WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/6002 E.  ,  2024/2907 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/443 Esas, 2022/222 Karar
HÜKÜM : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/569 E., 2018/452 K.

Taraflar arasındaki fikir ve sanat eseri hakkından kaynaklanan tecavüzün tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve İlk Derece Mahkemesince 10.12.2020 tarihinde verilen ek kararına ilişkin davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ...Mimarlık ve Mühendislik İnş. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde Osmaniye İlinde Osmaniye Mimarlar Odası'na bağlı olarak mimarlık yaptığını, Osmaniye İli, 7 Ocak Mahallesi, 328 ada 88 parsel üzerinde 2009-2010 tarihlerinde 3 blok apartman projesinin kendisi tarafından tasarlandığını ve uygulama projesi olarak hazırlandığını, inşaatı bitip ruhsat alınmamış durumda müteahhitin işi bir başka müteahhit olan davalı ...'e devrettiğini, davalı yanın telif hakkı kendisine ait olan mimari projeyi kendisinin haberi olmadan, izni alınmadan, taahhütname imzalanmadan rölöve alıp ve söz konusu projeyi birebir alıp müelliflik, telif ve tüm hakları ihlal edilerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa (5846 sayılı Kanun) aykırı suç işlendiğini ileri sürerek projenin programın her türlü hakkının müvekkiline ait olduğunun tespitiyle, tüm hak ve alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların bu mimari projeden elde ettikleri haksız kazanca karşı ve müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini amacıyla 40.000,00 TL manevi tazminat, 40.000,00 TL proje bedeli, 80.000,00 TL telif hakkı alacağın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ticari faiz ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 18.09.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat olarak 40.000,00 TL olan talebini 51.170,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'in inşaatı arsa sahiplerinden devraldığını ve mevcut duruma uygun olarak diğer davalıya mimari projesini çizdirdiğini ve ruhsatını aldığını, inşaatın alındığında kaçak olduğunu, önceden yapılan inşaatta esaslı değişikliklerin yapıldığını ve tamamlandığını, davacının müvekkilleri ile hiç bir zaman görüşmediğini, projeyi vs. hiç bir zaman vermediğini, varsa davacının talebini projeyi gönderdiğini iddia ettiği ilk müteahhitten talep etmesi gerektiğini, ilk müteahhit ile müvekkili arasında da ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin inşaatı arazi sahiplerinden devraldığını, davacının projesi ile bitirilen binanın mimari projesi arasında esaslı farkların bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar tarafından sunulan mimari projenin, davacının daha önce hazırlamış olduğu projenin taklidi niteliğinde olduğu, bu haliyle davacının haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 102.341,40 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, 10.12.2020 tarihli ek kararında davalılara çıkarılan muhtıraya rağmen davalılar tarafından yasal süre içinde istinaf harç ve masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili Avukat .... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2019 tarihli kararıyla davalılar adına kararı istinaf eden vekilin vekillikten çekilmesi ve davalılar yönünden istinaf kanun yoluna başvurma harcı alınmadan dosya gönderildiğinden dosyanın geri çevrilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ek kararıyla da, davalılara çıkartılan muhtıraya rağmen yasal süresi içerisinde istinaf harçları yatırılmadığından davalıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir, Mahkemenin ek kararına karşı da davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kısmen ret hükmünün hukuka aykırı olduğunu, davalı yanın ihlalinin devam etmesi nedeniyle mimari projenin durdurulması, projenin/eserin programın her türlü hakkının müvekkile ait olduğunun tespitiyle, projenin iptali veya davalı mimar ... isminin değiştirilerek müvekkilinin isminin yazılmasına ilişkin hak ve taleplerin hüküm altına alınmaması ve reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen maddi tazminatın mevzuata uygun olmadığını, manevi tazminata eksik hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili ek karara karşı ilişkin istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline yapılan yoğun içerikli tebligat zarfından içeriğin tamamının çıkmadığını, usuli işlemlerin eksikliği nedeniyle müvekkilinin mağduriyetinin doğduğunu, müvekkilinin ne olduğunu anlamaya ve harcı toplamaya çalışırken bir günle süreyi kaçırdığını fark ettiğini, müvekkilinin uzun zamandır yurtdışında çalıştığını, yurda çok az gelebildiğini, tebligatların eksik yapıldığını, öncesinde ailesine yapılmış tebligat ver ise de sağlıklı bilgilere ulaşılamadığını, müvekkilinin mağduriyetinin daha fazla artmaması açısından bu hususların da dikkate alınması gerektiğini, esas yönünden ise mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verdiğini, müvekkilinin davacı tarafından gönderilen ihtara cevap verdiğini, ceza soruşturmasında hakkında takipsizlik kararı verildiğini, olayda belediyenin ihmal ve kurusu olduğunu, ilk müteahhidin proje ve ruhsat onayı olmadığını, olsa idi müvekkilinin mimarlar odasına projeyi onaylatmayacağını, bu hususta müvekkiline odadan ve belediyeden uyarı gelmediğini, müvekkilinin bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, raporların yeterli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi ek kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosyanın Daireye geldiği, Dairenin 04.10.2019 tarih,2019/1162 E., 2019/1046 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince, davalılar yönünden istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcı alınmadan dosyanın gönderildiği, yine davalılar adına kararı istinaf eden Avukat ....'un istinaf aşamasında vekillikten çekilme dilekçesi sunduğunun anlaşılması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesine göre, istinaf kanun yoluna başvuran davalılara, (davalı ...'in, Avukat....ile vekalet ilişkisi sona ermemiş ise adı geçen vekile) 44,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve davanın kabulüne karar verilen toplam 112.341,40 TL üzerinden hesaplanan 1.918,51 TL nispi istinaf karar harcını yatırmak üzere bir haftalık kesin mehil süresi içerisinde yatırması yönünden muhtıra çıkarılması, muhtıranın, gerekçeli kararın, davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçelerinin ve davalılar vekili Avukat ....'un vekillikten çekilme dilekçesinin ayrı ayrı davalılara tebliği ile davalılar tarafından harçların yatırılmaması halinde istinaf kanun yolu başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi, yatırılması halinde ise istinaf başvuru formu düzenlenerek dosyanın inceleme yapılmak üzere Daireye gönderilmesine dair geri çevirme kararı verildiği, İlk Derece Mahkemesince, geri çevirme kararı uyarınca dosyada vekaletnamesi bulunan Avukat ....'a muhtıra gönderildiği ve eksik harcın ikmalinin istenildiği, adı geçen avukat tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile davalıların vekili olunmadığı beyan edilip muhtıra ve yazışmaların davalı asillere tebliğinin talep edildiği, bunun üzerine Mahkemece davalılara gerekçeli karar, harç tamamlama muhtırası, vekillikten çekilme dilekçesi, istinaf dilekçesinin tebliğe çıkarıldığı, tebligatın davalı ...'e 23.09.2020 tarihinde, davalı ...'ya bizzat 05.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, İlk Derece Mahkemesince 10.12.2020 tarihli ek kararla, davalılara çıkarılan muhtıraya rağmen davalılar tarafından yasal süre içinde istinaf harç ve masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar, usulüne uygun olarak düzenlenmiş harç muhtırası, vekillikten çekilme dilekçesi ve istinaf dilekçesi davalı ...'ya bizzat 05.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği halde adı geçen davalı tarafından 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesine göre bir haftalık süre içinde istinaf harçları yatırılmadığı gibi iki haftalık yasal süre içerisinde istinaf dilekçesininde sunulmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince 10.12.2020 tarihli ek kararla istinaf talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davalı ... vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, davacının istinaf istemleri yönünden yapılan incelemede; davacıya ait mimari projenin 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu nedenle 5846 sayılı Kanun kapsamında koruma altında olduğu, mimari projenin uygulanmasının 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca "çoğaltma" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eserin çoğaltılması anlamına gelen proje uygulamasının da münhasıran eser sahibinin yetkisinde olduğu, davalı mimar ...'nın davacıya ait projeleri bire bir kopyalayarak çoğaltarak davacının maddi ve manevi haklarını ihlal ettiği, hakları ihlal edilen eser sahibinin 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre maddi ve 70 inci maddesine göre manevi tazminat talep hakkı bulunup, Dairece de benimsenen 05.06.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre mali hakları ihlal edilen davacının üç blok için zararının 51.170,70.TL olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre davacının tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebileceği, Mahkemece de rayiç bedelinin üst sınırı olan üç katı uygulanmayıp, iki katı oranında olmak üzere 102.341,40 TL maddi tazminata hükmedildiği, bu haliyle maddi tazminat miktarının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf isteminin yenide görülmediği, tarafların sosyal ekonomik durumları, fikir ürünü yaratanların emeğinin sömürülmesinin ürün sahibinin psikolojisinde yaratacağı olumsuz etkileri kısmen dahi olsa telafisi gerektiği düşünülerek ve proje bedelinin miktarı dikkate alınmakla ilk derece mahkemesince 10.000,00 TL manevi tazminatına hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yönün görülmediği, ayrıca davacı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca maddi tazminat istediğine göre, taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğundan davacı vekilinin tecavüzün önlenmesine yönelik talebin mahkemece reddine karar verilmesi de doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ek karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fikir ve sanat eseri hakkından kaynaklanan tecavüzün tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 68 inci maddesi ile 70 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ek kararın esastan reddine ilişkin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki 4 nolu paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
4. Dava; fikri haklara tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer talepler bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (3) nolu bendi uyarınca, “güzel sanat eseri vasfı bulunmasa bile her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler; coğrafya, topoğrafyaya, mimarlığa ait maketler ve benzerleri” ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır. Bununla birlikte hangi türde olursa olsun bir eserin 5846 sayılı Kanun uyarınca bağımsız ve ayrı bir eser olarak korunabilmesi için Kanun’un 1/B-1-a maddesi uyarınca “sahibinin hususiyetini taşıma” özelliğine sahip olması gerekir. Diğer bir anlatımla, bir mimari projenin korunabilmesi için, önceki mimari projelerden ayrı bir hususiyete sahip olması gerekir. Hususiyet unsurunu, sadece o eser sahibinin yapması halinde ortaya çıkacak olan bir özellik olarak anlamak ve algılamak gerekir.

5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca, eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz. Ancak, eserin mali haklarını alan kişiler, eserin kullanımıyla ilgili olarak zaruri değişiklikler yapmak için eser sahibinden izin almak zorunda değildir. Bununla birlikte, eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü müdahale eserden doğan manevi hakka tecavüz sayılacaktır.

5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da eserin çoğaltılması sayılır.

5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi uyarınca eserden doğan hakları ihlal edilen hak sahipleri tecavüz edene karşı, kusurları olmasa dahi tecavüzün ref’ini talep edebilir. Keza hak sahipleri 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 70 nci maddeleri uyarınca, kusurunun varlığı halinde, yazılı izin almadan, eseri işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden ve mütecavizlerden tazminat talep edebilir.

Mimari projeye konu eserlerde eser sahibi mimardan izin alınmaksızın değişiklikler yapılmasıyla sıklıkla karşılaşılmakta ve bu gibi durumlarda fikri mülkiyet sahibi ile arzın (eşyanın) mülkiyet sahibinin karşı karşıya geldiği görülmektedir. Bu tür ihtilafların Kanun’un çizdiği sınır dahilinde, hakkaniyete, hak ve menfaatler dengesine uygun şekilde çözüme kavuşturulması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında, davalılar tarafından sunulan mimari projenin, davacının daha önce hazırlamış olduğu projenin taklidi niteliğinde olduğu alınan kök ve ek bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Bu haliyle davacının fikri hakkı ihlal edildiğinden 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminata hükmedildiği durumlarda mahkemece verilen hüküm ile artık hak sahibi ile haksız kullanımla ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğu kabul edilir. Bu durumda mahkemece davacının ref talebinin reddi kararı yerinde ise de, karar tarihinden itibaren fikri hakka ilişkin tecavüzün tespiti ile meni yönünden karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

4. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.