WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6013 E.  ,  2024/2408 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.hukuk Dairesi
SAYISI :2020/902 Esas.,2022/918 Karar

HÜKÜM :Ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ :Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2014/961 E., 2020/105 K.

Taraflar arasındaki şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ..., ..., ..., ... arasında 06.03.2020 tarihinde Yacan Yurt İşletmesi Gıda End.Ürn. San. Tic. Ltd. Şti. şirketinin kurulduğunu, 10 yıl süre ile .... ve ....nin şirket müdürlüğüne 10 yıl için münferiden yetkili kılındığını, hiçbir gerekçe olmadan ....nin müvekkilini yurttan kovduğunu ve davacı ve .... dışında alınan ortaklar kurulu kararıyla davacıyı şirket müdürlüğünden azlettiğini, değişik iş dosyasında alınan raporda gözükeceği üzere şirket kasa hesabında gözüken 429.143,22 TL'nin tespit tarihi olan 05.10.2011 tarihi itibari ile 64.364,72 TL'ye düştüğünü ve şirkete ait bazı taşınmazların hemen satılması ile şirket içinin boşaltıldığını, şirketin kötü yönetildiğini, şirket müdürü .... nin tek taraflı tasarrufları ile şirketin zarara uğratıldığını, şirketten aktarılan para ile fabrika kurma düşüncesinde olduğunu belirterek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirketin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haklı feshe sebeplerin gerçekleşmediğini, davacının yurttan kovulmadığını, kendisinin bırakıp gittiğini, şirketin kötü yönetilmediğini beyan ederek, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı şirketin feshi yerine davacı ortağın payının değeri ödenerek şirketten çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı limited şirketin bir aile şirketi olduğu, davacı ile şirket ortak ve müdürü olan babası ... arasında ailevi geçimsizlikler bulunduğu, bu sorunların şirket işleyişine de yansıdığı, davacının da münferit yetkili şirket müdürü iken şirket ortaklar kurulu kararı ile müdürlük görevinin sonlandırıldığı, ancak bu ortaklar kurulu kararının Konya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.09.2015 tarihinde kesinleşen 2014/172 E. 2014/191 K. sayılı ilamı ile yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiği, davalı şirketin uzun zamandır kâr payı dağıtmadığı toplanan tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve diğer delillerden anlaşıldığı, davacı yönünden davalı şirketin fesih ve tasfiyesini isteme yönünden haklı sebep oluşturduğu sonucuna varıldığı, ancak, hem davalı tarafın cevap dilekçesinde fesih yerine davacının çıkma payının ödenmesi suretiyle alternatif çözüme hükmedilmesi konusunda talepte bulunulması, hem de alternatif çözüm hususunun re'sen göz önünde bulundurulmasının gerekmesi nedeniyle, davalı şirketin faaliyetine devam etmesini temin etmek ve taraflar ile dava dışı hissedarların menfaat dengeleri gözetilmek suretiyle, davalı şirketin feshi yerine davacının şirket hissesinin değerinin kendisine ödenmek suretiyle şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi suretiyle alternatif çözüme karar verilmesi gerektiği, dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan 4 üncü keşfe dayalı 13.09.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının davalı şirketteki %19,50 hisseye isabet eden 1560 hissesinin karar tarihine en yakın tarih itibariyle gerçek bedelinin 632.543,82 TL olduğunun belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının davalı ... Yurt İşletmesi Gıda Endüstriyel Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine yönelik talebinin reddine, bunun yerine davacı ...'ın, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21969 sicil sırasında kayıtlı Yacan Yurt İşletmesi Gıda Endüstriyel Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, karar kesinleştiğinde, davacı ...'ın, davalı ... Yurt İşletmesi Gıda Endüstriyel Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki %19,50'lik sermaye payına isabet eden 1560 hissesinin, davalı ... Yurt İşletmesi Gıda Endüstriyel Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye devrine, davacı ...'ın çıkma pay bedeli olarak 632.543,82 TL alacağın, karar tarihi olan 29.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Yurt İşletmesi Gıda Endüstriyel Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle bilirkişi raporlarınun usul ve yasaya aykırı olduğunu, rapora karşı beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığını, özellikle ek rapor ile kök raporun bire bir kopyala yapıştır şeklinde tanzim edildiğini, yine bilirkişi raporu ile öz sermaye hesabı hatalı yapılmış olup şirket kayıtları incelemesi esnasında enflasyon düzeltme farkı değerlerinin hesaba katılmadığını, amortisman hesabının ne şekilde tespit edildiğinin rapor ile anlaşılabilir olmaması nedeni ile bilirkişi raporu ile hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, demirbaş değeri olarak afaki bir şekilde 150.000,00 TL lik yanlış bir tespit yapıldığını, dosya kapsamında bulunan fatura ve belgeler ile 2012 yılında söz konusu demirbaşların bedeli için 24.840,00 TL ödendiğinin sabit olduğunu, araçlar için belirlenen değerlerin de gerçeği yansıtmadığını, 29.10.2019 tarihli davaya konu taşınmaz değerlemesini gösteren değerleme raporunun sayın mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, 22.03.2019 tarihli dilekçelerinin mahkemece hiç dikkate alınmadığını, yönelttikleri yemin teklifinin reddedildiğini, davacı asil ile şirket ortakları 1 inci derece yakın aile üyeleri olup, tüm taraflar akşam yemeklerini birlikte yemekte, beraber tatillere gitmekte iken, sayın mahkeme tarafından hatalı değerlendirme ile aile üyeleri arasında ihtilaf olduğu sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, yine davacı asilin, davalı şirkete ait evde yıllardır kira ödemeden ikamet ettiğini, şirkete ait aracın yıllardır şahsi kullanımında olduğunu, torununun tüm okul masraflarının davalı şirket tarafından karşılanıp karşılanmadığı hususunun araştırılmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, ayrıca yerel mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının haklı nedenle fesih talebinde bulunduğu, davalının ise davanın reddini talep ettiği, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarıca ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmünün yer aldığı, doktrinde ve Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması, şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi, azınlığa karşı fiili veya manevi güç, baskı uygulanması, azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayıldığı, her ne kadar ilk derece mahkemesince davalı limited şirketin bir aile şirketi olduğu, davacı ile şirket ortak ve müdürü olan babası ... arasında ailevi geçimsizlikler bulunduğu, bu sorunların şirket işleyişine de yansıdığı, davacının da münferit yetkili şirket müdürü iken şirket ortaklar kurulu kararı ile müdürlük görevinin sonlandırıldığı, ancak bu ortaklar kurulu kararının Konya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.09.2015 tarihinde kesinleşen 2014/172 E. 2014/191 K. sayılı ilamı ile yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiği, davalı şirketin uzun zamandır kâr payı dağıtmadığı, bu sebeplerin bir bütün olarak davacı yönünden davalı şirketin fesih ve tasfiyesini isteme yönünden haklı sebep oluşturduğu sonucuna varılmış ise de; bunların şirketin feshi yönünden haklı sebep olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, kabule göre de; kararın gerekçesinde davacının şirketin feshini istemede haklı olduğunun belirtilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesine rağmen; hüküm fıkrasında; davacının şirketin feshini istemede haklı olduğunun tespiti yerine, "Davacının davalı ... Yurt İşletmesi Gıda Endüstriyel Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine yönelik talebinin reddine" karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ülkenin içerisinde bulunan ekonomik durum, yüksek enflasyon karşısında davalı şirketin malvarlıklarının aşırı değerlenmesi, bu varlıkların kullanım ve faydalanmasından müvekkilinin mahrum bırakılması, güncelleme yapılmadan da karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.