WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6053 E.  ,  2024/2499 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/321 Esas, 2022/408 Karar

HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2016/410 E., 2019/489 K.

Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkarma, şirketin feshi ve tasfiyeye konu araç bedelinin tahsili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalının, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün 61944 sicil numarasında kayıtlı "Yasmin Sağlık Hizmetleri Medikal Gıda Tarım Turz. San. Tic. Ltd. Şti." nin ortağı olduklarını, davalının aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, müvekkilinin de tamamen kendisine ait olan dava konusu şirketin bir kısım hissesini ve şirket yetkisini o tarihte eşi olması sebebiyle hiçbir bedel almaksızın davalıya devrettiğini, ancak daha sonra müvekkili ile davalının boşanmaya karar verdiklerini, davalının bu şirkete dair 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümlerine aykırı, rekabet, şirket sırrı vs. hakaret ve davranışlarda bulunduğunu, şirketin faaliyetinin sürdürülmesini zorlaştıran hatta devamını engelleyen tutum ve davranışlara girdiğini, tarafların bu şirkette birlikte ortak olmasının, bu şirketi birlikte yönetmelerinin ve şirketin devamlılığını sağlamalarının mümkün olmadığını ileri sürerek davalı ortaklıktan çıkarılmasına, bunun olmaması halinde şirketin tasfiyesine, ortaklığın sona erdirilerek şirketin kapatılmasına, ... plaka sayılı aracın şirket adına olan trafik sicil kaydının iptali ile aracın gerçek maliki davacı adına trafikten tesciline, olmaz ise bu aracın da tasfiyeye konu yapılarak araç bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında her ne kadar derdest bir boşanma davası bulunmakta ise de hukuken evli olduklarını, açılan bu davanın da tarafların boşanma davası açılmadan önce yaşamış oldukları mal paylaşımı sorununun bir sonucu olduğunu, boşanma davası açıldıktan sonra taraflar arasında bir protokol metni düzenlenerek tasfiyesi talep edilen şirkete ait ... plaka sayılı aracın satılarak Türkiye İş Bankası Tarsus Şubesi'nden kullanılan taşıt kredisinin kapanması ve davaya konu şirkette bulunan davalı hisselerinin davacıya devri konusunda anlaştıklarını, davaya konu şirket her ne kadar davacı tarafından kurulmuş ise de şirket hisselerinin davacının talebi üzerine davalı tarafa devredildiğini ve devredilen hisse tutarının davacı da %49, müvekkilinde ise %51 olacak şekilde tesis edildiğini, bu devir üzerine müvekkilinin şirket müdürü ve imza yetkilisi olduğunu, ancak hisse devrinin noterde gerçekleştirildiği tarih ile ticaret sicil gazetesindeki yayımlanma tarihi arasında davacının yetkili olmadığı halde kendine ait şirket imza sirkülerini kullanarak temsil yetkisi bulunmadığı halde davaya konu şirket adına ... plaka sayılı araç için 122.000,00 TL tutarında kredi kullandığını ve yine davaya konu şirket adına 50.000,00 TL limitli bir kredi kartı tesis ettirdiğini, müvekkilinin gerek tasfiyeye konu şirketin çalışmamasında gerekse şirkete ait ... plaka sayılı aracın satılmasında herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığını savunarak haksız, kötü niyetli ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve toplanan deliller kapsamında,davalının, şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin davanın, haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirketin dava açabileceği gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin istemin tarafların karı-koca olduğu ve ticaret sicil dosyasına göre davacı, şirkette %40, davalı ise %60 oranında pay sahibi oldukları, tarafların birbiri hakkında İstanbul Anadolu 3.Aile Mahkemesinin 2015/1029 E. sayılı dosyası ile boşanma davası açmış, yine İstanbul Anadolu 17.Aile Mahkemesinde ise mal rejiminin tasfiyesi hakkında dava açıldığı, ayrıca davalı tarafından davacı hakkında şirket adına kayıtlı aracın davacı tarafından şirkete teslim edilmemesi nedeni ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu ve davacı hakkında bu konuda soruşturma başlatıldığı, taraflar arasında meydana gelen bu çekişmeler nedeni ile artık şirket ortaklığının devam etmesinin mümkün olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinde belirtilen "haklı sebeplerin gerçekleştiği" kabul edildiği, davaya konu şirketin ticari defterlerinin tamamen boş olduğu, kurumlar vergisi beyannamelerine göre şirketin mal varlığının bulunmadığı, şirketin 30.11.2015 tarihinde vergi kaydının silindiği, yani şirketin aktif halde bulunmadığı, davalı vekilinin 27.05.2019 tarihli dilekçesinde davacının şirketteki hisselerine ilişkin herhangi bir tasarrufta bulunmayacaklarını beyan ettiği, şirketin hiçbir malvarlığının bulunmaması şirket ortaklarının şirketi devam ettirme iradelerinin bulunmaması dikkate alınarak şirketinin fesih ve tasfiyesine, ... plaka sayılı aracın 12.12.2015 tarihinde satın alındığı, daha sonra 02.03.2016 tarihinde ...'a satıldığı, aracın alımı için şirket tarafından İş Bankasından 151.000,00 TL kredi çekildiği ve hesap ekstrelerine göre kredi borçları şirket tarafından ödendiği ve 29.02.2016 tarihinde kredi borcunun kapatıldığı, davaya konu bu araç Samsun Kosifler şirketinden 10.02.2015 tarih 379636 sayılı fatura ile şirket tarafından satın alındığı, satın alım bedelinin 165.081,87 TL olduğu, 10.02.2015 tarihinde şirket hesabından Kosifler Samsun adresine 17.500,00 TL araç kapora bedeli olarak yatırıldığı, bakiyenin de İş Bankasından kredi çekilmek suretiyle karşılandığı, davaya konu aracın şirket tarafından alındığı, tüm ödemelerinin şirket tarafından yapıldığı gerekçesiyle davacının terditli olarak açtığı ... plakalı aracın şirket adına olan trafik kaydının iptali ile davacı adına trafikte tesciline olmadığından araç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;davalının ortaklar kurulu kararı alınmadan aracı dilediği bedelle sattığını, araç bedelinin ne olduğunun, aracın piyasa satış bedelinin ne olması gerektiğinin ve satış bedelinden artan paranın şirket kasasına girmediğini, maliyeden gelen kurumlar vergisi beyannamesine göre şirketin mal varlığının olmadığını, şirketin 3.918,05 TL tutarında demirbaşlarında neler olduğunu veya ne yapıldığı konusunda tarafların beyanda bulunması gerektiğini, aracın satıldığı ve vergi kaydının 30.11.2015 tarihinde silindiğinin tespit edilmediğini, 2015 yılı defterlerinin sunulmadığını, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirkete ait ticari defterlerin boş olduğu, kurumlar vergisi beyannamesine göre mal varlığının bulunmadığı, şirketin vergi kaydının 30.11.2015 tarihinde silindiği ve aktif olmadığı, taraflar arasında boşanma davası ve şirkete ait aracın teslimine ilişkin çıkan uyuşmazlıktan kaynaklanan soruşturma dosyası bulunduğu, tarafların şirketi devam ettirme iradeleri olmadığı gibi, şirket ortakları arasındaki güven unsurunun tamamen ortadan kalkmış olduğu, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların şirketin devam etmesine imkan vermediği, tüm bu nedenlerle 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca haklı sebeplerin gerçekleştiğinden, ilk derece mahkemesince dava konusu şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirketin dava açabileceği, ortağın, bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığından mahkemece, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına yönelik davanın, aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından araç bedelinin şirket kasasına girmediği yönündeki iddianın sorumluluk davasının konusunu oluşturabileceği gibi, alacağının belirlenmesi yönündeki talebinin de, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş olduğundan ancak tasfiye aşamasında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının şirket ortaklığından çıkarılması, olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket adına olan aracın trafik kaydının iptali ile davacı adına tescili talepleri istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 636 ve 640 ıncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.