarafından takip edildiğini, harç ödenmediği halde tek hakimin 500.000,00 TL üzerinde 3.500.000,00 TL için kabul kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davacının iflası üzerine icra takiplerinin düşmesi nedeni ile dava konusu senetlere ilişkin herhangi bir talepte bulunulması mümkün olmadığından davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, dava konusu senetlerdeki imzaların davacıya ait olduğunu, imza incelemesinin yetersiz evrak üzerinden yapıldığını, davacının temlik veren banka nezdindeki imzalarının incelenmesi gerektiğini belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı Kanunu'nun 184 ve 191 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, kambiyo senedine dayanan menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece verilen ilk karar (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 10.06.2015 tarih, 2014/18996 E. ve 2015/8543 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. Anılan bozma ilamında belirtilen davacının iflas ettiği döneme ilişkin olarak düzenlenen bonoya yönelik olarak 2004 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince aktif dava ehliyeti bulunmadığı, mahkemenin öncelikle açılan davayı davacının iflas masasına ihbar edip, iflas masasının davayı takip edeceğini bildirmesi halinde davaya masanın davacı sıfatıyla katılımının sağlanması gerektiği hususları yerinde olup, devamında iflas masasının davayı takip etmeyeceğini bildirmesi halinde davacının dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda inceleme ve yargılama yapılması gerektiği hususunun sehven yazıldığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece iflas masası yetkilerine yapılan tebligata rağmen davaya katılmadıkları dikkate alındığında 2004 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince iflas eden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle resen bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekili ve temlik alan davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!