WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6009 E.  ,  2024/2691 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2221 Esas, 2022/354 Karar
HÜKÜM : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/84 E., 2021/497 K.

Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin Adana Bölgesi Acentesi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirket temsilcisi tarafından 08.07.2020 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122 nci maddesi gereğince 1 yıl rekabet yasağının öngörüldüğünü, 6102 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesi nedeni ile müvekkilinin iştigal alanından başka çalışma alanına sahip olmadığını, 1 yıl boyunca bu yasak nedeni ile çalışmasının ve gelir elde edilmesinin engellendiğini, davalının müvekkiline 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi uyarınca 50.000,00 USD'den az olmamak üzere denkleştirme tazminatı, 123 üncü maddesine göre 50.000,00 USD'den az olmamak üzere tazminat ödemesi gerektiğini, ayrıca 2020 ve 2021 yılı için kaydının yapılıp edimi gerçekleştirilmeyen müşteriler için 6102 sayılı Kanun'un 114 ve 121 inci maddelerine göre 20.000,00 USD'den az olmamak üzere ücret ödemesi gerektiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 4.500,00 USD'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hem 18.02.2021 tarihli cevap süresinin uzatılması ve ilk itirazlarına ilişkin sunduğu dilekçesinde hem de cevap dilekçesinde sözleşmede tahkim şartı bulunduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin 20 nci maddesine göre tahkim itirazının bulunduğunu, yetkili Mahkemenin Çağlayan Adliyesi olduğunu, davayı izafeten açmadığını, kendilerine husumet yönelttiğini, sözleşmenin 3.1. maddesinde 01.10.2017'den itibaren 1 yıllık sürenin öngörüldüğünü, taraflar bu 1 yıllık sürenin bitiminden 30 gün öncesinde sözleşmeyi tekrar uzatmak isterlerse görüşerek tekrar anlaşabileceklerini, bu olayda 01 Ekim 2020 tarihinden itibaren 1 yıl uzatmaya yönelik ne bir görüşme ne de bir kararın bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin 20. maddesinin Türkçe olarak "..İş bu anlaşma burada belirtilen kanunların ilkeleriyle herhangi bir uyuşmazlığa bakılmaksızın İsviçre kanunlarına dayalı olacak ve bunlara uygun olarak yorumlanacaktır. Bu anlaşmadan doğacak veya bu anlaşmayla ilgili her türlü anlaşmazlık, uyuşmazlık veya hak talebi ya da buna ilişkin ihlal, fesih ya da geçerli olmama hali nihai olarak Stokholm Ticaret Odası Tahkim Kurumu'nun Tahkim Kuralları gereği tahkim yoluyla çözüleceği, tahkim yeri Lucerne, İsviçre olacağı, tahkim işlemlerinde kullanılacak lisanın İngilizce olacağı, bu anlaşmanın İngilizce ve Türkçe metinleri arasında herhangi bir çelişki olması halinde İngilizce metinlerinin geçerli sayılacağı,'' şeklinde ihtilafların vuku halinde tahkim şartının bulunduğu ve ayrıca tahkim yerinin açıkça gösterildiği, Dairemizin 26.04.2017 tarih, 2016/1331 E. ve 2017/2459 K. sayılı emsal nitelikli kararında da açıkça belirtildiği üzere taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki ihtilaf halinde tahkime başvurulacağının ve tahkim yerinin açıkça belirtilmesi durumunda tahkim şartı nedeni ile davanın Türk Mahkemelerinde ve Adli Yargı'da görülemeyeceği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davalının Adana Bölge Acentesi olduğunu, davalı şirketin Türkiye temsilcisinin İstanbul'da yerleşik ... Eğitim Müşv. Ltd. Şti. olduğunu, sözleşmenin matbu olduğunu, taraflardan birinin diğeri üzerinde ekonomik baskı kurarak tahkim anlaşmasında eşitliği kendi lehine bozacak hususların kabul ettirmesinin irade sakatlığına yol açtığını, davalı şirketin merkezinin İsviçre'de olmasının yargılama konusuna münhasıran yabancılık özelliğini vermediğini, acentelik sözleşmesinin müvekkili ile temsilci Türk şirketi tarafından imzalandığı ve sözleşmenin Adana ilinde ifa edildiğini, dava konusu acentelik ilişkisinin yabancılık unsurunu taşımadığını, acentelik sözleşmesindeki tahkim maddesinde hangi uyuşmazlıklar hakkında tahkim yoluna gidileceğinin açık bir şekilde belirlenmiş olmasının gerektiğini, sözleşmede bu hususların tartışmaya mahal verilmeyecek şekilde belirlenmediğini, tahkim şartının bu yönüyle sakat olduğunu, temsilcinin bu sözleşmeyi imzalayabilmesi için yetkisinin olması gerektiğini, davalının buna ilişkin belge sunmadığını, bu hususun aydınlatılmadığını, temsil şartının temsildeki eksiklikler nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta davalı yan İsviçre şirketi olup, yabancılık unsurunun mevcut olduğu, dava konusu Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına ilişkin olmayıp, acentelik ilişkisinden kaynaklandığı, her ne kadar davacı taraf sözleşmedeki tahkim şartının geçerli olmadığını, davalı şirket her ne kadar yurt dışı merkezli olsa da bütün işlemlerin İstanbul'da yerleşik ... Eğitim Müşavirlik Ltd. Şti. ile gerçekleştirildiğini, sözleşmenin matbu olduğunu, edimin Adana'da ifa edildiğini belirtip kararın kaldırılmasını istemiş ise de, taraflar arasında geçerli bir acentelik sözleşmesi bulunduğu, "Tali Acentelik Anlaşması"nın 20. maddesinde düzenlenen yetki şartının geçerli olduğu, İlk Derece Mahkemesince milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin feshine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 114,121,122 ve 123 üncü maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nun 47 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davaya konu feshin 03.04.2018 tarihli sözleşmeye dayalı olarak yapılmış olup, sözleşmenin ... Ltd adına temsilcisi davalı ... ile davacı arasında yapılmış olmasına ve davanında ... Ltd. adına temsilcisi sıfatıyla ... Eğitim Müşavirlik Limited Şirketine açılmış olmasına, ayrıca sözleşmenin 20. maddesinde tahkim şartı düzenlenmiş olup, Tali Acentelik Anlaşması başlığı altında ... Eğitim Müşavirlik Limited Şirketinin ... Ltd.'nin temsilcisi olduğu, davacının ise acente olarak anılacağı, temsilci, acente ve EF'nin ayrı ayrı taraf ve birlikte ''Taraflar'' şeklinde anılacağı belirtilmiş olduğundan taraflar arasındaki bu davada tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddi kararının doğru olmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.